Eski Bir İKV Oyunucusunun Anıları ve Tavsiyeleri

Tüm İKV oyuncularının ortak paylaşım alanı
Cevapla
Kullanıcı avatarı
psyDUCK
Sahaf Yardımcısı
Sahaf Yardımcısı
Mesajlar: 148
Kayıt: 23 Haz 2014 21:03
Sunucu: Beyaz Köşk
Klan: Arzın Çocukları

Eski Bir İKV Oyunucusunun Anıları ve Tavsiyeleri

Mesaj gönderen psyDUCK »

2006 ' nın Aralık ayında Bitefight oynarken bir oyuncunun RPG ' sinde İstanbul Kıyamet Vakti yazısını görmüştüm. Herkese açık beta sürümünün yarın açılacağını yazmıştı. Malum yeni oyunlara ilk başlayanlardan olmak her zaman avantajdır. Ben de biraz da bu oyunda vakit geçireyim diyip oyunu indirerek bilgisayarıma kurdum ve yarını beklemeye başladım. Pek oyun meraklısı birisi değildim. Daha yaşımda 13'dü. Ertesi gün okuldan geldiğim gibi bilgisayarı açtım oyuna giriş yapmaya çalıştım fakat hata almıştım. Oyuna olan hevesim baya bi kırılmıştı ama yine de silmemiştim bilgisayardan.

Yaklaşık 2 hafta sonra dersaneden gelip yeni bir üyelik alarak oyuna giriş yapmayı denedim. Bu sefer başarmıştım. Beyaz Köşk sunucusunda oyuna giriş yapabilmiştim. İlk olarak "yavuz" ismini denemiştim fakat kullanıldığı için alamamıştım. Daha sonra " GLADYATÖR " ismini alarak oyun dünyasına giriş yapmıştım. Amaçsızca sokaklarda geziniyordum ve ilk olarak şu anki Komutan'ın olduğu yerde Taşkanat kesen bir grup görmüştüm. Ben de grubun arasına girip taşkanata yumruk atmaya başladım. Belki hiç hasar veremiyordum ama sanki tamamen ben kesiyormuşum gibi havaya giriyordum. Grup dağıldıktan sonra başka bir taşkanata tek başıma daldım fakat malumunuz tek darbeyle beni Agah' ın yanına gönderdi :) Agahla'da ilk olarak orada konuştum. Beni Jandarma Ali'ye gönderdi , ilk kılıcımı da o görevden sonra elime aldım. Artık kendimi çok daha güvende hissediyordum.

Tekrar Agah'ın yanına gittim ve " 10 adet fare öldür " görevini aldım. Bu şekilde görevlere devam ederek 2. seviyeye ulaştım. Görevler hep birbirleriyle bağıntılıydı ve kurgu , hikaye beni iyice oyunun içine çekmeye başlamıştı. Oyunda çok az kişiydik ve çoğumuz birbirini tanıyordu. Bazı 19 seviyeli adamlar vardı onlar ayrı takılırlardı bizden ama soru sorduğumuzda ellerinden geldiğince yardımcı oluyorlardı. Tabii 19. seviyedeki adam gelip kene kesecek değil ya diyordum kendi kendime. (O zamanlar şimdiki gibi kolay seviye atlanmıyordu , yani 10 fare görevini yaptıktan sonra hemen 2.seviyeye geçemiyorduk. )

7. seviyeye kadar her şey iyi gidiyordu. Sohbet ede ede , yeni gelenlerle tanışa tanışa oyunu oynuyordum fakat 7. seviyede Tüf Tüf cin öldürme görevi geldiğinde saatlerce uğraşmıştım. Tam sinir krizi geçirip bilgisayarı kapatacaktım ki bir kişi daha geldi. Onunda görevi varmış. Beraber grup olduk. Aynı anda tüf tüf' e saldırıyorduk , birimiz ölüyordu diğerimiz 20,30 canı kala kesiyordu. Ölen Agah'ın yanında kalkarak tekrar geliyordu. Bazen diğer tüftüf'ün kapsama alanına giriyorduk , kaçmaya çalışmamıza rağmen ikimizi de öldürüyorlardı. Uzun uğraşlar sonucu görevi bitirmiştik. Önüme gelen en büyük engellerden birini aşmıştım aynı zamanda da uzun yıllar boyunca samimi kalacağım arkadaşımı da bulmuş olmuştum bu görev sayesinde.

