Selami Kelaynak ve Kissles
Gönderilme zamanı: 02 Mar 2013 14:03
Merhaba arkadaslar. Ben oyunun hikayesine çok meraklıyım bunun üzerine "Saklı Türler ve Kissles adı altında bir konu acmıstım cok ragbet gördü bende bu gün o hikayeyi devam ettirmeye karar verim. Umarım beğenirsiniz.
Forumda bir çok konu açıldı yeni bölgede kissles gelecek diye. Bir kere mantıklı düşününelim. Diyelim geldi Kissles ee hikayenin devamı nereye bağlanacak? Bence olay böyle devam edecek. İlerleyen zamanlarda Selami Kelaynak isimli adamı bulacağız yaralı bir şekilde. Adam kendisinin kisslesi gördüğünü kendisinin var olduğunu söyleyecek. Adamları tarafından saldırıya uğradığını söyleyecek. Biliyorsunuz kissles İnsanlara ve Meranlara düşmanlıyığla biliniyor. Bu sözleride
Bizi tangrisste hiçte hos karsılamayacaklar. Bundan Arzuhalcinin ve Agahında haberi olacak ama bizi engellemeyecekler. Çünkü kendi akıbetlerinden korkuyorlar. Biz onlar için kimiz? Oraya buraya gönderdikleri oyuncakları değilmi? İste tam burada o söz aklımıza geliyor hani o tanıtımdaki söz ; Kes diyorlar kesiyoruz. Git diyolar gidiyoruz. Sonuda madalya veriyorlar gizli gizli, aslansın diyolar. İste o gün geldiğinde bizde son sözümüzü söyleyeceğiz.
Dönelim kendi akıbetimize. Tangrisse gireceğiz uzun bir süre savastıktan sonra bir oda bulacağız. Oda da bir telefon olacak odada gezinip içersini incelediğimiz sırada telefon çalacak. Telefonun karsında Gaffar Bey! Bize burdan hemen çıkmamız gerektiğini söyleyecek biz inanmayacağız tabii ki çünkü öldürdük adamı değilmi. Telefonu kapattığımızda uzun bir süre düşüneceğiz ve aklımıza su sözler gelecek Gaffar Bey' in sözleri. Onlar yine kazanamadılar, ben yaşasamda.. Ölsemde..
Bu sözleri hatırladıktan sonra uzun süre bos bos bakıp sırıtacağız. Ve gaffarın sözlerini yineleyeceğiz;Onlar yine kazanamayacak, bizler yasasakta.. Ölsekte. Uzun bir süre odadaki kitapları inceliyoruz. Kisslesin varlığı ve nasıl bir yaratık olduğunu arastırıyoruz kitaplardan. Ama yine bir bilgi bulamıyoruz. Artık basımızın ağrısından duramıyoruz. Basımız çatlayacak gözler kan çanağı intikam duygusuyla yanıp tutusuyoruz adeta..
Ardından telefon tekrar çalıyor bu sefer hattaki ses yabancı geliyor bize diyor ki : Hemen cıkın ordan yazık etmeyin kendinize. Bizi uzun süre ikna etmeye çalısacak. İkna edemeyince çekmeceye bakmamızı söyleyecek. Orda selaminin günlüğünü bulacağız. Acıp karıstırdıgımızda tangriss denen yerin en ufak noktasını bile gösteren krokiyi buluyoruz. Ve altında bir not: Kaçınız savascı kacınız ki sonunuz bize benzemesin.
