Bazen bir insana baktığınızda içiniz acır, ona yardım etmek istersiniz.Onun size ihtiyacı olduğunu düşünürsünüz ancak bir süre sonra durumun hiçte öyle olmadığını anlarsınız.O zaman ne yaparsınız?
O gün Agah Bey' i bizim eve götürdüm.Onun titreyen dudaklarının arasından sıcak çorba içirdim.Çorbayı içirdikten sonra yüzüne renk geldi adeta.Solgun Agay Bey canlanmıştı resmen.Ona açtığım yatakta öylece duruyordu.Ayaklarını kollarının arasına kırmış bir ileri bir geri sallanıyordu.Birşey düşünüyordu anlaşılan."Ne düşünüyorsun" diye sordum."Oğlumu" dedi.
Hasan Bey>>Oğlun kim senin?
Agah Efendi>>Yıllar önce kaçırdılar aldılar onu benden.
Belli ki dolmuştu.Agah Bey' le uzun uzun dertleştik o gece.Ona oğlunu bulması için elimden gelen herşeyi yapacağımı söyledim umutsuzca.Yaşlı adamın gece boyunca başında bekledim.Bir süre sonra içim geçmiş ve koltukta uyumuşum...
Kalktığımda güneş yüzünü yeni yeni gösteriyordu.Güneşin rengi ve ısısı evin perdelerine vuruyordu.Koltuktan kalktım ve hemen Agah Bey' in yattığı yatağa baktım.Ama o yoktu herzamanki gibi...Onu nerde bulacağımı çok iyi biliyordum.Deniz fenerine doğru yola çıktım.Yolda simitçiden iki tane simit aldım.Deniz fenerine ulaştığımda herzamanki gibi yere oturmuş denizi seyredalmıştı.Bende gittim yanına oturdum.Simiti uzattım, elimden aldı ve bir kere ısırdı.Buna gerçekten çok şaşırmıştım çünkü beni terslemesini bekliyordum.O an onun taştan kalbini birazda olsa yumuşattığımı düşündüm.Simitten bir ısırık alan Agah Bey gerisini denize fırlattı.Martılar hemen kaptılar simiti.Agah Bey bir an ayaklandı.Yüzü bembeyazdı.Sanki kötü bir haber almış gibiydi.Bana "Kalk hadi biryere gitmemiz gerek senle." dedi.Şaşkınlık içinde ayağa kalktım ve onu takip ettim.
Ara sokaklarda hızlı adımlarla ilerliyorduk.Sokağın sonundaki kırık dökük harabe bir eve girdik.Çok şaşırmış, birazda ürkmüştüm."Ne yapacağız burada." dedim."Beni takip et."dedi.Her adımda gıcırdayan ahşap merdivenleri tek tek çıktık.Kapıyı benden bir-iki yaş büyük iri yapılı bir adam açtı.Adam aşırı derecede iriydi.Gözlerindeki nefreti gördüm.Sanki karşısındakine öldürecekmiş gibi bakıyordu.Elinde birde kılıcı vardı.İyiden iyiye korkmuştum.Bacaklarımdaki titremeyi hissetmeye başladım.Vücudum birden ısınmaya başladı, heyecanlanmıştım.Kapıdaki adam "Buyrun Agah Bey hoşgeldiniz."dedi.Agah bey önden içeri girdi.Tam bende arkasından girecektimki göğüs kafesime sertçe birşey çarptı.O an neye uğradığımı şaşırdım, sarsılmıştım.Bana çarpan yada benim çarptığım şeyin ne olduğunu anlamaya çalıştım.Bu kapıdaki adamın eliydi.Bana "Sen kimsin ve ne işin var burda." dedi sert bir üslupla.Agah Bey "Bırak girsin, o da benimle." dedi.Kapıdaki adam elini indirdi ve "Geç." dedi.
İçerisi bayağı kalabalıktı.Geneli yaşlı başlı olan insanlardan oluşan grubun içinde gençlerde vardı.Agah Bey içeridekilerle tek tek tokalaştıktan sonra bana döndü.Onunla beraber odadaki herkes bana dönmüştü.Bir an herkesin odak noktasında olmak beni huzursuz etti.