Gittikçe oyuna bağımlı hale geliyordum. Beni oyuna bağlayan aslında oyun değil içerisindeki sıcak muhabbet ortamıydı. Ben 7. sınıftım, liseye giden abilerimle , liseyi bitiren abilerimle , hatta evli olup çoluk çocuğa karışmış abilerimle sohbet ediyordum. Beraber bankanın önüne oturup sohbet ediyorduk. Bana tavsiyeler veriyorlardı. Okulunu aksatma , derslerine öncelik ver , oyunu her zaman oynarsın gibi tavsiyelerdi bunlar fakat bir kulağımdan girip öbüründen çıkıyordu. Gece 1 e 2 ye kadar oyunda vakit geçirip sabah okula giderken yatakla cebelleşiyordum.

Gel zaman git zaman yapabildiğim görevleri ben yapıp , yapamadıklarımı da abilerime yaptırarak bende 19. seviyeye ulaştım. Artık bende taşkanat kesen gruplardan birisinin elebaşıydım. 4-5 kişi toplanıp taşkanat kesiyorduk. Aynı zamanda yeni gelenlere yardımcı olmaya çalışıyordum. Oyuncu sayısı yavaş yavaş artmaya başlamıştı. Daha sonra labirent eklentisi geldi oyuna. Belki de labirent hep oyundaydı ama biz bilmiyorduk. Yani " Labirent güncellemesi geldi ! " gibi bir duyuru yapılmamıştı. Bir abimiz tarafından keşfedilmişti. Gerekli görevleri yaparak labirente girmiştik. Labirent dünyası farklıydı. Burada en düşük seviyeli slotlar bile eminönüne göre çok daha iyidi. Labirente girip 3-4 kişilik gruplar halinde deli gibi slot kesiyorduk. Grupta 1 savaşçı - 1 Büyücü ve bazen 1 bazen 2 şifacı oluyordu. Labirente girmemizle beraber yeni itemleri keşfetmiştik. " Siemens " adlı abimize meteor Pala düşmüştü. Max hasarı 130.00 olan. Sunucuda ilkti. Yani sürekli oyunda olan birisi olarak ilk kez görmüştüm max hasar 130 olan bir item. Sağolsun herkese vermişti itemi kullanması için. elden ele dolaşıyordu. Oyunda olduğu zaman kendisinde , olmadığı zaman bizde kalıyordu. Oyundan çıkan , aktif olan birisine veriyordu palayı...

Hem item kasıp hemde görevleri yapıyorduk. 3 grup kitabeye inip kitabe görevini yaptık. Kalabalık olunca tüm görevler kolaydı. Daha sonra Philetheus ' un salonuna 5 grup halinde gidip Phi'yi öldürdük. 1 grubun görevi bitti, tekrar canlanmasını bekledik. Diğer grubun görevini yaptık. Tam 5 kez kesip sonra hep beraber görevleri teslim etmeye gittik. Tabii gruplardan birkaç çürükte çıkmadı değil , görevi yapıp ayrılan. O kadar olması da normaldi :)

Görevler bittikten sonra üzerimizi meteor itemle fullemek için gecemizi gündüzümüze kattık. Oyunda keskin gruplarda oluşmaya başladı. Biz 1 şifacı 2 savaşçı beraber takılıyorduk hep. Yaklaşık 3 haftalık süreç sonunda üzerimi Çarşı + Meteor itemlerle fullemeyi başarmıştım. Bir de Meteor denim ceket reçetesi düşürmüştüm. Malzemelerini tam olarak hatırlamıyorum ama o dönemin parasıyla yaklaşık 2m civarı tutuyordu malzemeler. Ceketin piyasası ise 5 ile 10m arasında değişiyordu. Labirentten çıkıp ticarete başladım. Malzeme alıyordum , topluyordum , düşürüyordum ceket üretiyordum. Bu şekilde kasamı meteor denim ceketle doldurmaya başlamıştım. Bende hobi olmuştu meteor denim ceket üretmek. Sonra kasamdaki tüm ceketleri piyasanın altında bir fiyata sattım , elime ilk kez bu kadar toplu para geçmişti. O dönem belkide oyunun en zengini bendim.

3 Denim ceket malzemesi alıp üretim yapıyordum , daha sonra 1 tanesini o malzemeleri aldığım adama satıyordum. Hem adam mutlu oluyordu hemde ben. Ticaretimi bu oyun sayesinde geliştirmişimdir :) Ben üstümü tamamen meteor + çift efsunlu itemlerle donattıktan sonra grubumdaki diğer 2 arkadaşın üstünü de fullemesine de yardımcı oldum ceket reçetesi sayesinde...

O dönem oyundaki plus kullanan sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi. Plus kullananın ayrı bir havası oluyordu oyunda. Sadece kredi kartıyla plus alınabiliyordu , bi de istanbuldaki bazı bayiilerden alınabiliyordu. Yani yaşınız 13 se ve istanbulda değilseniz plus pakete ulaşmanız neredeyse imkansızdı. Bir gün eminönünde sohbet ederken oyuna yeni başlayan pluslu birisi bana mesaj attı. 5m karşılığında plus satıyorum alır mısın diye. Benim içinde 5m çok önemsiz paraydı. Heyecanlandım bir an. Değil 5m 50m dese bile alırdım. Tabii ki alırım dedim. İlk parayı alırım ama dedi. Sorun değil diyip verdim parayı. Çalınsa bile sorun değildi. 1 Ceket satıp parayı kazanırdım. Adam MSN adresini verdi. Ekle dedi. Bende oyundan çıkıp verdiği msn adresini ekledim. Adam bana kredi kartının numarasının, CV2'sinin ve son kullanma tarihinin kayıtlı olduğu bir sayfa attı. Sayfanın tasarımı tamamen orjinal sayfasının tasarımıyla aynıydı. Kredi kartı bilgileri bunlar. Üyelik adını ve şifreni girerek plus alabilirsin ama 1 aylık al , sipariş sonrası telefonuma onaylamam için sms gelecek, eğer fazla plus talebinde bulunursan onay vermem ve 1 aylık hakkınıda kaybedersin dedi. Sorun değil dedim bizde yalan olmaz. Eğer bundan sonra satış yaparsan 1 aylık plusa 10m verebilirim dedim. O da " olur şimdilik bu ayını vereyimde önümüzdeki aylarda pazarlık yaparız " dedi. Bende o zamanlar çocuk olduğum için hemen atladım tabii , üyelik adımı ve şifremi girip ÖDEMEYİ YAP butonuna tıkladım. Ödeme işlemi gerçekleştiriliyor ekranı geldi ve bir yuvarlak dönmeye başladı.

SMS geldi, onay mesajını yazıyorum biraz bekle dedi. Birkaç dakika sonra sayfaya " ÖDEME İŞLEMİ BAŞARIYLA TAMAMLANDI. 1 AYLIK PLUSUNUZ HESABINIZA YÜKLENMİŞTİR. GÜLE GÜLE KULLANIN " yazısı geldi. Adama teşekkür etmek için yazacaktım ki yazamadan çıkış yaptı. İçimi bi huzursuzluk kapsadı o anda acabalar aklıma geldi. Heme oyuna giriş yapmayı denedim fakat Kullanıcı adı veya şifre yanlış hatasını aldım. O an beynimden vurulmuşa döndüm. Heme şifremi unuttum geri almaya çalıştım ama böyle bir eposta adresi bulunamadı hatası aldım. Yeni bir hesapla oyuna giriş yaptım. Tanıdıklara durumu anlattım. Abi böyle böyle oldu dedim . Onlarda telaş yapma geri alınır , oyun firmasıyla iletişime geçeriz dedi. Mesaj attık yetkili kişilere , bazıları aramış sağosun telefondan durumu anlatmış , mail yoluyla geri dönüş yapılır gerekli birimlerimiz tarafından cevabını almışlar. Tabii onlar için basit bir oyun ama ben o oyuna kendimi öyle bir kaptırmıştım ki gerçekten hayattaki çoğu şeyden daha kıymetliydi benim için.

