Selam arkadaşlar öncelikle belirtmek isterim ki bu hikayeyi yaklaşık 1 yıl önce yazmaya başlamış ancak bazı sebeplerden ötürü yarıda bırakmak zorunda kalmıştım... Son zamanlarda güzel forumumuza hareket geldiğini görmek beni ziyadesiyle mutlu etti ve bu harekette az da olsa payımın olmasını çok isterim, bu sebeple daha önce başladığım hikayemi devam ettirme kararı aldım. Forum yetkililerinden ricam konunun kaldırılmaması veya başka bir başlık altına taşınmamasıdır zira ne kadar fazla insan bu yazıyı okursa o kadar mutlu olacağımı belirtmek isterim...
Ne zaman doğduğumu, nasıl ve kim tarafından büyütüldüğümü bilmiyorum. Adeta kafamın içindeki tüm bilgiler sıfırlanmış gibiydi. Gözlerimi açtım ve kendimi bir cami avlusunda buldum. Etrafıma şöyle bir baktım karşımda yaşlı sayılabilecek gözlüklü ve elinde bastonu olan bir amca duruyordu.Şöyle bir kendime bakayım dedim, kaslı ve fit bir vücudum mevcuttu. Bu sırada kendimi çok halsiz ve bitkin hissettim. Aşırı derecede susamıştım ve karşımda duran amcadan bir bardak su istedim ve bir müddet sohbet ettikten sonra beni birine yönlendirdi ve selamını söylememi istedi. Meraklı ve tedirgin adımlarla yönlendirdiği yere gittim, karşımda gaz maskeli elinde silah bulunan bir asker vardı. İlk başta beni pek hoş karşılamasa da amcanın selamını ilettiğimde içinde bir yumuşama olduğunu hissettim, hatta bana bir torba verdi içinden kıyafet ve bir adet kılıç çıktı. 4 kişilik bir grup gözüme çarptı kişilerin yanına gidip tanıştık. Baktım bu 4 kişi farelere saldırıyorlar filan gülmeye başladım ulan elinizde kılıç var bir fare öldüremiyorsunuz. Gözüme ilerde gezinen fare türü bir yaratık çarptı. gittim buna seri seri giriyorum. bir vurdum iki vurdum öldü. birden içinden bir torba belirdi. Torbayı açmamla bir tabanca çıktı içinden çok hoş duruyordu. Aldım attım cebime devam ediyorum deli gibi tecrübe edinmiştim burada.Kılıç kullanmakta çok ustalaşmıştım. Biraz daha fare öldürdükten sonra yorgun düştüm ve gruptaki arkadaşlara teşekkür ederek maradona edası ile geri döndüm. Tabanca cebimde fazla ağırlık yapıyordu tam yere atacaktım ki köşedeki tüccar bana seslendi .Gittim yanına ve yere atacağım silaha 5000 altın vererek satın aldı. Parasını attım cebe dolanıyorum.Sağdan soldan bulduğum 10.000 altın daha var bende. gittim ustalık seviyeme uygun bir silah seçtim tüccardan rahat ve kullanışlı olanlarından birazda pazarlıkla 10.000 altına satın aldım. Yanımdan öyle birisi geçti ki gözlerimi ondan alamadım. Üstü başı parıl parıl parlıyor elindeki silahtan alevler fışkırıyordu. Kişiyle konuşmak ve bu eşyaları nereden bulduğunu sormak istedim ancak bana cevap vermeyerek yoluna devam etti. Tüccar köşeden atıldı. kardeş Nerull o buraların efsanesi. bizim gibilerle muhattap olmaz. o an kafama koydum. buralarda değişmesi gereken bir düzen vardı ve bunu ben yapacaktım.++++
Ben Kimim ?
Ben Kimim ?
auril & DoubleLift
- Parlementxx
- Hızlı Koşan

- Mesajlar: 1988
- Kayıt: 09 Ara 2015 19:38
- Sunucu: Karaköy
- Klan: Arzın Çocukları
- Discord: parlooo.
Re: Ben Kimim ?
