IKV Günlükleri 9 Bölümden Oluşan Hikaye (8. Bölüm)
Gönderilme zamanı: 25 May 2013 20:58
8. BÖLÜM TEKRAR DOĞMAK...
Ali mühürlü kapıya doğru yürüdü cebinden çıkardığı kibritin birini paketinden çıkardı kapıyı açtı manzara ona göre hoştu ama bir daha buradan çıkamayacak olmanın acısı vardı kibriti kutusuna sürttü kibritin o yanma sesi ninni gibi gelmişti ona fitili uzattı ve kibriti fitile dokundurdu her şey bitmişti sanki fitilin sesi kulağını okşayınca ölümüne kaçtı oradan zaten burada ölecekti patlamanın sesini tüm yeraltı duyuyordu taşlar kayalar ölümüne uçuyordu havada Alinin gözünden yaşlar geldi adamlarına "gidelim" diye el işareti yaptı onlar hızlı adımlarla yürürken Meran havaya uçuyordu Ali kısık bir sesle konuştu "Ne yaptıysam teşkilatın geleceği için yaptım" yanındaki jandarmalar hiçbir şey demeden yürümeye devam etti
___________________________________________________________________________________________________
Mısır Çarşısı Çınaraltı istanbulun tamamı sallanıyordu tüm halk perişandı ne yapacağını bilemeyenler oradan oraya koşuşturuyordu herkes perişandı uzaklardan görünen Handan bir atın üstündeydi "Panik yapmayın" diye bağırdı ama bu mümkün değildi sarsıntılar bir deprem gibiydi dakikalar geçmeden yerden taşlar fırlamaya başladı camini bir minaresi devrilmek üzereydi jandarmalardan biri Agahı kolundan tutup çekti "Efendim burada ölmenizi bu şekilde ölmenizi istemiyoruz" Agah soğuk kanlılığıyla "Ali büyük bir hata yaptı merana zarar verdi bizim ayakta durmamızı sağlayan direğe zarar verdi İstanbul zaten çöktü kimsenin yaşamadığı bir yerde bende yaşayamam" dedi Jandarma çaresizce "Efendim ben sizin için yaşayacağım söz" dedi Ağah başını eğip "Hayır yaşayamayacaksın artık vaktimiz geldi bizde gidiyoruz" caminin altı çatlamaya başladı çatlamanın ardından sıcak dumanlar hissedildi Agah bağırdı "Hakkım hepinize helal olsun"
___________________________________________________________________________________________________
İflis yılmıştı yanında patlayan bir kaya onu dipsiz uçurumdan aşağıya itti düşerken ki sesi hayatta kalan neferleri ürküttü neferler kaçışırken komutanlarıda onlara moral veriyordu "Yiğitlerim biz yaşayacağız!" kendini köprüye atan neferler köprününde parçalanmasıyla kendini aşağıda buldu manzara korkunçtu orada ki kimse sağ çıkamayacaktı kayalar tek tek parçalandı kirişlerinde çökmesiyle ortalığa bir toz bulutu hakim oldu gümbürtüler rahatsız ediciydi Domuz Kentin üstüne düşen kayalar oranında yok olmasına sebep olmuştu kayalardan biri domuzun bacağına düştü Domuzun inlemelerini duyan Ali domuzun yanına koşup "Seni kurtaracağım" dedi domuz bunun mümkün olmayacağını yüz ifadesiyle belli edip "Ali sen kötü birisin" dedi ve ardından gözlerini kapattı Ali yukarıya baktıkğında kayalara hedef olduğunu gördü "Ben kötü biri değilim benim görecek çok şeyim var" dedi ve kayanın altında kaldı
___________________________________________________________________________________________________
İstanbul bir ucundan bir ucuna çöküyordu yaratıklar denizler yerin dibine gömülüyordu her yeri su basmıştı İstanbul artık yoktu İstanbul artık istanbul değildi İstanbul yok olmuş gözden kaybolmuştu
YAZAR : Taha DOĞAN