Mail yoluyle iiletişime geçtik , bazı bilgileri istediler benden , hatırladıklarımı yazdım. Sonuç olarak hesabı geri alamadım. Hesaplar tamamen sizin güvenceniz altında , biz bişey yapamayız , hesaplarınızı sizin korumanız gerekir tarzı cevaplar aldım. O günden sonra oyunu tamamen bırakma kararı aldım. Sadece arada girip arkadaşlarla sohbet etmek için silmiyordum bilgisayarımdan. Aslında çalındığı da iyi oldu diyordum bi yandan. Okul ve dersane dışındakü tüm zamanlarım bilgisayar başında geçiyordu. Gerçek hayattan tamamen kopma noktasına gelmiştim. Babamın suratından çok Siemens ' in karakterini görüyordum.

Oyunu ta ki yeraltı haritası eklenene kadar adam gibi oynamadım. Oyundan kopmamak için giriyordum fakat boş boş dolanıyordum sadece. Eski arkadaşlarımı da göremiyordum oyunda. Sadece Beraber Tüf Tüf görevini yaptığım arkadaşım oyunda oluyordu ne zaman girsem. Onunla sohbet ediyorduk. Yeni bölgeyle beraber oyuna kesin dönüş yapma kararı almıştım. Arkadaşla konuştum , oyuna döneceğim bana verebileceğin 39 seviye bir hesabın var mı diye. Sağolsun karizma çarlarından birini verdi. İçerisinde de iyi kötü efsunlu itemler vardı. Maden çekerek köşeyi dönmeyi planlıyordum. Önceden de zengin olman için ya sağlam bir reçeten olacaktı ya da maden başında sabahlayacaktın. Maden işi reçete düşürme işine göre daha garanti bir yöntemdi. Yeraltı'nın açılacağı gün okula gitmemiştim.Haritaya ilk benim girmem gerekti. İlk olanlardan olmanın büyük bir avantaj sağladığı felsemden vazgeçmemiştim. Güncelleme saati söylenen vakitten birkaç saat gelmişti. Ama usanmadan sayfayı yenileyip beklemiştim. Güncelleme gelir gelmez indirip giriş yaptım. Yeraltına girişi yapmıştım. Benimle beraber aynı anda yüzlerce kişi daha giriş yapmıştı. Resmen çil yavusu gibi dağılmıştık etrafa. Ben ilk olarak madenleri ve yerlerini keşfetmiştim. Karakterim karizma çarı olduğu için puanlar dağıtılmamıştı. Bölgeyle beraber nadide eşyaların reçeteleri de 1m ' den mısır çarşısında satılığa çıkarılmıştı. Oyunda en çok büyücü olduğu için ejder asanın malzemerine bakmıştım ve mavi kaya için mavi topazın gerektiğini görüp topaz madenine çökmeye karar vermiştim.

