Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman, (D 05.05.1884- Ö 31.08.1951) ruh ve sinir hastalıkları uzmanı, Türkiye'de ilk modern ruh sağlığı hastanesini kuran Türk hekimi.
1904 yılında "Askeri Tıbbiye" okulunu, yüzbaşı rütbesiyle bitirerek doktor olan Mazhar Osman, "Gülhane Askeri Hastanesi Akliye Servisi"nde öğretmen yardımcılığına başladı. 1908 yılında Berlin ve Münih'e giderek nöroloji ve psikoloji dallarında uzmanlık eğitimi aldı. Tekrar Gülhane'ye dönen Usman, 1914'te Haseki'deki "Akıl Hastalıkları Müşahedehanesi"nin başhekimi ve müdürü oldu.[2]
Daha sonra Haydarpaşa Askeri Hastanesi akliye ve asabiye mütehassıslığına getirildi. Mazhar Osman, Bakırköy'de bulunan ve terk edilmiş bir kışla olan "Reşadiye Kışlası"nın bulunduğu araziyi devletten talep etti. Dönemin cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, başbakanı İsmet İnönü ve içişleri bakanı Refik Saydam'ın onayı ile 1924 yılında başlayan süreç, 15 Haziran 1927 tarihinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin kurulmasıyla tamamlandı. Mazhar Osman, hastanede uzun süre başhekimlik görevinde bulundu.[2] 1933'te İstanbul Üniversitesi Psikiyatri Kliniği'ne Ordinaryüs Profesör olarak atandı. 1941'de başhekimlik görevini bıraktı ve emekliye ayrıldığı 1951'e kadar öğretim üyesi olarak çalışmalarını sürdürdü.
Türk Nöro-psikiyatri Cemiyeti’nin yanı sıra; "İçki İle Mücadele Cemiyeti" gibi sağlık derneklerinin kurucusu olan Usman Sinir Hastalıkları (1935-1936, 2 cilt), Keyif Veren Zehirler (1934) gibi çeşitli mesleki eserler yazdı. Hamburg Akıl Hastalıkları Derneği, Fransız Nöroloji Derneği, New York Nöroloji Akademisi gibi yurtdışı sağlık kuruluşlarının onur üyeliklerine seçildi. Türkiye'de ilk kez seroloji, nöro-patoloji, deneysel psikoloji laboratuvarları oluşturulmasında önemli rol oynadı. 1951 yılında vefat etti. Mezarı Zincirlikuyu Mezarlığı'ndadır.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, bir dönem "Mazhar Osman Hastanesi" adıyla da anılmıştır
Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman, (D 05.05.1884- Ö 31.08.1951) ruh ve sinir hastalıkları uzmanı, Türkiye'de ilk modern ruh sağlığı hastanesini kuran Türk hekimi.
1904 yılında "Askeri Tıbbiye" okulunu, yüzbaşı rütbesiyle bitirerek doktor olan Mazhar Osman, "Gülhane Askeri Hastanesi Akliye Servisi"nde öğretmen yardımcılığına başladı. 1908 yılında Berlin ve Münih'e giderek nöroloji ve psikoloji dallarında uzmanlık eğitimi aldı. Tekrar Gülhane'ye dönen Usman, 1914'te Haseki'deki "Akıl Hastalıkları Müşahedehanesi"nin başhekimi ve müdürü oldu.[2]
Daha sonra Haydarpaşa Askeri Hastanesi akliye ve asabiye mütehassıslığına getirildi. Mazhar Osman, Bakırköy'de bulunan ve terk edilmiş bir kışla olan "Reşadiye Kışlası"nın bulunduğu araziyi devletten talep etti. Dönemin cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, başbakanı İsmet İnönü ve içişleri bakanı Refik Saydam'ın onayı ile 1924 yılında başlayan süreç, 15 Haziran 1927 tarihinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin kurulmasıyla tamamlandı. Mazhar Osman, hastanede uzun süre başhekimlik görevinde bulundu.[2] 1933'te İstanbul Üniversitesi Psikiyatri Kliniği'ne Ordinaryüs Profesör olarak atandı. 1941'de başhekimlik görevini bıraktı ve emekliye ayrıldığı 1951'e kadar öğretim üyesi olarak çalışmalarını sürdürdü.
Türk Nöro-psikiyatri Cemiyeti’nin yanı sıra; "İçki İle Mücadele Cemiyeti" gibi sağlık derneklerinin kurucusu olan Usman Sinir Hastalıkları (1935-1936, 2 cilt), Keyif Veren Zehirler (1934) gibi çeşitli mesleki eserler yazdı. Hamburg Akıl Hastalıkları Derneği, Fransız Nöroloji Derneği, New York Nöroloji Akademisi gibi yurtdışı sağlık kuruluşlarının onur üyeliklerine seçildi. Türkiye'de ilk kez seroloji, nöro-patoloji, deneysel psikoloji laboratuvarları oluşturulmasında önemli rol oynadı. 1951 yılında vefat etti. Mezarı Zincirlikuyu Mezarlığı'ndadır.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, bir dönem "Mazhar Osman Hastanesi" adıyla da anılmıştır
saglam yazdı: ↑29 Nis 2018 23:53Bunu neden konu dışına taşımışlar anlamadım güzel konu eline sağlık
Esadullah yazdı: ↑07 May 2018 23:24Kendisine rahmet, bilgi paylaşımından dolayı da sana teşekkür ederim kardeşim.
Teşekkür ederim. Sanırım acemi FDE'ler konuyu oyunla alakasız sandıkları için konu dışına taşıdılar. Karaköy'de şifacılarımıza efsun ismi olan bu adamı konu dışına taşımak garip geldi .