Oyunun tarihçe kısmında bulunan bir kısa öyküde mısır çarşısının altında şehir meclisi olduğunu yazıyor.Ziya Bey, Nihat Bey gibi kişiler varmış fakat oyun içinde hiçbir görevde hiçbir görev hikayesinde bu kişilerin ismini ben göremedim. O hikaye ;
"Agah Bey önderliğindeki Teşkilat her zamanki tarafsız tutumunu muhafaza ederek, Eminönü'nde yaşam için gerekli temel ihtiyaçları sağlamaya devam etti. Jandarma içersideki eski askerlerden, kimsenin adını bilmediği "Komutan" lakaplı kişi, Teşkilat'ın askeri kolunu yönetmeye başladı. Mısır çarşısı Teşkilat'ın kalbi olmayı sürdürdü.
Şehir Meclisi de geçen zaman içerisinde bir çok değişikliğe uğradı. Ancak İstanbul'un hala en etkili yönetim mekanizması, Mısır Çarşısı altındaki gizli ve çok iyi korunan yer altı salonunda varlığını sürdüren bu meclis. Meclis üyeleri zamanla değişse de, Ziya Bey, Nihat Bey gibi isimler, ilerlemiş yaşlarına rağmen Eminönü politikasında önemli yerlere sahipler.
Klan mevzuatına gelince; İki klanı birbirinden ayıran büyük öfke derinleşmeye devam etti. Artık daha iyi savaşma yeteneğine sahip klanların nüfusları gitgide arttı. Eminönü şehir meclisinin bu konuda tarafsızlığını muhafaza etmek dışında bir alternatifi yoktu. Klan savaşlarını durdurmak için belki de çok geç kalınmıştı."
Bir de fare adamları üreten Mansur Bey'in intiharı üzerine üç sene Beyazköşkü yönetip daha sonra şehri terkeden "Kuklacı" karakteri var.Kuklacı, Mansur Bey'in kuzeni olan Azat Efendi ve Gaffar Bey'e büyüyü öğreten kişiydi yani büyüsü onlardan daha kuvvetli daha yıkıcı gelmesi lazım çünkü Gaffar'ın hocası. Gaffar Bey ilerleyen zamanlarda genç bilgililer ekibini toplayarak kaybedilmiş topraklar olan çemberlitaşa yöneliyordu. Gaffar Bey aslında sanki hain değil içimde öyle bir his var çünkü Gaffar Bey yaratıkların istilasında İstanbul'un kurtulması için çalışan bir beyaz büyücü hatta beyaz büyücülerin en ustası acaba teşkilat mı hain sorusu içimde ister istemez oluyor. Bildiğimiz gibi kuklacı da Meteor bölgesinin batısından 100 kişilik bir fare adam ordusuyla şehri terkediyor. Ada da bulunan bir fare adam köyü var fakat acaba kuklacı oradan mı terketti? Bu da oyunda olmayan ve oyuna daha gelmesi gereken yeniliklerden biri . İşte o hikaye ;
"Mansur Bey'in her şeyden elini ayağını çekmesini takiben Kuklacı Beyaz Köşk'ü yönetmeye başlamıştı. Mansur Bey'in ölümünün ardından, Kuklacı'nın yönetimi resmiyet kazandı. Beyaz Köşk'ün İstanbul üzerindeki otoritesi kendiliğinden sağlamlaşıyordu. Azat Bey , Gaffar bey ve beraberlerindeki Beyaz büyücüler, halk arasında korkulan ve hürmet edilen kişilikler olmuşlardı. Kuklacı, sık sık Azat Bey'in heyecanlı kişiliği tarafından hazırlanan hızlı eylem planlarını olumsuz yanıtlıyordu. Azat Bey özellikle meclisin ve bazı kurumların yararsızlığının sırtlarına bir kambur teşkil ettiğinden yakınıyordu. Kuklacı için ise edinilen bağımsızlık yeterli gibiydi. Uzun uzun, köşkün resim atölyesinde oturuyor ve düşünüyordu. Fazla konuşmuyor, ancak emirlerini kesin bir şekilde ifade ediyordu. Büyüye hemen hemen hiç başvurmuyordu ancak büyünün gizemlerini öğrettiği diğerleri, onda saklı olan potansiyelin son derece farkında idiler. Kuklacı, fare adamların büyü ile ortaya çıkarılmasına ilişkin Mansur Bey'le hazırladığı bütün planları da hala gizli bir yerde koruyordu. Uzun zamandır büyü yoluyla fare adam üretilmemişti. Fare adamlar da zaten kendi aralarında hızla üreyebiliyorlardı dolayısıyla buna gerek olmuyordu. Fare adamlarının kuklacıya karşı tam bir sadakatle bağlı olmaları örgüt içinde olası bir isyanı engelliyordu. Her ne kadar Kuklacı'nın her yaptığını tasvip etmiyorlarsa da, Azat ve Gaffar Bey'lerin kuklacıya karşı ayaklanmak düşüncesi akıllarına bile gelmezdi. Diğerleri de zaten böyle bir şeye cesaret edemezlerdi. Kuklacı 3 sene boyunca şehri bu şekilde yönetti. 1967 yılının ılık bir yaz günü o zamanlarda oldukça az görünen güneş'in ışınları köşkün üzerine düştü.