Belirli bir düzeye gelmiştim. Birkaç maden, ot ve karışım ve bir kağıt parçası alıp okuyup üfledim. Kağıtta yazan dua silah yapıyormuş. Buranın değişik inanışları işte. Umarım dedikleri gibi olur. O sırada akşam olmuş hava kararıyordu ben de hazır buralardayken camiye gidip bi akşam namazını kılıyim bari diye içimden geçirdim. O sırada bizim amcayı gördüm ama o beni hiç takmıyordu görmezden geliyordu adeta, yanına gidip selam verdiğimde amcanın gözlerini kaybettiğini öğrendim. Gerçekten çok üzülmüştüm. Amca bana bir kaç tavsiye verip yolladı ben de namazı kıldıktan sonra hem akşam sporu olsun diye hem de yeni insanlarla tanışma amacıyla yürüyüşe çıktım. karşıma kocaman bir kale çıktı etrafında onlarca muhafız kaleyi koruyorlardı, çok şaşırmış ve korkmuştum ama kararlıydım yanlarına gidip selam verdiğimde beni çok sevecen karşılayıp liderleriyle tanıştırdılar. Liderleri çok sert bakışlı elinde benimkinin yaklaşık 4 katı bir kılıç olan şık giyimli biriydi, biraz muhabbet ettikten sonra benim de onlar gibi olabileceğimi söyledi. hiç düşünmeden kabul ettim, sonuçta kim güçlü bir savaşçı olmak istemez ki? Kendilerine Lodos Muhafızları diyorlarmış... evet artık ben de bir Lodos Muhafızıydım.. oradan ayrıldıktan sonra etrafı gezmeye başladım bir sürü yeni insanla tanıştım ve duydum ki bir yer varmış. Meteor bölgesi diyorlarmış o diyarlara. nasıl gideceğiz diye düşünürken arkadan adamın teki koşarak bir yerin içine girip kayboldu. adeta harry potter daki tren garı misali duvardan geçti adam. Dedim birde ben deneyeyim. koşarak girdim duvara pat bir baktım etraf değişiverdi ortalık karıştı ve ortalık toz duman oldu. Köşeden bir adam çağırdı şöyle böyle ilerde kurt adamlar var. onların gözünü getir sana göz başına 5,000 altın vereyim dedi. buraların delisi de buydu herhalde. kurt adamın ne işi var buralarda. tamam abi dedim geçiştirdim adam bozulmasın diye. bir dolaşalım dedim çıktım dışarı ulan ne göreyim harbiden kurt adamlar cirit atıyor dışarda. yapıştım birine bunun vur anam vur birini indiriyorum bıçağı sokup çıkarıyorum gözü atıyorum cebe yaklaşık 40 tane göz çıkarttım böyle ama öldürdükçe yine geliyorlar dedim bunlar bitmeyecek adamın yanına bir varayım. gittim 200,000 altını attım cebe bereket versin deyip adamdan uzaklaştım. adamın ne olduğu belli değil çünkü gözle büyü filan yapıyordur. bizim dinimizde haram böyle şeyler. ilerde garibanın birini gördüm bağırıp duruyor elinde kalan eşyaları ucuzdan satmaya çalışıyor. gittim yanına baktım güzel parlak bir balyoz var. üzerinde mavimsi yazılar da vardı bastım 100,000 altın aldım. çok felaket duruyordu elimde gelene geçene gösteriyorum arada kızlar geçiyor yandan hafif artistliğe giren hareketlerde bulunuyorum filan. baktım cücenin teki bana doğru koşuyor. beni bir gülme aldı sorma gitsin. sonra dedim bu özürlü filandır heralde dalga geçmeyelim. herif görmüş güldüğümü bir anda kafama buz yağmaya başladı zor kaçtım oradan . sonra öğrendim ki büyücüler böyle oluyormuş genelde++++
akşam devam edeceğim yorumlarınızı esirgemezseniz sevinirim..
akşam devam edeceğim yorumlarınızı esirgemezseniz sevinirim..
auril & DoubleLift
Re: Ben Kimim ?
Evet sorunum da tam olarak bu... genel etkileşimde oyunundan tut dinlediğin müziği içeren konuya kadar her şey var ancak burada yazdığım şeyin olması doğru gözükmüyor.. Umarım geçmişteki gibi konuyu taşımazlar.
auril & DoubleLift
Re: Ben Kimim ?