Agah Bey>>Arkadaşlar bu da Teşkilatımızın yeni üyesi Hasan.
Etrafa şakın gözlerle bakıyordum.Etrafdakilerde bana aynı şekilde bakıyorlardı.Agah Bey sırayla herkesi tanıştırdı.
Agah Bey>>Bu arkadaş Demirci Rüstem "kapıdaki adamdı bu gösterdiği" , teşkilatta büyük emeği vardır.Teşkilatın bütün kılıçlarını, baltalarını o yapar.Buda Aktar Şevket, teşkilatın iksir uzmanı.Terzimiz Fahri Bey.Ordudan sorumlu komutanımız Kemal Bey ve onun en önemli yardımcısı Jandarma Ali.Teşkilatın göz bebekleri Yasemin ve Işık hanım.Eminönünde bir zamanlar Arz klanının lideri Handan Hanım ve Lodos klanının lideri İsmet Bey.Ve son olarak teşkilatımıza yeni katılan teşkilatın yetiştirdiği gençlerimiz olan Osman ile Sercan.
Agah Bey beni herkesle tanıştırdıktan sonra "Toplantıya geçelim." dedi.Herkes ayağa kalktıp diğer odadaki büyük kare şeklindeki masaya geçti.Masanın Bir ucuna Agah Bey diğer ucuna Demirci Rüstem oturdu.Handan ve İsmet karşı karşıya oturdular.Sanki aralarında eskiden kalan bir müsibet varmış gibi birbirlerininin yüzüne bile bakmadılar.Ben masaya doğru ilerlerken Agah Bey "Gel evlat senin yerin burası bundan sonra." dedi ve hemen yanındaki sandalyeyi gösterdi.
Ben aslında etrafımda olup biten olayları henüz anlamamıştım.Aklıma takılan bir sürü şey vardı.Toplantının açılış konuşmasını Agah Bey yaptı.
Agah Bey>>Öncelikle hepiniz hoşgeldiniz.Toplantıya başlamadan önce yeni üyemiz Hasan Bey' e teşkilatımız hakkında biraç bilgi vermek istiyorum.Hasan evladım.Biz bundan yıllar önce bu teşkilatı Eminönü halkını türü belli olmayan daha çok adı saklı türler olarak anılan yaratıklardan korumak için kurduk vede başarılı olduk.Saklı türlerin hepsini yok ettik.Tek biri hariç.Heratera!!!Hereterayı yıllar önce yok etmeye çalıştık ama o çok güçlüydü onu yok edemedik onun yerine kör kuyulara hapsettik ve o kuyulara giden tüm yolları kapattık.Heretera' nın gücünü karanlıktan aldığını bildiğimiz için onu hapsettiğimiz kuyuya ışığı tükenmeyen fosforlu elmaslardan attık.Böylece Heretera' nın karanlıkla birlikte gücünü artırmasını önlemek istedik.Ama son aldığımız duyumlara göre Heretera bu elmasları etkisiz hale getirmeyi başarmış.Ve geçen her saniye gücünü artırmakta.Onu fazla güçlenmeden durdurmamız gerekiyor.Yoksa bu tüm dünyanın sonu olur.
Agah Bey' in anlattıklarını aklım almıyordu.Sanki bir bilim kurgu filmi izliyormuşum ya da bir hikaye dinliyormuşum gibi geldi.Anlattıkları hiçte mantıklı şeyler değildi.Köyde büyüklerimden duyduğum en korkutucu şey cindi.Ama Agah Bey' in anlattıkları bana daha korkutucu geldi...Ve ben bu korkutucu hikayenin içine farkında olmadan gitgide düşüyordum...
Devamı Gelecek...!Okuyan herkese teşekkürler.Yorumlarınızı Esirgemeyin Lütfen...!
Bir İstanbul Efsanesi III. Bölüm : Eski Dostlar
- kertenkele
- Demirci Çırağı