Kuklacı atölyenin perdelerini açtırdı ve saatlerce atölyede oturdu, resimleri inceleri, düşündü. Sonrasında Azat Bey'i çağırttı ve fare adamların tecrübelilerinden 100 kişilik bir kuvvet toplamasını söyledi. Ardından Azat Bey'e kendisinin ayrılma vakti geldiğini, köşkle ilgili artık hiç bir planının kalmadığını söyledi. Toplanan kuvvetle beraber Meteor bölgesinden geçerek batıya doğru hareket etti. Dönüşü fare adamlarca çok beklendi. Belki de hala vardır bekleyen."
Çözülmesi gereken o kadar sır varken ve sanırım oyunun son güncellemesi olur Kuklacının gelmesi "eğer gelirse " ve bütün sırlar açığa çıkar kim hain Kuklacı'nın maskesi iner maskenin arkasında kim olduğunu kimse bilmiyor çünkü bence en azından bunun gelmesi lazım yani oyunun sonunun bilinmesi lazım burda gerçekten güzel adrenalinli gizemli bir hikaye var. Tabi bu sadece bir kısmı oyunun bunun dışında başka gizemlerde var oyunda junon mesela Phileteos bunlar kime hizmet ediyor acaba veya bunların içinden biri mi lider?
h4ngman yazdı: Oyunun tarihçe kısmında bulunan bir kısa öyküde mısır çarşısının altında şehir meclisi olduğunu yazıyor.Ziya Bey, Nihat Bey gibi kişiler varmış fakat oyun içinde hiçbir görevde hiçbir görev hikayesinde bu kişilerin ismini ben göremedim. O hikaye ;
"Agah Bey önderliğindeki Teşkilat her zamanki tarafsız tutumunu muhafaza ederek, Eminönü'nde yaşam için gerekli temel ihtiyaçları sağlamaya devam etti. Jandarma içersideki eski askerlerden, kimsenin adını bilmediği "Komutan" lakaplı kişi, Teşkilat'ın askeri kolunu yönetmeye başladı. Mısır çarşısı Teşkilat'ın kalbi olmayı sürdürdü.
Şehir Meclisi de geçen zaman içerisinde bir çok değişikliğe uğradı. Ancak İstanbul'un hala en etkili yönetim mekanizması, Mısır Çarşısı altındaki gizli ve çok iyi korunan yer altı salonunda varlığını sürdüren bu meclis. Meclis üyeleri zamanla değişse de, Ziya Bey, Nihat Bey gibi isimler, ilerlemiş yaşlarına rağmen Eminönü politikasında önemli yerlere sahipler.
Klan mevzuatına gelince; İki klanı birbirinden ayıran büyük öfke derinleşmeye devam etti. Artık daha iyi savaşma yeteneğine sahip klanların nüfusları gitgide arttı. Eminönü şehir meclisinin bu konuda tarafsızlığını muhafaza etmek dışında bir alternatifi yoktu. Klan savaşlarını durdurmak için belki de çok geç kalınmıştı."
