Fan art kisa hikaye
Gönderilme zamanı: 15 Kas 2011 22:06
Yarı baygın bir şekilde evine varmıştı.Merdivenleri çıkarken gün hiç bitmeyecek gibi geliyordu.Yatağını görünce yüzünde küçük bir tebessüm oluştu.Kılıcını yatağının ucundaki masaya koydu.Zırhını dolabına astı ve direk yatağa girdi.Çok yorgundu ve yarın yeniden yorulacağını biliyordu çünkü o da artık Teşkilat Neferi idi.Bıkmadan,Usanmadan görevlerini yapmaya başlamıştı.En pis dar sokaklardan Eski uygarlıkların zengin yaşamlarına kadar herşeyi görmüştü.Sıra domuz'a gelmişti,Yer altının en zengini idi hatta o kadar zengindi ki kendi şehri domuzkent’i kurmuştu.Görevlerine devam etti.Sonunda beklenen oldu,Kendisine intihar görevi gelmişti.Yeraltı Halkının yakınından bile geçmeye korktuğu Kadim Hidrayı öldürmekti görevi.Duyduğu efsanelere göre Lodos klanının eski lideri Balyoz Nazımın 4 başından bir tanesini kopardığı mahlukat ve şimdi ondan bu tehlikeyi ortadan kaldırması isteniyordu korktu,eve gidip bunu düşüneceğini belirtip evine doğru yola koyuldu.Nasıl yapacaktı ? Ama bir anda yeraltı ve yerüstü halkını düşünerek bir karar verdi.Ertesi sabah yataktan hızlıca kalktı.Zırhını ve kılıcını kuşanarak direk tüm arkadaşlarının kapılarını çaldı,onlara saat tam 12 de Antrepo'da toplanmalarını söyledi.saat 12 yi 5 geçiyordu ki antreponun kapıları son kez açıldı.Son misafir de gelmiş idi.Sayıları yaklaşık 60 kişi idi.Arkadaşlarının hepsinin burada olduğunun farkına varınca kürsüye pekde emin olmayan adımlarla ilerledi ve derin bir iç çekerek konuşmasına başlayacaktı ki ağzından sadece 2 kelime çıkabildi "Kadim Hidra". Antrepoda bir sessizlik oluştu fakat bu pek de uzun sürmedi.Antrepoda çok gürültü oluşmuştu.Sonunda dayanamadı ve "Susun" diye bağırdı.Arkasından şu cümleleri kurdu :"Bunun bir intahar gibi geldiğini biliyorum ama yeraltında ölmüş olan küçük kardeşlerimizi düşünün.Biz bu kaos'a bir son vermezsek daha fazla ölenler olacaktır.Ben oraya tek başıma olsam dahi gideceğim.Şimdi benimle misiniz? Yoksa değil misiniz?" dedi. En yakın arkadaşının da dahil oldugu sayıları yaklaşık 25 kişi olan bir grup yanlarından ayrıldı.Bu onun için bir hayal kırıklığı olmuştu.Arkadaşlarına akşam namazı vaktinde yola çıkacaklarını ve hazırlıklarını yapıp tekrar Antrepoda buluşmak istediğini belirtip evine doğru yola koyuldu.Akşam namazı vaktinde Antrepoya ilk gelen o olmuştu.Herkes toplanınca Eminönü camisinde namazlarını kılıp yola koyuldular.Sonunda Bab-ı ali ye ulaşmışlardı.Yeraltına inen merdivene ulaşmak için kapakları açınca sanki Cehennemi görmüş gibiydi.Domuzkent'e giderken yaklaşık 20 kişilik bir grup gördü.Başlarında en iyi arkadaşı vardı ve arkadaşı ona :"Nerede kaldınız?" diyince yüzünde küçük bir tebessüm oluştu.Hep beraber önce Domuzkent’e oradan 3 saat sonrada Kadim hidraya ulaşmışlardı ve beklenen oldu Kadim hidraya ilk darbe gelmişti,ellerinde avuçlarında ne varsa her şey buna bağlı idi.Herkes elinden geleni yapıyordu.Hidra yorulmuştu fakat direndi.Ayağını yere vurdu yukarıdan taşlar,Kayalar dökülüyordu.Büyücüler anında etrafı soğuttu.Buz onları korumuştu.Hidra artık çok yorgundu ve son gücü ile ona vurdu savasçı hidrayla beraber yere düştü.Terlemeye başladı zırhı ona ağırlık yapıyordu güçlükle çıkardı,Eldivenleri ise bileklerini sıkıyor sanki damarlarını parçalıyordu onlarıda çıkardı.Sanki içi parçalanıyordu ağızından kan gelmeye başlamıştı zehirlenmişti.Savaşçı oracıktı hayata gözlerini yumdu.
Naaşı yeraltından,Eminönü mezarlığına alındı.Ruhu Şad olsun.
Yusuf ÖZKAYNAK
Biraz kisa oldu cunku 3000 kelime degil 3000 harf olarak okumusum
Naaşı yeraltından,Eminönü mezarlığına alındı.Ruhu Şad olsun.
Yusuf ÖZKAYNAK
Biraz kisa oldu cunku 3000 kelime degil 3000 harf olarak okumusum