Girişimin çok güzel dostum ancak pek böyle roman okur tarzında bir anlatım olmamış , tabiki hepimiz böyle anlatım yapamayız ama böyle gittim daldım, kestim biçtim tarzında böyle nasıl anlatayım sokak ağzı gibi olmuş , üslup ve anlatım tarzı biraz güzelleşirse hoş olabilir gibi duruyor , naçizane tavsiyem , başarılar ..
Re: Ben Kimim ?
Dikkate alacağım teşekkürlerLahza yazdı: ↑19 Eyl 2017 17:51 Girişimin çok güzel dostum ancak pek böyle roman okur tarzında bir anlatım olmamış , tabiki hepimiz böyle anlatım yapamayız ama böyle gittim daldım, kestim biçtim tarzında böyle nasıl anlatayım sokak ağzı gibi olmuş , üslup ve anlatım tarzı biraz güzelleşirse hoş olabilir gibi duruyor , naçizane tavsiyem , başarılar ..
auril & DoubleLift
- yun1010
- Labirent Rehberi

- Mesajlar: 1312
- Kayıt: 11 Ara 2009 10:13
- Sunucu: Teşkilat
- Klan: Lodos
- Lonca: Ancient Legends
Re: Ben Kimim ?
Güzel yazıyorsun ama hikayede maddiyata pek önem verilmez kardeşim rakamları kullanmazsan daha akıcı olur ;=)
------------------------------------------Ancient Legends Lonca Lideri-----------------------------------------
Youtube Kanalım: https://www.youtube.com/watch?v=v_G6kEwdzfI
Youtube Kanalım: https://www.youtube.com/watch?v=v_G6kEwdzfI
Re: Ben Kimim ?
Korkmuştum ve geldiğim yere geri dönmek istiyordum zor bela yolu buldum ve duvardan tekrar geçerek eski mekana döndüm. Neyse dedim eski püskü kıyafetlerle dolaşmayalım üste başa birşeyler alalım ilerde bir terzi gördüm girdim adam ölçüleri filan aldı dedi üstünüde demirle kaplayalım mı ağabey zarar görmesin fit vücudun. tamam koçum dedim 1 saate gelir alırım ayrıldım buradan. uzun zamandır üstümde bir halsizlik vardı. kenardan hafif kel bir dayı bağıra bağıra bir şeyler satıyordu. merak ettim gittim yanına iksir filan diyor. dedim dokanmasın abi. halsizliğini alır koçum dedi. meraklanma sen gel şöyle yanıma anlaşalım dedi. el sıkıştık attım cebe 50 tane iksir ayrıldım oradan. bir tanesini shot olarak attım anında kendime geldim. tadı aynı vodkaya benziyor beyler rengi kırmızıya çalıyor. kendime güvenim gelmişti adeta hemen meteor bölgesine gidip biraz daha keşif yapmak istedim. Gittiğimde göz isteyen abi tekrar yanına çağırdı koçum gel hele seni sevdim ben dedi. çekinerek gittim yanına. buradan 100 metre düz git sağa sap 200-300 metre ilerde bir mağaranın içinde deli yaratıklar var dedi . Git orda baya tecrübe edinirsin kendine uygun eşyalarda bulursun dedi. eyvallah dayı dedim. yarım saat kadar köşede biryerde oturdum bir sigara yaktım sonra terziye gidip aldım kıyafetleri. cüzi bir miktar para verdim anlaştık. giydim zırhımı çıktım dükkandan tam sola dönerken bir dünya güzeliyle karşılaştım. elinde yılan benzeri bir silah vardı. üstü tamamen yeşil kıyafetlerle kaplıydı ancak vücudu çok diriydi ve yüzü çok güzeldi. prensesler gibi yanımdan geçip gitti. bu kızı tavlamam gerekliydi. düşünceli bir şekilde mağaranın yolunu tuttum.
auril & DoubleLift
- Retaliation
- Cin Sigorta Üyesi

- Mesajlar: 5030
- Kayıt: 27 Haz 2015 13:39
- Sunucu: Eminönü
Re: Ben Kimim ?
Hocam öncelikle konunuz ve yazı diziniz hayırlı olsun.

Bir de konu başlığı dikkatimi çekti. Evvelce yazı köşesi ile ilgilenirken benzer ad ile ben de konu açmıştım.
İçeriği tabi sizinkinden farklı. İsim benzerliğinden ötürü şaşırdım.