Hedefim ilk günlerde vurgunu yapmaktı. Çünkü eklentinin ilk haftaları değerli madenler daha fazla çıkıyordu. Daha sonra bu oranı düşürüyorlardı. Oturdum madenin başına günde 8 saat - 10 saat maden çekmeye başladım. İlk birkaç gün 20 civarı mavi topaz çekiyordum. Daha sonra maden başıdaki kişi sayısı artınca bu sayı 3 -4 lere düştü. 5 -6 kişi toplanınca madenden kalkıp seviye kasmak için cin kesmeye gidiyordum. Seviyem 49 olunca ve madende boşalacağı yere gittikçe kalabalıklaşmaya başlayınca macro programı kullanmaya başladım. Benim bilgisayarda olmama gerek bile kalmıyordu. Kendisi çekip çantayı alıyordu yerden. Ben bırakıp birkaç saat sonra geliyordum. Her zaman aynı scripti kullanmıyordum ki hareketlerden anlaşılmasın. Hakkımda şikayetler açılıp , bölgede, sunucu kanallarında ben konuşulana kadar macro kullanmaya devam ettim. 1000+ mavi topazla piyasaya giriş yapmıştım. Ama elimdeki topazları satmıyordum. Piyasada büyük bir doygunluk vardı madenlerden bol bol mavi topaz çıktığı için.

Birkaç hafta oyuna giriş yapamadım. Daha sonra döndüğümde tamda istediğim gibi bir ortam vardı. Herkes yana yakıla mavi topaz arıyordu. Ben de o dönem 6m ' ye satılan- alınan mavi topazın piyasasını yükseltem için bölgeden 10m'den sınırsız mavi topaz alınır diye yazıyordum. Satayım diyen adam olunca da " Gerek kalmadı kardeşim xxx toplu satacakmış. " diyordum. Bu şekilde yeni hesaplar açarak her birinden aynı şeyi bölgeden yazdım durdum. Bir haftada piyasayı 12m ' ye kadar çıkarmıştım. Daha sonra elimdeki tüm mavi topazları ortalama 10m'den satmaya başladım. Sırf paraları koymak için 1 seviyelik hesaplar açıyordum.. Toplamda 10 Milyar'ı aşkın para birikince 1 milyar oyun parasına üzerimi tamamladım ejderle birlikte.. Tekrar eski günlerime dönmüştüm oyunda ama o eski muhabbet ortamı olmadığı için uzun sürmedi oyun serüvenim. Tekrar bıraktım oyunu ama bu sefer hesabım duruyordu...

Büyük hol eklentisine kadar nadiren giriş yaptım oyuna. Büyük Hol eklentisi gelince oyuna giriş yaptım fakat Azat efsunun artık değerli olmadığını gördüm.. 950 milyon oyun parasına " İKV Şakirpaşa Team " Facebook sayfasından bir büyücü ; 650 milyon oyun parasına ise aynı yerden bir Tank alarak oyuna başladım. YGS-LYS muhabbeti olduğu için günde birkaç saat oynayabiliyordum. Oynadığım sürede de Tangriss'te Xenotim kasıyordum. 10 Milyon'dan gidiyordu tanesi ve 6 kişi kasmamıza rağmen kişi başı ortalama 4-5 adet düşürüyorduk ilk günler. Sunucuda ilk Y2 ' yi üretenlerden birisi oldum. Topkapı sarayı eklentisinden sonra ise BB2 ve BB3 Reçetesi alarak bir vurgunda üretimden yaptım. BB2 işçiliğinden 50 , BB3 işçiliğinden ise 120m alarak ilk günden harcadığım paranın büyük bir bölümünü karşıladım. Sunucuda ilk üretimi ben kendime yaptım. Ardından KaFamBeauTıfuL adlı karakterin sahibi Doğukan , Sonra ALONE isimli karakterin sahibi Celal üretti. İlk gün 4 kişiye daha BB3 üretmiştim ama isimlerini hatırlamıyorum onların. Para iyice akmaya başlamıştı reçetelerle beraber. Ama insanoğlu paraya doymuyor tabii. Anka sunucusunda yeni karakter açıp BB2 , BB3 üretimi yapılır yazarak müşteri sayısını yokladım. Ürettirecek çok kişi olduğunu görünce hesabı Anka sunucusuna aktardım ve orada da yaklaşık 10-15 kişiye üretim yaptım. Bu arada Mustafa abi hakkını helal et BB2 üretimleri içinde bana 120şer milyon vermiştin. Toplamda 480m'ye üretim yapmıştık sana. Parayı verince almamazlık edemedim. Sende de ilk kez BB3 kullanma heyecanı olduğu için farkedemedin herhalde..

