1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Sivri Ada'yı (Hayırsız Ada) Tanıyalım

Gönderilme zamanı: 26 Tem 2014 23:20
gönderen Sora
Oyunda ve oyun hikayesinde büyük yer edinmiş olan Sivri Ada hakkında sohbet ve bilgi paylaşımı için bu konuyu açtım.

Resim

İstanbul Kıyamet Vakti'nin resmi sitesinde yer alan hikayeler ve bilgilenmeler doğrultusunda Sivri Ada hakkında bir kaç bilgi mevcut. Fakat bunu sohbet ve bilgi haline getirmek için biraz bilgi aktarmak istiyorum. Bir kaç resmi bilgilendirmenin ardından konuyu muhabbet ile sürdürebiliriz.

1-) Sivriada & Sivri ada nedir ?

Sivriada, Marmara Denizi'nde, Hayırsızadalar'ın İstanbul'a en yakın, Adalar'a en uzak ve en batıda olanıdır. Ayrıca İstanbul sahili yani Fenerbahçe Burnuna 11 kilometre uzaklıktadır.

2-) İsmi neden Hayırsız Ada olarak süregelmiştir ?

Öncesine bizans döneminde, adada din adamları ve imparatorların sürgüne gönderildiği rivayet edilir. Ayrıca oyunda olduğu gibi gerçektede adanın tepesinde bir deniz feneri vardır.

Resim
Fakat bunlardan en büyük olayı size anlatmak istiyorum :[/b]

Osmanlı döneminde sokak köpeklerinin İstanbul sokaklarında aşırı derecede çoğalmasından dolayı bütün köpekler toplanılıp bu adaya gönderilmiştir. Ardından halk, bu köpeklerin uğur getirdiğini düşünüp padişaha bildirmiştir. Ve köpekler tekrar getirilmiştir. Yeni padişahın başa geçmesinden sonra Kuduz bahanesiyle tekrar gönderilmişlerdir. 80 bin köpek açlıktan birbirini yemiştir ve yaşamlarını burada yitirmişlerdir. Kimisi tepeye tırmanmıştır kimiside sıcaktan ölmemek için suda yüzmeye çabalamıştır. Fakat yinede bütün bunlar hazin bir son ile sonlanmıştır.

Resim

Re: Sivri Ada'yı (Hayırsız Ada) Tanıyalım

Gönderilme zamanı: 26 Tem 2014 23:21
gönderen mobilsorun
Lanet olası tazılar ..

Re: Sivri Ada'yı (Hayırsız Ada) Tanıyalım

Gönderilme zamanı: 26 Tem 2014 23:24
gönderen Sora
mobilsorun yazdı:Lanet olası tazılar ..
Konuyu düzenledim ve köpekler ile ilgili olan olayı bizzat kendim anlattım. :)

Re: Sivri Ada'yı (Hayırsız Ada) Tanıyalım

Gönderilme zamanı: 26 Tem 2014 23:46
gönderen BilgeTonyukuk
Selamun aleyküm;

Çok hoş sohbet konuları oluşturuyorsunuz, öncelikle tebrik ederim. Fakat bilgilendirmeleri yaparken kullandığınız kaynakların isimlerini, yazarlarını ve de kaynakçasını belirtirseniz daha hoş olur. Zira internetten aldığınız her bilginin doğruluk payı tartışmaya açıktır. Tarihçi kimliğimden gelen hassasiyet yüzünden konunuzda bir kaç düzeltmeye gitmek istiyorum;

Köpek gibi kuduz hastalığı bulaştıran, yeri geldi mi ölümcül ve saldırgan olabilen hayvanların sürgünleri, katliamları, itlaf ve imhaları tarihte yüzlerce devlet tarafından yapılmıştır. Bunun ilk örneği Osmanlı Devleti'nde yaşanmamıştır. Zira Hayırsız Ada, Bizans döneminde de köpekler için sürgün yeri olarak kullanılmıştır. İkinci Mahmud zamanında yine nüfusları artan ve hastalık bulaştırmaya başlayan köpeklerin, Hayırsız Ada'ya sürgününe karar verilmiştir. Fakat halk buna karşı çıkarak, hayvanlara eziyet etmenin uğursuzluk getireceğini öne sürmüştür. Ve İkinci Mahmud kararından vazgeçmiştir. 1910 yılında o zamanki unvanı "Şehremini" yani bugünkü deyişle Belediye Başkanı olan Suphi Bey köpeklerin durumundan rahatsız olarak bir kaç gün içerisinde 80.000'e yakın köpeği toplattırmış, ve Hayırsız Ada'ya sürgüne göndermiştir. Elimizdeki coğrafik ve harita bilgilerine baktığımızda o yıllarda Hayırsız Ada'nın kayalıklardan mürekkep, tek bir dikili ağacı bile olmayan bir yer olduğu görülüyor. Nitekim 80.000 köpek açlıktan birbirini yiyerek, iniltileriyle taa İstanbul'u inleterek hazin bir biçimde can vermiştir.
*