Kafamız iyice karısacak selaminin günlüğünde kaçınız sonunun bize benzemesin yazıyor. Ama selamiyi canlı bir şekilde görüyoruz hatta bizi tangrisse getiren kişi selami. Bir oyunun içinde olduğumuzu anlayınca hemen krokiyi izleyerek ordan çıkmak istiyoruz. Koridorlarda kosarken ölümün nefesini hissediyoruz için için. Ölüm sıcaklığını hissettiriyor bize. Krokiyi izleyerek hızla çıkısa gidiyoruz. Etrafta bir sürü oda var. Bir oda dikkatinizi çekiyor öyle meraklanıyorsunuz ki.. Kendinize engel olamayıp içeri girdiğimizde masanın üstünde bir kitap buluyoruz. Üzerinde Necmi' nin kütüphanesinin mührü var.. Aynı mührü migrat girisinde bulduk. Kim getirmisti bu kitapları ne için getirmişti? Odaya bakınmaya devam ettiğimizde, yatak bir kaç parça kıyafet ve erzak vardı . Erzakların tarihi ve odanın tozuna bakılırsa 5-6 yıldır buraya uğrayan olmamıs. Sorular beynimizi kemirirken odadan yavasca cıkıyoruz . Tam tangrissten çıkacağımız sırada 4-5 Kisilik yaratık grubu üstümüze doğru geliyor. Yaratıkların saldıracak gibi bir hali yok ama orda yaratıkları öldürüyoruz. Yere yığıldıklarında biri zar zor biseyler söyleyip elindeki anahtarı bize veriyor. Anahtar Junonun elindeki maden parçasının aynısı.. Bu maden parçası sayesinde tangrissten çıkıyoruz. Ve Selamin'in bulunduğu yere gidiyoruz. Selamiyi yerinde bulamıyoruz ve agaha doğru yola çıkıyoruz...
Simdilik bu kadar arkadaslar eğer isterseniz ve beğenirseniz devamınıda yazarım word de hepsi 8-9 sayfa daha var yazım.
Forumda bir çok konu açıldı yeni bölgede kissles gelecek diye. Bir kere mantıklı düşününelim. Diyelim geldi Kissles ee hikayenin devamı nereye bağlanacak? Bence olay böyle devam edecek. İlerleyen zamanlarda Selami Kelaynak isimli adamı bulacağız yaralı bir şekilde. Adam kendisinin kisslesi gördüğünü kendisinin var olduğunu söyleyecek. Adamları tarafından saldırıya uğradığını söyleyecek. Biliyorsunuz kissles İnsanlara ve Meranlara düşmanlıyığla biliniyor. Bu sözleride
Bilmeyenler için KÜLT=İNANÇ . Yani kissles tekrar uyandı gözlerini açtı inancını yaydı ve saldırıya hazır demek oluyor. Geçtiği yerleri yakıp yıkacak harabeye çevirecek. Bizde kisslesi takip edeceğiz. Ama bizden hala 1 adım önde. Nerde ne zaman olacağımızı nerden bilecek? Teskilat istihbarat subayını [Titresen Kömür Tozları] görevinde öldürdük?E peki bu sefer hain kim. Teskilattan ayrıldık. Görevleri ondan almıyoruz . Kim bu hain. İste burda isler karısıyor. Benim varsayımlarıma göre hain Selami Kelaynak arkadaslar . Hatta ve hatta Kissles Selami bile olabilirdi. Selami ufkabakana gitti değilmi? Hayır aslında migrata gitti. Çünkü tangrisse geçmek istiyordu. Belkide o zaman kötü biri değildi sadece meraklıydı? Kissleste sadece bi gölgeydi ruhtu buluttu dumandı belkide? Selaminin bedenine girdi ve kişiliği oldu. Saklı türleri yarattığına göre büyülü güçleri var ? İçimize sızmak için selaminin bedenini kullandı tekrar? Bu sayede sonumuzu hazırlıyor olabilir. Tekrar varsayımlarıma göre bizi Tangrisse götürecek kişide Selami Kelyanak' tır yani Kissles.Kissles kültü uyandı cümlesini teyit ediyor.
Bizi tangrisste hiçte hos karsılamayacaklar. Bundan Arzuhalcinin ve Agahında haberi olacak ama bizi engellemeyecekler. Çünkü kendi akıbetlerinden korkuyorlar. Biz onlar için kimiz? Oraya buraya gönderdikleri oyuncakları değilmi? İste tam burada o söz aklımıza geliyor hani o tanıtımdaki söz ; Kes diyorlar kesiyoruz. Git diyolar gidiyoruz. Sonuda madalya veriyorlar gizli gizli, aslansın diyolar. İste o gün geldiğinde bizde son sözümüzü söyleyeceğiz.
Dönelim kendi akıbetimize. Tangrisse gireceğiz uzun bir süre savastıktan sonra bir oda bulacağız. Oda da bir telefon olacak odada gezinip içersini incelediğimiz sırada telefon çalacak. Telefonun karsında Gaffar Bey! Bize burdan hemen çıkmamız gerektiğini söyleyecek biz inanmayacağız tabii ki çünkü öldürdük adamı değilmi. Telefonu kapattığımızda uzun bir süre düşüneceğiz ve aklımıza su sözler gelecek Gaffar Bey' in sözleri. Onlar yine kazanamadılar, ben yaşasamda.. Ölsemde..
Bu sözleri hatırladıktan sonra uzun süre bos bos bakıp sırıtacağız. Ve gaffarın sözlerini yineleyeceğiz;Onlar yine kazanamayacak, bizler yasasakta.. Ölsekte. Uzun bir süre odadaki kitapları inceliyoruz. Kisslesin varlığı ve nasıl bir yaratık olduğunu arastırıyoruz kitaplardan. Ama yine bir bilgi bulamıyoruz. Artık basımızın ağrısından duramıyoruz. Basımız çatlayacak gözler kan çanağı intikam duygusuyla yanıp tutusuyoruz adeta..
Ardından telefon tekrar çalıyor bu sefer hattaki ses yabancı geliyor bize diyor ki : Hemen cıkın ordan yazık etmeyin kendinize. Bizi uzun süre ikna etmeye çalısacak. İkna edemeyince çekmeceye bakmamızı söyleyecek. Orda selaminin günlüğünü bulacağız. Acıp karıstırdıgımızda tangriss denen yerin en ufak noktasını bile gösteren krokiyi buluyoruz. Ve altında bir not: Kaçınız savascı kacınız ki sonunuz bize benzemesin.
Kafamız iyice karısacak selaminin günlüğünde kaçınız sonunun bize benzemesin yazıyor. Ama selamiyi canlı bir şekilde görüyoruz hatta bizi tangrisse getiren kişi selami. Bir oyunun içinde olduğumuzu anlayınca hemen krokiyi izleyerek ordan çıkmak istiyoruz. Koridorlarda kosarken ölümün nefesini hissediyoruz için için. Ölüm sıcaklığını hissettiriyor bize. Krokiyi izleyerek hızla çıkısa gidiyoruz. Etrafta bir sürü oda var. Bir oda dikkatinizi çekiyor öyle meraklanıyorsunuz ki.. Kendinize engel olamayıp içeri girdiğimizde masanın üstünde bir kitap buluyoruz. Üzerinde Necmi' nin kütüphanesinin mührü var.. Aynı mührü migrat girisinde bulduk. Kim getirmisti bu kitapları ne için getirmişti? Odaya bakınmaya devam ettiğimizde, yatak bir kaç parça kıyafet ve erzak vardı . Erzakların tarihi ve odanın tozuna bakılırsa 5-6 yıldır buraya uğrayan olmamıs. Sorular beynimizi kemirirken odadan yavasca cıkıyoruz . Tam tangrissten çıkacağımız sırada 4-5 Kisilik yaratık grubu üstümüze doğru geliyor. Yaratıkların saldıracak gibi bir hali yok ama orda yaratıkları öldürüyoruz. Yere yığıldıklarında biri zar zor biseyler söyleyip elindeki anahtarı bize veriyor. Anahtar Junonun elindeki maden parçasının aynısı.. Bu maden parçası sayesinde tangrissten çıkıyoruz. Ve Selamin'in bulunduğu yere gidiyoruz. Selamiyi yerinde bulamıyoruz ve agaha doğru yola çıkıyoruz...
Simdilik bu kadar arkadaslar eğer isterseniz ve beğenirseniz devamınıda yazarım word de hepsi 8-9 sayfa daha var yazım.








[/quote]