Gelecek bölümde görüşmek üzere... :arrow: :arrow: :arrow:
Ali mühürlü kapıya doğru yürüdü cebinden çıkardığı kibritin birini paketinden çıkardı kapıyı açtı manzara ona göre hoştu ama bir daha buradan çıkamayacak olmanın acısı vardı kibriti kutusuna sürttü kibritin o yanma sesi ninni gibi gelmişti ona fitili uzattı ve kibriti fitile dokundurdu her şey bitmişti sanki fitilin sesi kulağını okşayınca ölümüne kaçtı oradan zaten burada ölecekti patlamanın sesini tüm yeraltı duyuyordu taşlar kayalar ölümüne uçuyordu havada Alinin gözünden yaşlar geldi adamlarına "gidelim" diye el işareti yaptı onlar hızlı adımlarla yürürken Meran havaya uçuyordu Ali kısık bir sesle konuştu "Ne yaptıysam teşkilatın geleceği için yaptım" yanındaki jandarmalar hiçbir şey demeden yürümeye devam etti
___________________________________________________________________________________________________
Mısır Çarşısı Çınaraltı istanbulun tamamı sallanıyordu tüm halk perişandı ne yapacağını bilemeyenler oradan oraya koşuşturuyordu herkes perişandı uzaklardan görünen Handan bir atın üstündeydi "Panik yapmayın" diye bağırdı ama bu mümkün değildi sarsıntılar bir deprem gibiydi dakikalar geçmeden yerden taşlar fırlamaya başladı camini bir minaresi devrilmek üzereydi jandarmalardan biri Agahı kolundan tutup çekti "Efendim burada ölmenizi bu şekilde ölmenizi istemiyoruz" Agah soğuk kanlılığıyla "Ali büyük bir hata yaptı merana zarar verdi bizim ayakta durmamızı sağlayan direğe zarar verdi İstanbul zaten çöktü kimsenin yaşamadığı bir yerde bende yaşayamam" dedi Jandarma çaresizce "Efendim ben sizin için yaşayacağım söz" dedi Ağah başını eğip "Hayır yaşayamayacaksın artık vaktimiz geldi bizde gidiyoruz" caminin altı çatlamaya başladı çatlamanın ardından sıcak dumanlar hissedildi Agah bağırdı "Hakkım hepinize helal olsun"
___________________________________________________________________________________________________
İflis yılmıştı yanında patlayan bir kaya onu dipsiz uçurumdan aşağıya itti düşerken ki sesi hayatta kalan neferleri ürküttü neferler kaçışırken komutanlarıda onlara moral veriyordu "Yiğitlerim biz yaşayacağız!" kendini köprüye atan neferler köprününde parçalanmasıyla kendini aşağıda buldu manzara korkunçtu orada ki kimse sağ çıkamayacaktı kayalar tek tek parçalandı kirişlerinde çökmesiyle ortalığa bir toz bulutu hakim oldu gümbürtüler rahatsız ediciydi Domuz Kentin üstüne düşen kayalar oranında yok olmasına sebep olmuştu kayalardan biri domuzun bacağına düştü Domuzun inlemelerini duyan Ali domuzun yanına koşup "Seni kurtaracağım" dedi domuz bunun mümkün olmayacağını yüz ifadesiyle belli edip "Ali sen kötü birisin" dedi ve ardından gözlerini kapattı Ali yukarıya baktıkğında kayalara hedef olduğunu gördü "Ben kötü biri değilim benim görecek çok şeyim var" dedi ve kayanın altında kaldı
___________________________________________________________________________________________________
İstanbul bir ucundan bir ucuna çöküyordu yaratıklar denizler yerin dibine gömülüyordu her yeri su basmıştı İstanbul artık yoktu İstanbul artık istanbul değildi İstanbul yok olmuş gözden kaybolmuştu
YAZAR : Taha DOĞAN
Gelecek bölümde görüşmek üzere... :arrow: :arrow: :arrow: