Agah Efendi kimdir?*

Tüm İKV oyuncularının ortak paylaşım alanı
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Savageryx
İri Fare Avcısı
İri Fare Avcısı
Mesajlar: 60
Kayıt: 17 Oca 2010 10:23
Sunucu: Beyaz Köşk
Klan: Lodos

Agah Efendi kimdir?*

Mesaj gönderen Savageryx »

Merhabalar;
Agah efendinin hikayeye göre kim olduğunu,nasıl biri olduğunu açıklarmısınız?

Teşekürler...
İslamcan(49) Kızıllelma(44) Taşköprü(49)

YOUTUBE'da yasaklanda GOOGLE'de ararım seni !
Kullanıcı avatarı
Sahxyilan
Antrepo Bekçisi
Antrepo Bekçisi
Mesajlar: 720
Kayıt: 17 Ara 2009 21:10
Sunucu: Eminönü
Klan: Lodos

Re: Agah Efendi kimdir?*

Mesaj gönderen Sahxyilan »

Resim

Demek afeti ve getirdiklerini soruyorsun bana genç kişi. Dinle öyleyse, sana en başından anlatayım ortak kaderimizi

1956 yılının 25 Aralık' ında dünyanın yörüngesi güneş sistemi dışından gelen bir asteroid kümesiyle kesişti. Dünyanın her yanında büyük bir yıkım gerçekleşti. Sadece gökyüzünde asılı kalan toz bulutları bile milyonlarca insanın ölümü için yeterliydi. Fakat meteorların ortaya çıkardığı tek gerçek, yıkım ve ölüm olmamıştı.

Asıl açığa çıkanın yüz binlerce yıldır yer kabuğunu bizlerle paylaşmış, kimilerinin canavarlar kimilerininse saklı türler olarak adlandırdığı, arzın bilinmeyen derinliklerindeki komşularımız olduğunu öğrendik. Çok sıra dışı tesadüfler sonucu kimi insanlarla karşılaşmış ve masal diye adlandırdığımız hikayelere konu olmuş varlıklar!

Afetten birkaç yıl sonra, daha insanlık kozmik yıkımın yaralarını yeni sarmaya başlamışken, meteorların açtığı derin yarıklardan yollarını buldular yeryüzünün yabancı ortamına. İlk kim saldırdı bilmiyorum ama bildiğim bir şey var ki o da hiçbir şeyin bir daha eskisi gibi olamayacağıdır.

5 milyar yaşındaki yerkürenin üzerinde yalnızca birkaç yüz bin yıldır varolan bizlerin daha öğrenecek çok şeyi olduğu bir gerçekti. Element büyüsünü ilk kullanabilen insan, saklı türler 'den elde edilmiş bir kitabı deşifre edebilmiş yaşlı bir dil bilimciydi. Bugünün madde büyücüleri halen kitaplarının kapaklarına onun adının baş harflerini işlerler.

Ruh büyücülerinin namıdiğer şifacıların varlığı ise saklı türler den kimileriyle kurdukları bağlantı sonucu ruhun ve doğanın güçlerini harmanlamayı öğrenmiş küçük bir Mevlevi toplulukla başladı.

Eski usuller ile birlikte yeni keşfedilmiş güçlerin de kullanıldığı amansız bir savaş açıldı dünyanın dört bir yanında "Saklı Türler" 'e karşı!

Neredeyse yarım asırdır izliyorum bu savaşı ve çok şey gördü bu artık görmeyen gözlerim. Bir büyücünün sözüyle harekete geçip eti kavuran yıldırımları, bir şifacının dileğiyle canlanıp düşmanlarını sarmalayan zehirli sarmaşıkları, korkusuz bir savaşçının çığlığıyla düşmanlarının dizlerinin titrediğini gördüm...

Sayısız ölüm gördüm. Bunlar kimine keder getirdi, kimineyse yaşama sebebi ve insanoğlu her zaman yaptığı gibi yeni dünyaya uyum sağladı.

Fakat afetten sonra bile kişinin unutmadığı tek bir şey vardı ki o da insanın insana kıymasıdır. "Lodos" ve "Arzın Çocukları" işte bu anıların ürünüdür.