Tarih, çok hassas ve ince bir ilimdir. Öyledir ki, birilerini suçlamak veya yüceltmek için tek bir cümle yeterlidir. Delinin birisi kuyuya bir taş atar, kırk tane akıllı onu çıkaramaz misali. Ecdadımızı, atalarımızı suçlamak bize bir getiri sağlamaz, aksine bugün onları suçlayanların ekmeğine yağ sürer. Birilerini, hele ki bir padişahı ithamda bırakmadan önce, iyi düşününüz. İşin kul hakkı boyutuna girmiyorum bile, çünkü bahsedilen kişiler çoktan göçüp gitmiş, ve haklarında söylediğiniz şeyler yanlış ise helallik alınması mümkün olmayan kişiler. Şahsınıza ithamda bulunmuyor, yanlış bilgiyi düzeltmeye çalışıyorum. :) Umarım anlamışınızdır, sevgilerimle.

*Osman Gâzi'den Sultan Vahîdüddîn Han'a Osmanlı Tarihi, Çamlıca Yayınları, İstanbul, 2012.

Re: Sivri Ada'yı (Hayırsız Ada) Tanıyalım

Gönderilme zamanı: 26 Tem 2014 23:50
gönderen HeaDSHoT
BilgeTonyukuk yazdı:Selamun aleyküm;

Çok hoş sohbet konuları oluşturuyorsunuz, öncelikle tebrik ederim. Fakat bilgilendirmeleri yaparken kullandığınız kaynakların isimlerini, yazarlarını ve de kaynakçasını belirtirseniz daha hoş olur. Zira internetten aldığınız her bilginin doğruluk payı tartışmaya açıktır. Tarihçi kimliğimden gelen hassasiyet yüzünden konunuzda bir kaç düzeltmeye gitmek istiyorum;

Köpek gibi kuduz hastalığı bulaştıran, yeri geldi mi ölümcül ve saldırgan olabilen hayvanların sürgünleri, katliamları, itlaf ve imhaları tarihte yüzlerce devlet tarafından yapılmıştır. Bunun ilk örneği Osmanlı Devleti'nde yaşanmamıştır. Zira Hayırsız Ada, Bizans döneminde de köpekler için sürgün yeri olarak kullanılmıştır. İkinci Mahmud zamanında yine nüfusları artan ve hastalık bulaştırmaya başlayan köpeklerin, Hayırsız Ada'ya sürgününe karar verilmiştir. Fakat halk buna karşı çıkarak, hayvanlara eziyet etmenin uğursuzluk getireceğini öne sürmüştür. Ve İkinci Mahmud kararından vazgeçmiştir. 1910 yılında o zamanki unvanı "Şehremini" yani bugünkü deyişle Belediye Başkanı olan Suphi Bey köpeklerin durumundan rahatsız olarak bir kaç gün içerisinde 80.000'e yakın köpeği toplattırmış, ve Hayırsız Ada'ya sürgüne göndermiştir. Elimizdeki coğrafik ve harita bilgilerine baktığımızda o yıllarda Hayırsız Ada'nın kayalıklardan mürekkep, tek bir dikili ağacı bile olmayan bir yer olduğu görülüyor. Nitekim 80.000 köpek açlıktan birbirini yiyerek, iniltileriyle taa İstanbul'u inleterek hazin bir biçimde can vermiştir.
*

Tarih, çok hassas ve ince bir ilimdir. Öyledir ki, birilerini suçlamak veya yüceltmek için tek bir cümle yeterlidir. Delinin birisi kuyuya bir taş atar, kırk tane akıllı onu çıkaramaz misali. Ecdadımızı, atalarımızı suçlamak bize bir getiri sağlamaz, aksine bugün onları suçlayanların ekmeğine yağ sürer. Birilerini, hele ki bir padişahı ithamda bırakmadan önce, iyi düşününüz. İşin kul hakkı boyutuna girmiyorum bile, çünkü bahsedilen kişiler çoktan göçüp gitmiş, ve haklarında söylediğiniz şeyler yanlış ise helallik alınması mümkün olmayan kişiler. Şahsınıza ithamda bulunmuyor, yanlış bilgiyi düzeltmeye çalışıyorum. :) Umarım anlamışınızdır, sevgilerimle.

*Osman Gâzi'den Sultan Vahîdüddîn Han'a Osmanlı Tarihi, Çamlıca Yayınları, İstanbul, 2012.
Emeğine sağlık.

