Zam Değil, Oyunun Devamlılığı Konuşulmalı
Gönderilme zamanı: 08 Oca 2026 03:33
İKV Akçe fiyatlarına yapılan zam üzerinden tepkiler görüyorum. Açık konuşmak gerekirse, bu tepkilerin büyük kısmı duygusal reflekslerden ibaret ve işin bütününe bakılmadan yapılıyor.
İKV Akçe fiyatlarının “pahalı” olduğu yönündeki söylemleri açıkçası gerçekçi bulmuyorum. Rakamlar ortada ve günümüz şartlarıyla yan yana koyduğumuzda tablo gayet net.
Şu an:
3 aylık Plus: 490 TL
5500 Akçe: 570 TL
Yani toplamda, üç ay boyunca oyunun tüm Plus avantajlarından yararlanıp, üzerine ciddi bir Akçe miktarına sahip olmanın maliyeti yaklaşık 1060 TL. Bunu bugünün koşullarında değerlendirmek gerekiyor.
Günümüzde:
Tek bir AAA oyunun fiyatı 2000–3500 TL bandında,
Bir akşam dışarı çıkıp yemek yemenin maliyeti 800–1850 TL,
Aylık dijital platform üyelikleri bile ciddi rakamlara ulaşmış durumda.
Bu tabloda, 3 ay aktif oyun deneyimi + Plus avantajları + Akçe için ödenen bedelin “aşırı” olduğunu söylemek bana göre doğru değil,
Öncelikle şunu netleştirelim:
İKV bugün hala ayaktaysa, bu bir tesadüf değil. Sunucu, altyapı, güvenlik, geliştirme, destek ve operasyonel maliyetler yıllar öncesine göre katlanarak arttı. Döviz kuru, hizmet bedelleri, yazılım ve donanım giderleri ortadayken, “hiçbir şey değişmeden her şey aynı kalsın” beklentisi gerçekçi değil.
Akçe zammı “oyuncudan para koparma” refleksiyle yapılmış bir karar gibi sunuluyor ama bu eksik ve yüzeysel bir okuma. Tam tersine, bu tarz düzenlemeler genelde:
Oyunun sürdürülebilirliğini sağlamak,
Kaçınılmaz maliyet artışlarını dengelemek,
Uzun vadede hizmetin devamını garanti altına almak
için yapılır.
Ayrıca şunu da görmek lazım:
Son dönemde yönetim sadece fiyat düzenlemesi yapmadı; bug’lara müdahale edildi, sistemsel açıklar kapatıldı, iletişim arttı, geri bildirimler dikkate alındı. Yani tek taraflı bir “zam” değil, genel bir toparlama süreci var.
“Zam geldi, oyun bitecek” söylemi de geçmişte defalarca duyduğumuz ama hiçbir zaman gerçekleşmeyen bir kehanet. Oyuncular oyunu sadece fiyatla değil; denge, adalet, oynanabilirlik ve topluluk ile değerlendirir. Eğer oyun gerçekten değer üretmeye devam ediyorsa, bu tür düzenlemeler tek başına belirleyici olmaz.
Eleştiri elbette yapılmalı. Ancak eleştirinin gerçekçi, ölçülü ve bütün tabloyu gören bir yerden yapılması gerekir. Her düzenlemeyi “kötü niyet” etiketiyle yaftalamak, ne oyuna ne de topluluğa katkı sağlar.
Özetle:
Bu zam kararı hoşumuza gitmeyebilir ama anlaşılabilir ve yönetilebilir bir karar. Oyunun ayakta kalmasını istiyorsak, sadece “benim cebim” değil, oyunun geleceği üzerinden de düşünmeyi öğrenmemiz gerekiyor.
Biraz sakinlik, biraz gerçekçilik ve biraz da süreçleri izleme sabrı…
Zaman her şeyin cevabını net şekilde verecektir.
İKV Akçe fiyatlarının “pahalı” olduğu yönündeki söylemleri açıkçası gerçekçi bulmuyorum. Rakamlar ortada ve günümüz şartlarıyla yan yana koyduğumuzda tablo gayet net.
Şu an:
3 aylık Plus: 490 TL
5500 Akçe: 570 TL
Yani toplamda, üç ay boyunca oyunun tüm Plus avantajlarından yararlanıp, üzerine ciddi bir Akçe miktarına sahip olmanın maliyeti yaklaşık 1060 TL. Bunu bugünün koşullarında değerlendirmek gerekiyor.
Günümüzde:
Tek bir AAA oyunun fiyatı 2000–3500 TL bandında,
Bir akşam dışarı çıkıp yemek yemenin maliyeti 800–1850 TL,
Aylık dijital platform üyelikleri bile ciddi rakamlara ulaşmış durumda.
Bu tabloda, 3 ay aktif oyun deneyimi + Plus avantajları + Akçe için ödenen bedelin “aşırı” olduğunu söylemek bana göre doğru değil,
Öncelikle şunu netleştirelim:
İKV bugün hala ayaktaysa, bu bir tesadüf değil. Sunucu, altyapı, güvenlik, geliştirme, destek ve operasyonel maliyetler yıllar öncesine göre katlanarak arttı. Döviz kuru, hizmet bedelleri, yazılım ve donanım giderleri ortadayken, “hiçbir şey değişmeden her şey aynı kalsın” beklentisi gerçekçi değil.
Akçe zammı “oyuncudan para koparma” refleksiyle yapılmış bir karar gibi sunuluyor ama bu eksik ve yüzeysel bir okuma. Tam tersine, bu tarz düzenlemeler genelde:
Oyunun sürdürülebilirliğini sağlamak,
Kaçınılmaz maliyet artışlarını dengelemek,
Uzun vadede hizmetin devamını garanti altına almak
için yapılır.
Ayrıca şunu da görmek lazım:
Son dönemde yönetim sadece fiyat düzenlemesi yapmadı; bug’lara müdahale edildi, sistemsel açıklar kapatıldı, iletişim arttı, geri bildirimler dikkate alındı. Yani tek taraflı bir “zam” değil, genel bir toparlama süreci var.
“Zam geldi, oyun bitecek” söylemi de geçmişte defalarca duyduğumuz ama hiçbir zaman gerçekleşmeyen bir kehanet. Oyuncular oyunu sadece fiyatla değil; denge, adalet, oynanabilirlik ve topluluk ile değerlendirir. Eğer oyun gerçekten değer üretmeye devam ediyorsa, bu tür düzenlemeler tek başına belirleyici olmaz.
Eleştiri elbette yapılmalı. Ancak eleştirinin gerçekçi, ölçülü ve bütün tabloyu gören bir yerden yapılması gerekir. Her düzenlemeyi “kötü niyet” etiketiyle yaftalamak, ne oyuna ne de topluluğa katkı sağlar.
Özetle:
Bu zam kararı hoşumuza gitmeyebilir ama anlaşılabilir ve yönetilebilir bir karar. Oyunun ayakta kalmasını istiyorsak, sadece “benim cebim” değil, oyunun geleceği üzerinden de düşünmeyi öğrenmemiz gerekiyor.
Biraz sakinlik, biraz gerçekçilik ve biraz da süreçleri izleme sabrı…
Zaman her şeyin cevabını net şekilde verecektir.