Bir de fare adamları üreten Mansur Bey'in intiharı üzerine üç sene Beyazköşkü yönetip daha sonra şehri terkeden "Kuklacı" karakteri var.Kuklacı, Mansur Bey'in kuzeni olan Azat Efendi ve Gaffar Bey'e büyüyü öğreten kişiydi yani büyüsü onlardan daha kuvvetli daha yıkıcı gelmesi lazım çünkü Gaffar'ın hocası. Gaffar Bey ilerleyen zamanlarda genç bilgililer ekibini toplayarak kaybedilmiş topraklar olan çemberlitaşa yöneliyordu. Gaffar Bey aslında sanki hain değil içimde öyle bir his var çünkü Gaffar Bey yaratıkların istilasında İstanbul'un kurtulması için çalışan bir beyaz büyücü hatta beyaz büyücülerin en ustası acaba teşkilat mı hain sorusu içimde ister istemez oluyor. Bildiğimiz gibi kuklacı da Meteor bölgesinin batısından 100 kişilik bir fare adam ordusuyla şehri terkediyor. Ada da bulunan bir fare adam köyü var fakat acaba kuklacı oradan mı terketti? Bu da oyunda olmayan ve oyuna daha gelmesi gereken yeniliklerden biri . İşte o hikaye ;
"Mansur Bey'in her şeyden elini ayağını çekmesini takiben Kuklacı Beyaz Köşk'ü yönetmeye başlamıştı. Mansur Bey'in ölümünün ardından, Kuklacı'nın yönetimi resmiyet kazandı. Beyaz Köşk'ün İstanbul üzerindeki otoritesi kendiliğinden sağlamlaşıyordu. Azat Bey , Gaffar bey ve beraberlerindeki Beyaz büyücüler, halk arasında korkulan ve hürmet edilen kişilikler olmuşlardı. Kuklacı, sık sık Azat Bey'in heyecanlı kişiliği tarafından hazırlanan hızlı eylem planlarını olumsuz yanıtlıyordu. Azat Bey özellikle meclisin ve bazı kurumların yararsızlığının sırtlarına bir kambur teşkil ettiğinden yakınıyordu. Kuklacı için ise edinilen bağımsızlık yeterli gibiydi. Uzun uzun, köşkün resim atölyesinde oturuyor ve düşünüyordu. Fazla konuşmuyor, ancak emirlerini kesin bir şekilde ifade ediyordu. Büyüye hemen hemen hiç başvurmuyordu ancak büyünün gizemlerini öğrettiği diğerleri, onda saklı olan potansiyelin son derece farkında idiler. Kuklacı, fare adamların büyü ile ortaya çıkarılmasına ilişkin Mansur Bey'le hazırladığı bütün planları da hala gizli bir yerde koruyordu. Uzun zamandır büyü yoluyla fare adam üretilmemişti. Fare adamlar da zaten kendi aralarında hızla üreyebiliyorlardı dolayısıyla buna gerek olmuyordu. Fare adamlarının kuklacıya karşı tam bir sadakatle bağlı olmaları örgüt içinde olası bir isyanı engelliyordu. Her ne kadar Kuklacı'nın her yaptığını tasvip etmiyorlarsa da, Azat ve Gaffar Bey'lerin kuklacıya karşı ayaklanmak düşüncesi akıllarına bile gelmezdi. Diğerleri de zaten böyle bir şeye cesaret edemezlerdi. Kuklacı 3 sene boyunca şehri bu şekilde yönetti. 1967 yılının ılık bir yaz günü o zamanlarda oldukça az görünen güneş'in ışınları köşkün üzerine düştü.
Kuklacı atölyenin perdelerini açtırdı ve saatlerce atölyede oturdu, resimleri inceleri, düşündü. Sonrasında Azat Bey'i çağırttı ve fare adamların tecrübelilerinden 100 kişilik bir kuvvet toplamasını söyledi. Ardından Azat Bey'e kendisinin ayrılma vakti geldiğini, köşkle ilgili artık hiç bir planının kalmadığını söyledi. Toplanan kuvvetle beraber Meteor bölgesinden geçerek batıya doğru hareket etti. Dönüşü fare adamlarca çok beklendi. Belki de hala vardır bekleyen."
Çözülmesi gereken o kadar sır varken ve sanırım oyunun son güncellemesi olur Kuklacının gelmesi "eğer gelirse " ve bütün sırlar açığa çıkar kim hain Kuklacı'nın maskesi iner maskenin arkasında kim olduğunu kimse bilmiyor çünkü bence en azından bunun gelmesi lazım yani oyunun sonunun bilinmesi lazım burda gerçekten güzel adrenalinli gizemli bir hikaye var. Tabi bu sadece bir kısmı oyunun bunun dışında başka gizemlerde var oyunda junon mesela Phileteos bunlar kime hizmet ediyor acaba veya bunların içinden biri mi lider?
Herşey Çok güzeldi Her Sabahki gibi güneş doğmuş her yer günlük güneşlik Kahvaltı hazırlanırken Pc açmak istersin İKV'ye bir bakalım kimler var dersin Pc Açılır İKV Lacunher Masa üstü kısa yoluna Çift tık Yaparsın ama Her zamanki gibi
Yukardaki Bu görüntünün Olmadığını ve İkv'ye Giriş Yapılamadığını Görürsün ya İşte O an yüzündeki İfadenin Ne olacağını ve bu kadar Uğraş vererek Yaptığın İşi araştırdığın o kişileri yazdığın okadar yazıyı Düşünmeden FİŞİ ÇEKİLmiş olan bir oyun İçin Harcadığın emeğini KAYBEDİNCE Neler Düşüneceğini çok merak ediyorum :geek:
h4ngman yazdı: Oyunun tarihçe kısmında bulunan bir kısa öyküde mısır çarşısının altında şehir meclisi olduğunu yazıyor.Ziya Bey, Nihat Bey gibi kişiler varmış fakat oyun içinde hiçbir görevde hiçbir görev hikayesinde bu kişilerin ismini ben göremedim. O hikaye ;
"Agah Bey önderliğindeki Teşkilat her zamanki tarafsız tutumunu muhafaza ederek, Eminönü'nde yaşam için gerekli temel ihtiyaçları sağlamaya devam etti. Jandarma içersideki eski askerlerden, kimsenin adını bilmediği "Komutan" lakaplı kişi, Teşkilat'ın askeri kolunu yönetmeye başladı. Mısır çarşısı Teşkilat'ın kalbi olmayı sürdürdü.
Şehir Meclisi de geçen zaman içerisinde bir çok değişikliğe uğradı. Ancak İstanbul'un hala en etkili yönetim mekanizması, Mısır Çarşısı altındaki gizli ve çok iyi korunan yer altı salonunda varlığını sürdüren bu meclis. Meclis üyeleri zamanla değişse de, Ziya Bey, Nihat Bey gibi isimler, ilerlemiş yaşlarına rağmen Eminönü politikasında önemli yerlere sahipler.
Klan mevzuatına gelince; İki klanı birbirinden ayıran büyük öfke derinleşmeye devam etti. Artık daha iyi savaşma yeteneğine sahip klanların nüfusları gitgide arttı. Eminönü şehir meclisinin bu konuda tarafsızlığını muhafaza etmek dışında bir alternatifi yoktu. Klan savaşlarını durdurmak için belki de çok geç kalınmıştı."
Bir de fare adamları üreten Mansur Bey'in intiharı üzerine üç sene Beyazköşkü yönetip daha sonra şehri terkeden "Kuklacı" karakteri var.Kuklacı, Mansur Bey'in kuzeni olan Azat Efendi ve Gaffar Bey'e büyüyü öğreten kişiydi yani büyüsü onlardan daha kuvvetli daha yıkıcı gelmesi lazım çünkü Gaffar'ın hocası. Gaffar Bey ilerleyen zamanlarda genç bilgililer ekibini toplayarak kaybedilmiş topraklar olan çemberlitaşa yöneliyordu. Gaffar Bey aslında sanki hain değil içimde öyle bir his var çünkü Gaffar Bey yaratıkların istilasında İstanbul'un kurtulması için çalışan bir beyaz büyücü hatta beyaz büyücülerin en ustası acaba teşkilat mı hain sorusu içimde ister istemez oluyor. Bildiğimiz gibi kuklacı da Meteor bölgesinin batısından 100 kişilik bir fare adam ordusuyla şehri terkediyor. Ada da bulunan bir fare adam köyü var fakat acaba kuklacı oradan mı terketti? Bu da oyunda olmayan ve oyuna daha gelmesi gereken yeniliklerden biri . İşte o hikaye ;
