Kuklacı ve Erg İlişkisi
Gönderilme zamanı: 30 Oca 2018 20:58
Merhabalar, iyi akşamlar.
Öncelikle selamlar. Güncellemenin geleceği şu aylarda herkes meraktan çatlıyor. Bendeniz Reta da, ilgili video yayınlandıktan sonra dehşete düştüm! Herkes saçma isyanlarda kendini, yönetime bir öncü gibi gösterme girişiminde iken, sabreden dervişler sabır taşı çatlatmaya devam ediyor.
Her neyse, gelelim konu başlığımıza... Efendim, konu başlığında anlayacağınız kadarı ile bir bağlantı kuracağız. Naçiz tavsiyem. Kuklacı, oyun içerisindeki en önemli faktörlerden biri. Kimileri için pek önem arz etmese de aslında bence en başından beri bizimle olan biriydi. Nasıl? Öncesine bir bakalım.
Tarihçe'de, Beyaz Köşk oluşumunda adı altın harflerle kazınan, Eminönü'nün önde gelen zeki gençlerine büyüler öğreterek onların kıdemlilerini Beyaz Büyücülüğe terfi ettiren bu maskeli gizli şahıs, Fare Adam büyüleri ile ilgilenerek Eminönü güvenliği için uğraşmış ancak Mansur Bey'in ölümünün ardından hayatı boşlayarak, yanına aldığı birkaç tecrübeli Fare Adamla Eminönü'nden ayrılmıştı. Öncesinde, dediğimiz gibi Azat Efendi, Gaffar Bey ve ismi sadece -belki de şimdilik- tarihçede yer almış Mustafa Bey ile Şarapçı'yı yetiştirmişti.
İşte olaylar burada kopuyor! Gaffar Bey, bilindiği üzere Erg üstadı. Erg de, belirli bir ölçüde kullanıldığında yararlı ancak fazlası insanı deli eden, kimini de hülyalara sürükleyen bir güç. Gaffar Bey'in, Kuklacı'ya olan saygınlığı, bağlılığı ve sadakatini de biliyoruz. Bkz: Odasındaki Kukla Tablosu.
Efendim, efendim... Büyücülüğü, ustasından öğrenmiş adam, Erg'i de böyle öğrenmiş olabilir. Tabi bunun gelişmesinde Eskiler de yer almakta. Eskilerin yardımıyla dünya ırkı adına yeni bir düzen kurmak istese de biz bunu İstihbarat'taki hainler yüzünden baltalamış olduk.
Gaffar Bey bize ölürken "Hayatımdaki son eğlence,seni biraz akıllandırmak olacak.Yazık,öyle yeteneklisin ki,sanki Erg'in içerisinde,ona biçim vermek için yaratılmışsın.Şimdi kimbilir nerelerde olan Kuklacı seni 50 sene önce görseydi,"işte"derdi,"yetenek bu olmalı." ve ölürken söylediği "Ancak şimdi öyle bir yere gideceksin ki,ölmekten beter olacaksın.Buradan tek bir çıkış var.O da benim istediğim şekilde.Senin için her şeyi ayarladım.Ruhunun yolunu izlemekten başka çaren yok.Onlar...Gene kazanamadılar..." sözleri dikkatimizi çekmekte. Ruhumuzun izlemesini istediği yol bariz bizi azap ettiği Erg'ti. Bu Erg, bizi ileride baka birine dönüştürmeye başladı.
Arada dalgınlaşıyoruz, bazen kendi kendimize konuşuyorduk. Ancak daima bunun biz olmadığını biliyorduk. Bunları bize yaptıranın, bize deli seması yaşatan Erg olduğunun da farkındayız. Peki ya nerede Kuklacı?
"Ama geleceğin ya bu canavar ya da yok. Sözlerimi dinle,yaratığa dönüşmen gerekiyor. Tıpkı benim gibi. Dahası yok." sözünü hatırlıyor muyuz? Hol Bölgesi'nde yer alan, Kablosuz [49] görevinden bir söz bu. Ayrıca İKV Müzikleri arasında 'Dahası Yok' adlı müzikte de yer alıyor. Görevde, Irkların bulunduğu yerde bir telefon görüyoruz. Telefonla etkileşime geçtiğimizde bir takım yüzleşme sefası yaşıyoruz. Ses kesildiğinde ise telefonun kablosunun olmadığını görüyoruz. Sonra yolumuza devam ediyoruz.
Konunun burada netleştiğini düşünüyorum. Ses, canavara dönüşmemizi istiyor. Yani kafamızın içine hapsolmuş bu sesin, naçiz önerimle Kuklacı olduğunu düşünüyorum. Zamanında kendisinin yaptığı hatalarla ortadan kaybolduğu ve şimdi de bize seslendiğini anlıyoruz. Fare Adam deneylerinin başta başarılı iken daha sonra bir kabusa döndüğünden ötürü yemediği hakaret kalmamıştı. Bizim de Çemberlitaş vakasından sonra bu durumun benzerini yaşadığını görüyoruz. Bu vicdan muhasebesinin yaşandığını düşündüğüm bu fikrimde, sizler ne düşünüyorsunuz?