Bu şekilde neredeyse bütün tılsımları ürettikten sonra gece gündüz Tangriss'te Xenotim kasmaya başladım Sandbox kullanarak. Tankta benimdi, büyüde. Aynı zamanda da yeni karakterler kasıyordum. Aslında ben kasmıyordum Botan kasıyordu :) Buradan Celal'e de selamlarımı gönderiyom okuyorsa :) Ben Xenotim , o da Jadeit'lerin kökünü kurutuyordu. Ama jadeit' işinde daha çok para vardı. Celal günde 50-60 jadeit çekerken (2 arttırıcıyla) ben anca 20-25 Xenotim düşürebiliyordum. 1 Ay boyunca bu şekilde Anka'da kastıktan sonra Beyaz Köşk'e döndük beraber. 15 Milyar Nakit para ve neredeyse tüm tılsımlarla beraber köşk'e geçtikten sonra artık hedefsiz kalmıştım. Nihat Abi'ye (Özpay) mesaj attım. Dedim abi oyuna bi güncelleme gelecek mi? Artık yapacak bişey kalmadı. Hiç bir şey zevk vermiyor.. dedim. Bakalım zaman gösterecek... tarzı bi mesaj alınca anladım oyuna bir güncelleme gelmeyeceğini. En azından yakın zamanda böyle bişey olmayacaktı. Oyun artık zevk aldığım bir yer değil , tam tersine oynarken canımın sıkıldığı bir yer olmaya başlamıştı. Resmen bağımlılıktan dolayı oyunu oynuyordum. Zerre zevk almıyordum. Tekrar ara vermeyi düşündüm oyuna ama bu sefer kalıcı olarak bırakmalıyım dedim kendi kendime. İKV Şakirpaşa Team'a girip oyun parası, karakter arayan adamlarla iletişime geçerek elimde ne var ne yoksa her şeyi çk çok düşük fiyattan sattım. 5m oyun parasını 1 TL ' den sattım. 1 Milyar oyun parasını toplu alanlara 150 liraya bıraktım.

Şu an arada foruma takılıyorum ve yazılanları okuyorum. Size tavsiyem oyunu bırakmanız :) Oyunun sonu gelmiyor. Para kazandıkça kazanmak istiyorsunuz. Tılsım ürettikçe üretmek istiyorsunuz. Gerçek hayatınıza bakın. Okulunuz varsa okulunuza odaklanın. Lise'deyseniz iyi bir üniversite için , Üniversitedeyseniz iyi bir şekilde mezun olup , aranan eleman olmak için , eğer çalışıyorsanız da kendinizi geliştirmek için çabalayın. Şu an ben KTÜ'de Bilgisayar Mühendisliği okuyorum. Oyunu bıraktığım günden bu yana kendi oyunumu geliştirmek için çalışıyorum. :) Mutluyum, Herhangi bir şeye bağımlılığım yok. :) Size de tavsiye ederim :)

Yeni forum hesabım : XXX
Kullanıcı avatarı
kiymazxxx
İskele Babası
İskele Babası
Mesajlar: 32
Kayıt: 30 Ağu 2011 15:49
Sunucu: Kuklacı
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Soliders of Apocolypse

Re: Eski Bir İKV Oyunucusunun Anıları ve Tavsiyeleri

Mesaj gönderen kiymazxxx »

Vay be ikimizde aynı şekilde hesabı çaldırmışız banada plus vericem diyip msn e bi forum yolladılar doldurup send e basmıştım sonra gitmişti çar :D
TAKASHİ OKUYUMU
Ciao
İskele Babası
İskele Babası
Mesajlar: 47
Kayıt: 23 Oca 2015 05:44
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları

Re: Eski Bir İKV Oyunucusunun Anıları ve Tavsiyeleri

Mesaj gönderen Ciao »

Özet gec bu ne manas destani gibi
Kullanıcı avatarı
ZowieN
Antrepo Bekçisi
Antrepo Bekçisi
Mesajlar: 723
Kayıt: 26 Ağu 2010 08:59
Sunucu: Teşkilat
Klan: Lodos
Lonca: Teşkilat

Re: Eski Bir İKV Oyunucusunun Anıları ve Tavsiyeleri

Mesaj gönderen ZowieN »

Üşenmedim alayını okudum çünkü anılarım depreşti birden..Bende ilk hesabımı gözlük bahanesiyle çaldırdım :D.Bende başladım 14 15 yaşında falandım.Onunla da baya bi takılmıştık muhabbeti tam hatırlamıyorum ama birşey birşey buldum demişti.Msn den konuşuyoruz programı attı bana.Girdim baktım bir sürü gözlük nasıl sevindim :D.Sonra yan sayfada da kendi çantam vardı.Ordan gözlükleri alıp oraya koyuyordum sonra tamam deyip çıktım.Giriş yapayım dedim baktım bilgiler hatalı.Başımdan kaynar sular döküldü resmen :D.Hey gidi günler..
Never beleive someone who tells who they are.
Kullanıcı avatarı
Kabile
Arzuhalci'nin Adamı
Arzuhalci'nin Adamı
Mesajlar: 1090
Kayıt: 07 Ağu 2012 15:47
Sunucu: Meran
Klan: Lodos
Lonca: Kabile

Re: Eski Bir İKV Oyunucusunun Anıları ve Tavsiyeleri

Mesaj gönderen Kabile »

Ciao yazdı:Özet gec bu ne manas destani gibi
Bu şahsın yan formu hesapı sparius tur
Dünyada En Büyük kabadayılık EFENDİLİKTİR .
AHMET ÖZ
☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆TETİKÇİ ☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆


ÖLÜM
Ne Zaman ?
Nerde ?
Nasıl ?
Kullanıcı avatarı
Ttaymmm
Çınaraltı Müdavimi
Çınaraltı Müdavimi
Mesajlar: 864
Kayıt: 04 Eyl 2013 14:28
Sunucu: Eminönü
Klan: Lodos
Lonca: R U S

Re: Eski Bir İKV Oyunucusunun Anıları ve Tavsiyeleri

Mesaj gönderen Ttaymmm »

Sana yemin ederim ki ilk satırından son satırına tüylerim diken diken okudum. Güzel anılarını bizlerle paylaştığın için , eskide yaşadığımız o güzel günleri bize tekrardan yaşattığın için sonsuz teşekkür ederim.
EskiOyuncu5834
İri Fare Avcısı
İri Fare Avcısı
Mesajlar: 60
Kayıt: 05 Ara 2015 23:11
Sunucu: Teşkilat
Klan: Lodos

Re: Eski Bir İKV Oyunucusunun Anıları ve Tavsiyeleri

Mesaj gönderen EskiOyuncu5834 »

Kim bilir neler yaziyor
Kullanıcı avatarı
wOODMAN
Şarapçı'nın Sırdaşı
Şarapçı'nın Sırdaşı
Mesajlar: 85
Kayıt: 23 Kas 2015 11:13
Sunucu: Beyaz Köşk
Klan: Lodos
Lonca: Orman Genel Müdürlüğü

Re: Eski Bir İKV Oyunucusunun Anıları ve Tavsiyeleri

Mesaj gönderen wOODMAN »

Bunlar sadece hatırladıkları herşeyi birleştirsen bir kitap olabilir , herşey için teşekkürler.
Kullanıcı avatarı
LEPRECHAUN
Dış Şehir Gezgini
Dış Şehir Gezgini
Mesajlar: 1732
Kayıt: 13 Mar 2011 07:45
Sunucu: Tılsım
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Deva