Re: Sivri Ada'yı (Hayırsız Ada) Tanıyalım

Gönderilme zamanı: 26 Tem 2014 23:52
gönderen Sora
BilgeTonyukuk yazdı:Selamun aleyküm;

Çok hoş sohbet konuları oluşturuyorsunuz, öncelikle tebrik ederim. Fakat bilgilendirmeleri yaparken kullandığınız kaynakların isimlerini, yazarlarını ve de kaynakçasını belirtirseniz daha hoş olur. Zira internetten aldığınız her bilginin doğruluk payı tartışmaya açıktır. Tarihçi kimliğimden gelen hassasiyet yüzünden konunuzda bir kaç düzeltmeye gitmek istiyorum;

Köpek gibi kuduz hastalığı bulaştıran, yeri geldi mi ölümcül ve saldırgan olabilen hayvanların sürgünleri, katliamları, itlaf ve imhaları tarihte yüzlerce devlet tarafından yapılmıştır. Bunun ilk örneği Osmanlı Devleti'nde yaşanmamıştır. Zira Hayırsız Ada, Bizans döneminde de köpekler için sürgün yeri olarak kullanılmıştır. İkinci Mahmud zamanında yine nüfusları artan ve hastalık bulaştırmaya başlayan köpeklerin, Hayırsız Ada'ya sürgününe karar verilmiştir. Fakat halk buna karşı çıkarak, hayvanlara eziyet etmenin uğursuzluk getireceğini öne sürmüştür. Ve İkinci Mahmud kararından vazgeçmiştir. 1910 yılında o zamanki unvanı "Şehremini" yani bugünkü deyişle Belediye Başkanı olan Suphi Bey köpeklerin durumundan rahatsız olarak bir kaç gün içerisinde 80.000'e yakın köpeği toplattırmış, ve Hayırsız Ada'ya sürgüne göndermiştir. Elimizdeki coğrafik ve harita bilgilerine baktığımızda o yıllarda Hayırsız Ada'nın kayalıklardan mürekkep, tek bir dikili ağacı bile olmayan bir yer olduğu görülüyor. Nitekim 80.000 köpek açlıktan birbirini yiyerek, iniltileriyle taa İstanbul'u inleterek hazin bir biçimde can vermiştir.
*

Tarih, çok hassas ve ince bir ilimdir. Öyledir ki, birilerini suçlamak veya yüceltmek için tek bir cümle yeterlidir. Delinin birisi kuyuya bir taş atar, kırk tane akıllı onu çıkaramaz misali. Ecdadımızı, atalarımızı suçlamak bize bir getiri sağlamaz, aksine bugün onları suçlayanların ekmeğine yağ sürer. Birilerini, hele ki bir padişahı ithamda bırakmadan önce, iyi düşününüz. İşin kul hakkı boyutuna girmiyorum bile, çünkü bahsedilen kişiler çoktan göçüp gitmiş, ve haklarında söylediğiniz şeyler yanlış ise helallik alınması mümkün olmayan kişiler. Şahsınıza ithamda bulunmuyor, yanlış bilgiyi düzeltmeye çalışıyorum. :) Umarım anlamışınızdır, sevgilerimle.

*Osman Gâzi'den Sultan Vahîdüddîn Han'a Osmanlı Tarihi, Çamlıca Yayınları, İstanbul, 2012.
Dediklerinizden ötürü teşekkür ve sizlerden özür diliyorum zira sizleri incittiysem. Yanlış anlaşılmak istemem sebebini söylemek isterim: Konuyu yanlışlıkla erken yayınladım eksikti bu yüzden herkes okuyup es geçmesin diye bir an önce yazmaya gayret ettim daha sonra ek bilgileri yorum olarak gönderecektim. Kimseye suçlamak benim haddime değil teşekkürler :)

Re: Sivri Ada'yı (Hayırsız Ada) Tanıyalım

Gönderilme zamanı: 26 Tem 2014 23:54
gönderen Sora
Ayrıca konuyu düzenliyorum yanlış anlaşıldıysam tekrar kusura bakmayın.

Re: Sivri Ada'yı (Hayırsız Ada) Tanıyalım

Gönderilme zamanı: 27 Tem 2014 00:01
gönderen BilgeTonyukuk
Estağfirullah ahbap özür dilemeni gerektirecek bir durum yok haşa. Kendi ağzınla ne güzel söylemişsin mısralarında;
Sora yazdı:Oyunda ve oyun hikayesinde büyük yer edinmiş olan Sivri Ada hakkında sohbet ve bilgi paylaşımı için bu konuyu açtım.
Sadece bilgi paylaşımı yaptım. Kabahat sizde değil, asla büyüklerime, akranlarıma veyahut bizden sonraki nesillere kızmıyorum. Çünkü en başta bizden öncekileri eğitmiş, bizleri eğiten ve bizden sonrakileri de eğitmekte olan eğitim - öğretim sistemi yanlış. :) Bu ülkede maalesef en zor iş bulan branşlardan birisi de Tarihçiler, neden acaba, bir düşünün bunu. :) Konu amacından sapmasın, tekrar teşekkür ediyorum seviyeli cevapların için, ilgiyle takip ediyorum konunu, sevgilerimle. :)