"Mansur Bey'in her şeyden elini ayağını çekmesini takiben Kuklacı Beyaz Köşk'ü yönetmeye başlamıştı. Mansur Bey'in ölümünün ardından, Kuklacı'nın yönetimi resmiyet kazandı. Beyaz Köşk'ün İstanbul üzerindeki otoritesi kendiliğinden sağlamlaşıyordu. Azat Bey , Gaffar bey ve beraberlerindeki Beyaz büyücüler, halk arasında korkulan ve hürmet edilen kişilikler olmuşlardı. Kuklacı, sık sık Azat Bey'in heyecanlı kişiliği tarafından hazırlanan hızlı eylem planlarını olumsuz yanıtlıyordu. Azat Bey özellikle meclisin ve bazı kurumların yararsızlığının sırtlarına bir kambur teşkil ettiğinden yakınıyordu. Kuklacı için ise edinilen bağımsızlık yeterli gibiydi. Uzun uzun, köşkün resim atölyesinde oturuyor ve düşünüyordu. Fazla konuşmuyor, ancak emirlerini kesin bir şekilde ifade ediyordu. Büyüye hemen hemen hiç başvurmuyordu ancak büyünün gizemlerini öğrettiği diğerleri, onda saklı olan potansiyelin son derece farkında idiler. Kuklacı, fare adamların büyü ile ortaya çıkarılmasına ilişkin Mansur Bey'le hazırladığı bütün planları da hala gizli bir yerde koruyordu. Uzun zamandır büyü yoluyla fare adam üretilmemişti. Fare adamlar da zaten kendi aralarında hızla üreyebiliyorlardı dolayısıyla buna gerek olmuyordu. Fare adamlarının kuklacıya karşı tam bir sadakatle bağlı olmaları örgüt içinde olası bir isyanı engelliyordu. Her ne kadar Kuklacı'nın her yaptığını tasvip etmiyorlarsa da, Azat ve Gaffar Bey'lerin kuklacıya karşı ayaklanmak düşüncesi akıllarına bile gelmezdi. Diğerleri de zaten böyle bir şeye cesaret edemezlerdi. Kuklacı 3 sene boyunca şehri bu şekilde yönetti. 1967 yılının ılık bir yaz günü o zamanlarda oldukça az görünen güneş'in ışınları köşkün üzerine düştü.
Kuklacı atölyenin perdelerini açtırdı ve saatlerce atölyede oturdu, resimleri inceleri, düşündü. Sonrasında Azat Bey'i çağırttı ve fare adamların tecrübelilerinden 100 kişilik bir kuvvet toplamasını söyledi. Ardından Azat Bey'e kendisinin ayrılma vakti geldiğini, köşkle ilgili artık hiç bir planının kalmadığını söyledi. Toplanan kuvvetle beraber Meteor bölgesinden geçerek batıya doğru hareket etti. Dönüşü fare adamlarca çok beklendi. Belki de hala vardır bekleyen."
Çözülmesi gereken o kadar sır varken ve sanırım oyunun son güncellemesi olur Kuklacının gelmesi "eğer gelirse " ve bütün sırlar açığa çıkar kim hain Kuklacı'nın maskesi iner maskenin arkasında kim olduğunu kimse bilmiyor çünkü bence en azından bunun gelmesi lazım yani oyunun sonunun bilinmesi lazım burda gerçekten güzel adrenalinli gizemli bir hikaye var. Tabi bu sadece bir kısmı oyunun bunun dışında başka gizemlerde var oyunda junon mesela Phileteos bunlar kime hizmet ediyor acaba veya bunların içinden biri mi lider?
Herşey Çok güzeldi Her Sabahki gibi güneş doğmuş her yer günlük güneşlik Kahvaltı hazırlanırken Pc açmak istersin İKV'ye bir bakalım kimler var dersin Pc Açılır İKV Lacunher Masa üstü kısa yoluna Çift tık Yaparsın ama Her zamanki gibi
Yukardaki Bu görüntünün Olmadığını ve İkv'ye Giriş Yapılamadığını Görürsün ya İşte O an yüzündeki İfadenin Ne olacağını ve bu kadar Uğraş vererek Yaptığın İşi araştırdığın o kişileri yazdığın okadar yazıyı Düşünmeden FİŞİ ÇEKİLmiş olan bir oyun İçin Harcadığın emeğini KAYBEDİNCE Neler Düşüneceğini çok merak ediyorum :geek:
Bundan 3 gün önce hedefledğim üniversiteye yetecek puan kazandım tercihlerin açılmasını bekliyorum ve şuan tatil yapıyorum.