Re: Eski Bir İKV Oyunucusunun Anıları ve Tavsiyeleri

Mesaj gönderen LEPRECHAUN »

Hayırlı geceler yüreğine sağlık duygulanım çok zeki birisin gerçek hayatta çok başarılı olacaksın inanıyorum.
Resim

LEPRECHAUN
Kullanıcı avatarı
sSuVaRI
Cin Avcısı
Cin Avcısı
Mesajlar: 182
Kayıt: 27 Ağu 2012 15:42
Sunucu: Karaköy
Lonca: Cosmos

Re: Eski Bir İKV Oyunucusunun Anıları ve Tavsiyeleri

Mesaj gönderen sSuVaRI »

Merhaba psyDUCK ben beta sürümünden 1 sene sonra oyunla tanıştım, yazdığın yazıdaki yaptığın şeyler benim ilgimi çekti açıkçası.Anlaşılan benzer zamanlarda neredeyse aynı şeyleri yapmışız ,buradaki benzerlik için yorum yapmak istedim , normal bir insan sadece bir gece sabahlamak için birsürü çaba harcarken maden başında zamanın nasıl geçtiğini anlamadan çok derin düşüncelere dalıp bir anda gün ışığıyla saate bakmak... ve bunun nasıl bişey olduğunu kimseye anlatamamak çünki dışardan bakıldığında hiç var olmayan sanal bir dünyada heycanlanan ve bağzı şeyleri deli gibi merak edebilicek kadar delileriz biz orda. Ne diyeyim anlatıcak çok ama çok şey var ama çoğu zaman anlayacak insan yok diye susarım ben. Şimdi de beni senin anlayabileceğini umarak 1 2 kelime söylemek istedim.Bugüne kadar hiçbir karakterim çalınmadı 3 kere oyunu bıraktım ve her defasında oyuna başlarken sıfır olarak başlayınca kendime birdaha oyunu bırakırsam hiçbirşeyi silmeyeceğime ve bu oyundaki hiçbirşeyi reel hayattaki bir değere satıp kullanmayacağıma dair söz verdim. Şu gerçeği unutmamak lazım kardeşim bu oyun bir ekmek kapısı değildir hangi yaşta olursak olalım oyun bu.Bunu oynarken bazı değerlerimizi unutuyorsak veyahut reel para kazanmak için oynuyorsak burada harcadığımız vakit en cahil bir insanda da olsa sağda solda çalışarak inan bizden daha çok para kazanır ve biz yaptığınız işle bedavadan para geldiği zannederken aslında birşeylerin kölesi oluruz. Amaç para kazanmaksa o vaktimizi en basidinden bir fabrikada çalışmak için versek oyundan 10 kat belki okumak için versek emeğimizin 100 katı yada daha fazlası tamamen kapasitemizle alakalı bir ücret alırız.Bunu anladıysan eğer ne anlatmak istediğimi az çok farketmişsindir. Bu oyundaki her istediğimiz hemen olucak diye birşey yok hemen acele etmemek lazım çok fazla abartmamak gerekiyo eminim bir kişi şu oyunu 2 sene bıkmadan takip etsin zaten birsürü eşyası olur. Burada önemli olan merak edebilicek birşeyler bulmak , arkadaşlarla takılmak birileriyle sohbet etmek bazen birileriyle hasret gidermek hiç görmediğin yeni oynama tarzları bulmaya çalışmak liste her insan için bi şekilde uzar buna saydıklarımla bir sınır koymak istemem doğrusu. Eğer buna benzer bir sebebin yoksa kasandaki madenlerin hiçbir değeri yoktur demek isterim. Bence sen zeki bir insansın bugünden sonra da okuduğun bölüm ile birçok şeyi başarıcaksın sadece hemen pes etme demek isterim her zaman eğlenicek veyahut merak uyandırabilicek birşeyler vardır ,yaşam bir yarışdan oluşmuyorki....
COSMOS
Cevapla

“Genel Etkileşim” sayfasına dön