Demek ki neymiş?
Gönderilme zamanı: 20 Ara 2018 05:27
Değişim, dönüşüm her zaman iyi değilmiş.
Bunu Büyük Hol kapısı klanlar tarafından ayyuka çıkarıldığında düşünecektik, gelenekçi olacaktık, o kapının girişine beton döküp full itemlı karakterlerimizle Gaffar Bey’i ziyaret etmeye devam edecektik.
Zaten halihazırda yer sıkıntısı çektiğimiz envanterimizde kırmızı mavi yuvalar belirdiğinde hissetmeliydik birşeylerin yanlış olduğunu, geri dönüşü olmayan bir yola girdiğimizi.
Sen! Kraliçe Tırtıl keserken Düşünen Adam kesmekten aldığın zevki aldın mı?
Sen! GBZlerin yanında aramadın mı Motorin reyizin kızıl sakallı “kuğul” duruşunu?
Sen! Hiç mi anımsamadın fütursuzca katledilirken Kenan’ın söylediklerini?
Sen! Nasıl da silip attın kafandan bir kaçak elektrik uğruna Zahir ile son bulan katliamlarını?
Utanmıyor musun şimdi Migrat’a ettiğin ihanet yüzünden? Yılan dolu kuyuları temizlemek, kadim imparatorluğun kadim gladyatörlerinden birini alt etmek, cehennem tazılarıyla ölüme bir adım daha yaklaşmak, beyaz şapkalı adam... Junon.
Ya Çemberlitaş’a adım attığın o gün? Hani canla başla iyi birşeyler yaptığına inandırmıştın kendini.Uçan sandalyesinden Stuart beyefendiyi düşürdün önce yere.Ardına bile bakmadın Beyaz Büyücü’nün Kalfalarını,Çıraklarını kömüre çevirirken.Doğru ya, Gaffar Bey daha kızının yasını tutmaya fırsat bulamadan ihanetini tamamladın orada.Kalfaların iniltisi mi kendine getirecekti seni?
Sen Nefer, kuduz bir köpekten başka hiçbir şey değildin.Kafanı nereye çevirdilerse oraya saldırdın, yerle bir ettin.Erg beynini ele geçirmişken, sürünmeliydin enkaza çevirdiğin yerlerde.Öyle ki, ölüm bile senin için kolay bir kaçıştı bu yaptıklarından.
Şimdi sen Nefer, çok büyük işler başarmış bir savaş kahramanı zannediyorsun kendini,kâh Karaköy sokaklarında Fareadam biçiyorsun kâh zeplinden bozma bir batakhanede Erg ile kafa buluyorsun fütursuzca.Şimdi anladın mı kıyametin aslında ne demek olduğunu?
Bunu Büyük Hol kapısı klanlar tarafından ayyuka çıkarıldığında düşünecektik, gelenekçi olacaktık, o kapının girişine beton döküp full itemlı karakterlerimizle Gaffar Bey’i ziyaret etmeye devam edecektik.
Zaten halihazırda yer sıkıntısı çektiğimiz envanterimizde kırmızı mavi yuvalar belirdiğinde hissetmeliydik birşeylerin yanlış olduğunu, geri dönüşü olmayan bir yola girdiğimizi.
Sen! Kraliçe Tırtıl keserken Düşünen Adam kesmekten aldığın zevki aldın mı?
Sen! GBZlerin yanında aramadın mı Motorin reyizin kızıl sakallı “kuğul” duruşunu?
Sen! Hiç mi anımsamadın fütursuzca katledilirken Kenan’ın söylediklerini?
Sen! Nasıl da silip attın kafandan bir kaçak elektrik uğruna Zahir ile son bulan katliamlarını?
Utanmıyor musun şimdi Migrat’a ettiğin ihanet yüzünden? Yılan dolu kuyuları temizlemek, kadim imparatorluğun kadim gladyatörlerinden birini alt etmek, cehennem tazılarıyla ölüme bir adım daha yaklaşmak, beyaz şapkalı adam... Junon.
Ya Çemberlitaş’a adım attığın o gün? Hani canla başla iyi birşeyler yaptığına inandırmıştın kendini.Uçan sandalyesinden Stuart beyefendiyi düşürdün önce yere.Ardına bile bakmadın Beyaz Büyücü’nün Kalfalarını,Çıraklarını kömüre çevirirken.Doğru ya, Gaffar Bey daha kızının yasını tutmaya fırsat bulamadan ihanetini tamamladın orada.Kalfaların iniltisi mi kendine getirecekti seni?
Sen Nefer, kuduz bir köpekten başka hiçbir şey değildin.Kafanı nereye çevirdilerse oraya saldırdın, yerle bir ettin.Erg beynini ele geçirmişken, sürünmeliydin enkaza çevirdiğin yerlerde.Öyle ki, ölüm bile senin için kolay bir kaçıştı bu yaptıklarından.
Şimdi sen Nefer, çok büyük işler başarmış bir savaş kahramanı zannediyorsun kendini,kâh Karaköy sokaklarında Fareadam biçiyorsun kâh zeplinden bozma bir batakhanede Erg ile kafa buluyorsun fütursuzca.Şimdi anladın mı kıyametin aslında ne demek olduğunu?