İnsanlık tarihi böylesine zıt görüşleri hiçbir zaman hoş görmemiştir ne yazık ki. İki topluluk arasındaki kanlı savaş otuz yıldır devam ediyor dünyanın birçok yerinde ve daha da devam edecek gibi görünüyor.

Bense insanın insana kıymaya tekrar başladığı gün kapadım gözlerimi ışığa.

Şimdi sen söyle genç kişi...

Bir zamanlar bir tablo kadar güzel olan İstanbul'da sen bu savaşın neresinde duruyorsun ?
Kullanıcı avatarı
Savageryx
İri Fare Avcısı
İri Fare Avcısı
Mesajlar: 60
Kayıt: 17 Oca 2010 10:23
Sunucu: Beyaz Köşk
Klan: Lodos

Re: Agah Efendi kimdir?*

Mesaj gönderen Savageryx »

Yorumunuz için teşekür ederim.
Fakat benim aradığım bu değildi.Bende araştırdım,tarihçe,hiyaye vb. ama bulamadım.Son çare olarak konu açmata buldum.
İslamcan(49) Kızıllelma(44) Taşköprü(49)

YOUTUBE'da yasaklanda GOOGLE'de ararım seni !
Kullanıcı avatarı
TaTaNgAxEbKK
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 414
Kayıt: 19 Ara 2010 00:00
Sunucu: Beyaz Köşk
Klan: Arzın Çocukları

Re: Agah Efendi kimdir?*

Mesaj gönderen TaTaNgAxEbKK »

Afeti gören nadir insanlardan biri.
Aynı zamanda Teşkilat'ın kurucusu.
Domuz ve Bab-ı Ali ile çatışma halinde.
Klan savaşlarına karşı...
:D
Resim
Resim Resim

Gizlenmiş İçerikGöster
FiaNNa ;)
Resim
[/b][/i]
Kullanıcı avatarı
xPrince
Dış Şehir Gezgini
Dış Şehir Gezgini
Mesajlar: 1716
Kayıt: 14 Haz 2010 14:59
Sunucu: Teşkilat
Klan: Lodos

Re: Agah Efendi kimdir?*

Mesaj gönderen xPrince »

Wikipedia:

Resim

Çapanzade(Çapanoğlu) Agâh Efendi, (d. 1832 Yozgat - ö. 1887 Atina), Tercüme Odasından yetişen Genç Osmanlı Cemiyeti üyesi, gazetecilik de yapmış Osmanlı devlet adamı ve aydını.
Agah Efendi
Yaşamı

Çapanzade Ömer Hulûsi Efendi'nin oğlu olarak Yozgat'ın Sorgun ilçesinde doğdu. İstanbul'da Mekteb-î Tıbbiye'de eğitim görmüştür. Tıp öğreniminden sonra çok iyi Fransızca bilmesi nedeni ile Bâb-ı Âli'de kâtip olarak çalışmaya başlamıştır. Daha sonra İngilizce ve İtalyanca dillerinide öğrenmiştir. Dildeki bu başarıları nedeni ile Tercüme Odası tercümanları arasına alınmıştır.

1860 yılında Şinasi ile birlikte Tercüman-ı Ahvâl gazetesini çıkarmıştır.

1861 yılında Posta Nazırlığına getirilmiştir. 1862 yılında ise 1843 yılında Padişah Abdülmecit’in buyruğuyla posta taşıma amacı ile kurulmuş olan Fevaid-î Osmaniye vapurları idaresi direktörlüğü görevide kendisine verilmiştir. 1862 yılı sonunda ise ilk Türk posta pullarını çıkarmıştır. Daha önceleri yapıldığı gibi mesafeye göre posta ücretlerinin hesaplanmasına son vererek 13 Ocak 1863 tarihinde Sirkeci, Beşiktaş, Üsküdar, ve Fatih postahanelerinde satışı başlayan bu pullar ile posta gönderi ücretlerinin ödenmesi uygulamasını da başlatmıştır. Agâh Efendi bununla da kalmayarak halkın postahanelere gelmeden mektup yollayabilmesi için ilk defa posta kutuları uygulamasını da başlatmıştır. 14 Şubat 1865 tarihinde ise ülke sınırları içinde her türlü posta taşınması haklarının devlete ait olduğunu açıklamış ve Mısır Postalarının başlatılmasını emretmiştir.