- Mesajlar: 642
- Kayıt: 24 Ara 2009 00:04
- Sunucu: Kuklacı
- Klan: Arzın Çocukları
Re: Bir İstanbul Efsanesi III. Bölüm : Eski Dostlar
Hikaye temel olarak güzel fakat uzunluk arttıkça hata sayısı da artıyor
1-Yasemin ve Işık teşkilattan değiller
2- Agah kör kimin nerede olduğunu göremez
ve 3-Hikaye akışı güzel olsa da arada bazı şeyler akışı yavaşlatıp sıkıcılaştırıyor
bu benim görüşüm
1-Yasemin ve Işık teşkilattan değiller
2- Agah kör kimin nerede olduğunu göremez
ve 3-Hikaye akışı güzel olsa da arada bazı şeyler akışı yavaşlatıp sıkıcılaştırıyor
bu benim görüşüm
- miyav
- Işık Hanım'ın Elemanı

- Mesajlar: 215
- Kayıt: 12 Şub 2010 19:55
- Sunucu: Eminönü
- Klan: Arzın Çocukları
Re: Bir İstanbul Efsanesi III. Bölüm : Eski Dostlar
1.)sen bilmiyosan bilmem ama yaseminle ışık teşkilattankertenkele yazdı:Hikaye temel olarak güzel fakat uzunluk arttıkça hata sayısı da artıyor
1-Yasemin ve Işık teşkilattan değiller
2- Agah kör kimin nerede olduğunu göremez
ve 3-Hikaye akışı güzel olsa da arada bazı şeyler akışı yavaşlatıp sıkıcılaştırıyor
bu benim görüşüm
2.)bence dah uzun yazsın
3.)agah bey gören körlerden :lol:
Kod: Tümünü seç
UZMANCAVUSSRe: Bir İstanbul Efsanesi III. Bölüm : Eski Dostlar
Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim.Eleştiriye herzaman açığım
1. si hikayede geçen kahramanların sadece isimleri oyundakiyle aynıdır.Kahramanları kendime göre tasarladım oyuna fazla takılmayınız..
2 si sizi sıkan yerler nereler öğrenebilir miyim?
1. si hikayede geçen kahramanların sadece isimleri oyundakiyle aynıdır.Kahramanları kendime göre tasarladım oyuna fazla takılmayınız..
2 si sizi sıkan yerler nereler öğrenebilir miyim?
- kertenkele
- Demirci Çırağı

- Mesajlar: 642
- Kayıt: 24 Ara 2009 00:04
- Sunucu: Kuklacı
- Klan: Arzın Çocukları
Re: Bir İstanbul Efsanesi III. Bölüm : Eski Dostlar
1-o zaman ikisi çift taraflı çalışıyo 
2-İnsanı özellikle bayan paragraf yok ama tam heycanlı giderken adamın martıya simit atması yavaşlatıyo olayı

2-İnsanı özellikle bayan paragraf yok ama tam heycanlı giderken adamın martıya simit atması yavaşlatıyo olayı
Re: Bir İstanbul Efsanesi III. Bölüm : Eski Dostlar
Hayır agah kör değil. Yalan söylüyor. Görevleri okursanız , şunları bir inceleyeyim , saatime bakıyorum gibi şeyler söylüyorkertenkele yazdı:Hikaye temel olarak güzel fakat uzunluk arttıkça hata sayısı da artıyor
1-Yasemin ve Işık teşkilattan değiller
2- Agah kör kimin nerede olduğunu göremez
ve 3-Hikaye akışı güzel olsa da arada bazı şeyler akışı yavaşlatıp sıkıcılaştırıyor
bu benim görüşüm
Re: Bir İstanbul Efsanesi III. Bölüm : Eski Dostlar
Hikayede bu ve buna benzer tasvirlerin olması gerekiyor :d En ünlü yazarlar bile yapar bunukertenkele yazdı:1-o zaman ikisi çift taraflı çalışıyo
2-İnsanı özellikle bayan paragraf yok ama tam heycanlı giderken adamın martıya simit atması yavaşlatıyo olayı![]()
- kertenkele
- Demirci Çırağı

- Mesajlar: 642
- Kayıt: 24 Ara 2009 00:04
- Sunucu: Kuklacı
- Klan: Arzın Çocukları
Re: Bir İstanbul Efsanesi III. Bölüm : Eski Dostlar
saate ölesine bakıyo bişi gördüğünden değil yaniCeviz yazdı:Hayır agah kör değil. Yalan söylüyor. Görevleri okursanız , şunları bir inceleyeyim , saatime bakıyorum gibi şeyler söylüyorkertenkele yazdı:Hikaye temel olarak güzel fakat uzunluk arttıkça hata sayısı da artıyor
1-Yasemin ve Işık teşkilattan değiller
2- Agah kör kimin nerede olduğunu göremez
ve 3-Hikaye akışı güzel olsa da arada bazı şeyler akışı yavaşlatıp sıkıcılaştırıyor
bu benim görüşüm
- kertenkele
- Demirci Çırağı

- Mesajlar: 642
- Kayıt: 24 Ara 2009 00:04
- Sunucu: Kuklacı
- Klan: Arzın Çocukları
Re: Bir İstanbul Efsanesi III. Bölüm : Eski Dostlar
Tamam da biz de yardım ediozMcK1907 yazdı:Hikayede bu ve buna benzer tasvirlerin olması gerekiyor :d En ünlü yazarlar bile yapar bunukertenkele yazdı:1-o zaman ikisi çift taraflı çalışıyo
2-İnsanı özellikle bayan paragraf yok ama tam heycanlı giderken adamın martıya simit atması yavaşlatıyo olayı![]()
Re: Bir İstanbul Efsanesi III. Bölüm : Eski Dostlar
kertenkele yazdı:Tamam da biz de yardım ediozMcK1907 yazdı:Hikayede bu ve buna benzer tasvirlerin olması gerekiyor :d En ünlü yazarlar bile yapar bunukertenkele yazdı:1-o zaman ikisi çift taraflı çalışıyo
2-İnsanı özellikle bayan paragraf yok ama tam heycanlı giderken adamın martıya simit atması yavaşlatıyo olayı![]()