Öncelikle selamlar. Güncellemenin geleceği şu aylarda herkes meraktan çatlıyor. Bendeniz Reta da, ilgili video yayınlandıktan sonra dehşete düştüm! Herkes saçma isyanlarda kendini, yönetime bir öncü gibi gösterme girişiminde iken, sabreden dervişler sabır taşı çatlatmaya devam ediyor.
Her neyse, gelelim konu başlığımıza... Efendim, konu başlığında anlayacağınız kadarı ile bir bağlantı kuracağız. Naçiz tavsiyem. Kuklacı, oyun içerisindeki en önemli faktörlerden biri. Kimileri için pek önem arz etmese de aslında bence en başından beri bizimle olan biriydi. Nasıl? Öncesine bir bakalım.
Tarihçe'de, Beyaz Köşk oluşumunda adı altın harflerle kazınan, Eminönü'nün önde gelen zeki gençlerine büyüler öğreterek onların kıdemlilerini Beyaz Büyücülüğe terfi ettiren bu maskeli gizli şahıs, Fare Adam büyüleri ile ilgilenerek Eminönü güvenliği için uğraşmış ancak Mansur Bey'in ölümünün ardından hayatı boşlayarak, yanına aldığı birkaç tecrübeli Fare Adamla Eminönü'nden ayrılmıştı. Öncesinde, dediğimiz gibi Azat Efendi, Gaffar Bey ve ismi sadece -belki de şimdilik- tarihçede yer almış Mustafa Bey ile Şarapçı'yı yetiştirmişti.
İşte olaylar burada kopuyor! Gaffar Bey, bilindiği üzere Erg üstadı. Erg de, belirli bir ölçüde kullanıldığında yararlı ancak fazlası insanı deli eden, kimini de hülyalara sürükleyen bir güç. Gaffar Bey'in, Kuklacı'ya olan saygınlığı, bağlılığı ve sadakatini de biliyoruz. Bkz: Odasındaki Kukla Tablosu.
Efendim, efendim... Büyücülüğü, ustasından öğrenmiş adam, Erg'i de böyle öğrenmiş olabilir. Tabi bunun gelişmesinde Eskiler de yer almakta. Eskilerin yardımıyla dünya ırkı adına yeni bir düzen kurmak istese de biz bunu İstihbarat'taki hainler yüzünden baltalamış olduk.
Gaffar Bey bize ölürken "Hayatımdaki son eğlence,seni biraz akıllandırmak olacak.Yazık,öyle yeteneklisin ki,sanki Erg'in içerisinde,ona biçim vermek için yaratılmışsın.Şimdi kimbilir nerelerde olan Kuklacı seni 50 sene önce görseydi,"işte"derdi,"yetenek bu olmalı." ve ölürken söylediği "Ancak şimdi öyle bir yere gideceksin ki,ölmekten beter olacaksın.Buradan tek bir çıkış var.O da benim istediğim şekilde.Senin için her şeyi ayarladım.Ruhunun yolunu izlemekten başka çaren yok.Onlar...Gene kazanamadılar..." sözleri dikkatimizi çekmekte. Ruhumuzun izlemesini istediği yol bariz bizi azap ettiği Erg'ti. Bu Erg, bizi ileride baka birine dönüştürmeye başladı.
Arada dalgınlaşıyoruz, bazen kendi kendimize konuşuyorduk. Ancak daima bunun biz olmadığını biliyorduk. Bunları bize yaptıranın, bize deli seması yaşatan Erg olduğunun da farkındayız. Peki ya nerede Kuklacı?
"Ama geleceğin ya bu canavar ya da yok. Sözlerimi dinle,yaratığa dönüşmen gerekiyor. Tıpkı benim gibi. Dahası yok." sözünü hatırlıyor muyuz? Hol Bölgesi'nde yer alan, Kablosuz [49] görevinden bir söz bu. Ayrıca İKV Müzikleri arasında 'Dahası Yok' adlı müzikte de yer alıyor. Görevde, Irkların bulunduğu yerde bir telefon görüyoruz. Telefonla etkileşime geçtiğimizde bir takım yüzleşme sefası yaşıyoruz. Ses kesildiğinde ise telefonun kablosunun olmadığını görüyoruz. Sonra yolumuza devam ediyoruz.
Konunun burada netleştiğini düşünüyorum. Ses, canavara dönüşmemizi istiyor. Yani kafamızın içine hapsolmuş bu sesin, naçiz önerimle Kuklacı olduğunu düşünüyorum. Zamanında kendisinin yaptığı hatalarla ortadan kaybolduğu ve şimdi de bize seslendiğini anlıyoruz. Fare Adam deneylerinin başta başarılı iken daha sonra bir kabusa döndüğünden ötürü yemediği hakaret kalmamıştı. Bizim de Çemberlitaş vakasından sonra bu durumun benzerini yaşadığını görüyoruz. Bu vicdan muhasebesinin yaşandığını düşündüğüm bu fikrimde, sizler ne düşünüyorsunuz?