Namık Kemal'in Genç Osmanlılar Cemiyetine katılmış ve 1866'da Paris'e kaçarak muhaliflere katılmıştır. Muhbir ve "Hürriyet" gazetelerinde çalışmıştır.

Hasımları olan Âli ve Fuat paşalar ölünce 1871'de yurda dönüp mutasarrıflık ve Şurayı Devlet üyeliği yapmıştır. Ancak fikirlerinden dolayı 1877'de Bursa'ya ve Ankara'ya sürgün edilmiştir.

Rodos ve Midilli mutasarrıflıklarından sonra 1887'de Atina elçisi iken vefat etmiş ve II. Mahmut Türbesi haziresine defnedilmiştir.


Başka bir kaynak:


Agâh Efendi (Agâh Efendi Kimdir? - Agâh Efendi Hakkında)
Agâh Efendi, (1832-1885) Türkiye'de gaze­teciliğin öncüsü sayılır. Yedi yıl tıp öğrenimi gören Agâh Efendi okulu bitirmeden ayrıldı ve Fransızca çevirmeni olarak Babıâli Tercü­me Odası'nda çalışmaya başladı. 1852-54 ara­sında, Paris elçiliğine atanan Rıfat Paşa'nın sekreterliğini üstlendi. Yurda dönüşünde Şinasi ile tanıştı ve 1860'ta Tercüman-ı Ahval (Durumların Sözcüsü) gazetesini birlikte yayımlamaya başladılar (bak. ŞİNASİ). Altı ay sonra Şinasi'nin ayrılması üzerine gazeteyi tek başına çıkarmayı sürdürdü. Özel sermayeyle çıkarılmış ilk Türk gazetesi olan Tercüman-ı Ahval bir haber gazetesi olmakla kalmayıp, ülkenin o dönemdeki birçok ekonomik ve toplumsal sorununu tartışmaya açtı. Halkın kolay anlayacağı bir dil kullanılmasına özen gösteren gazete eğitime de önem verdi. Eği­timdeki bozuklukları eleştirdi, çağdaş eğitim anlayışını savundu. Bu anlayışa uygun yayınları nedeniyle bir süre kapatıldı. Agâh Efen-di'nin başyazarlığını yaptığı Tercüman-ı Ah­val Türk basın tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

Agâh Efendi 1861-65 arasında gazeteciliği­nin yanı sıra posta bakanlığı görevini de sürdürdü. İstanbul'da güçlü bir posta örgütü kurdu ve 1863'te Türkiye'de ilk kez posta pulu kullanımını başlattı. Bu uygulamayla posta işlemleri büyük ölçüde basitleşti ve çeşitli yanlışlıklar, yolsuzluklar önlendi.
Agâh Efendi yenilikçi aydınların kurduğu Yeni Osmanlılar Cemiyeti'nin 1865'teki ilk üyelerindendir. Bu örgüt Osmanlı aydınları arasından seçilecek üyelerle bir meclis toplan­masını ve ülkenin bu meclisten çıkan yasalarla yönetilmesini savunuyordu. Namık Kemal, Ziya Paşa gibi aydınlar bu örgütün önderle-rindendi. Padişahın baskıları sonucu Agâh Efendi ve öteki örgüt üyeleri yurtdışına kaçtı­lar. 1867-71 yılları arasında Fransa. İngiltere ve Belçika'da yaşayan Agâh Efendi Paris'te arkadaşları ile birlikte Muhbir (Haberci) ve Hürriyet gazetelerini yayımladı. Siyasal etkin­liklerden çok gazetecilikle uğraştı.

1871'de padişahın çıkardığı afla yurda dö­nünce bir süre devlet memurluğu yaptı. Ama II. Abdülhamid padişah olunca görevinden alındı: Önce Bursa'da, daha sonra Ankara'da altı ay sürgün yaşadı. Bağışlandıktan sonra Rodos ve Midilli mutasarrıflıklarına getirildi. 1885'te atandığı Atina elçiliği görevinin ilk aylarında öldü.
Steam

Erciyes Üniversitesi Japon dili ve Edebiyatı.
Cevapla

“Genel Etkileşim” sayfasına dön