Sakıncası yoksa şuraya linkini bırakıyorum.
viewtopic.php?f=60&t=139385
Katılıyorum.Lahza yazdı: ↑19 Eyl 2017 17:51 Girişimin çok güzel dostum ancak pek böyle roman okur tarzında bir anlatım olmamış , tabiki hepimiz böyle anlatım yapamayız ama böyle gittim daldım, kestim biçtim tarzında böyle nasıl anlatayım sokak ağzı gibi olmuş , üslup ve anlatım tarzı biraz güzelleşirse hoş olabilir gibi duruyor , naçizane tavsiyem , başarılar ..
Bir de konu başlığı dikkatimi çekti. Evvelce yazı köşesi ile ilgilenirken benzer ad ile ben de konu açmıştım.
İçeriği tabi sizinkinden farklı. İsim benzerliğinden ötürü şaşırdım.
viewtopic.php?f=60&t=139385
Re: Ben Kimim ?
Delileri ilk gördüğümde çok pis tırsmıştım çok çirkin varlıklardı Allah günah yazmasın. Neyse ilerde bir grup adam gördüm hepsinin elinde güzel silahlar seri seri deli öldürüyorlardı. Beni de almalarını söyledim ama oralı olmadılar ben tek kesmeye çalışsam da hayvan artıkları öyle bir vuruyorlardı ki feriştahım şaşıyordu. Adamlar sinirimi çok pis bozmuşlardı. Bu adamlara öyle bir çakallık yapacaktım ki bir daha bu tür şeyler yapamayacaklardı benim gibilere. Dayının yanına gittim cepte kalan samsun marka sigaradan uzattım dayıya bu sigarada nerden gelmiş bilmiyorum cebimden çıkmıştı. Dayıya buralarda baba yiğit bir mahlukat var mı diye sordum Sultanın Gözdesi denilen bir şey tarif etti. Ağzımda anadoludan seçme türkülerle mahlukatın yolunu tuttum. Bu coğrafyalar öyle saçmaydı ki anlatamam çölden yürüyordun. Neyse giderken bir baktım o ne öyle. Boy desen 8-10 metre var kıllı tüylü çıplak bir şey. Yerden bir taş aldım bunun kafaya fırlatmaya çalıştım o kadar uzağa gitmiyor. Neyse uğraşa uğraşa dikkatini çekmeyi başardım bu takıldı peşime adeta zabıta gören işportacı gibi tabanlarım arkama değene kadar koşuyorum neyse geldim delilere herifler hala orda yaratıkda beni takibi bırakmamış. Bu adamlardan biri yanlışlıkla mahlukata vurmuş yaratık bunların araya bir daldı hepsi toz duman 2-3 tanesi öldü oracıkta. Ben köye istanbulun surlarına dayanmış fatih edasıyla geri döndüm. Lodos meydanında büyük bir kalabalık mevcuttu. Kodoman tipli göbekl iadamın teki çıkmış ulusa sesleniş yapıyordu. Adamın ne konuştuğunu anlamak için kalabalığın içine girdim. Adam arzın çocuklarıyla girilen savaşta çok fazla şehit verildiğini filan söyleyip milleti galeyyana getiriyordu. O sırada kalabalığın arasından provokatör bir grup şehitler ölmez lodos bölünmez naralarıyla sağa sola saldırmaya başlamıştı. Adamın bahsettiği arzın çocukları ve savaş aklıma takılmıştı. Böyle bir savaş varsa bende ait olduğum bu topraklar için kanımın son damlasına kadar savaşacaktım. O sırada ileriden bir kişi bana doğru bağırdı. Kardeş boss var gel bir el atta yatıralım yere dedi. Boss nedir ne değildir bilmiyordum ama adama hayır demek bizim fıtratımızda yoktur. Tamam birader dedim taktı beni peşine bir süre gittik tırsmadım değil bizim iffete filan bi zarar vermeye çalışır. Sonra ileriye bir baktım böyle 15-20 metre ağzında elektrik olan bir yaratık. Adamla başladık vurmaya patır kütür giriyoruz arada bir pot içiyorum yoksa imkanı yok dayanamam adam kalıplı birşey pek gerek duymuyor pota neyse bu öldü bana lazım değil dedi ve bir kolye verdi. Beni de Loncasına davet etti kabul ettim. Artık birlikte takılırız filan dedi meydana döndük. +++++++++++++
auril & DoubleLift




