Sanırım fazlasıyla yanlış anlaşıldım, bir açıklama getireyim bununla ilgili.
Arkadaşlar bu oyuna verdiğim emeği ben bilirim. Büyük Hol bölgesi ilk geldiğinde daha oyuncular yeni yeni ilk tılsımlarını üretirken ben hırsımdan kendimi kaptırıp önümü alamamıştım. Hatta Karaköy geldiği ilk an da aynısı oldu. Kısa sürede 54 yaptım ama birden dank etti ve kökten silip, bıraktım.
Şimdi herkese tek tek yanıt vermeyeceğim, genel olarak söylüyorum bunu:
Oyunu tabii ki levelden ibaret görmüyorum, oyun tabii ki benim için level kas, eşya düşür ve oynadan ibaret değil. Benim de arkadaşlarım, dostlarım oldu. 10 yıllık dost, abi edindim sayesinde fakat orası ayrı bir konu. Israrla bu noktaya değinenleri de anlamıyorum. O konuda zaten İKV için bir sözüm yok, olamaz. Onun dışında oyun zor geldiği için de bırakmış değilim. Dediğim gibi Büyük Hol bölgesinde ne zorluklar gördüm, yaşadım. Bunun da üstesinden gelirdim her türlü ama olay bu değil.
Olay oyunun kendini sürekli aynı döngü içerisinde tekrar etmesi. Çeşitlilik yok, yeni mekanikler yok, yeni sistemler yok. Aynı tek düze yapısı ile sürekli aynı şeyler tekrarlanıyor. Onun için konuda da bahsettiğim gibi, ufak bir tat almak için ne gerek vardı bu kadar zahmete? Var olan zevkimizden de olduk. Oyuna küsüp bırakan ama tekrar dönenleri bir kez daha bu kez dönmemek üzere küstürdük. Ne gerek vardı? Level kas, eşya düşür, karakterini geliştir, savaş yeni bölge gelince bu döngüyü tekrar et.
Şunu diyebilirsiniz: "Ee her oyunda böyle bu?"
Aslında haklısınız her oyunda böyledir ama bazı oyunlar size bu getirdikleri yeniliklerin karşılığını farklı sistemlerle sunarlar. Mekanik değişir, sistem değişir, oyuna farklı bir şeyler gelir. Savaş sistemini düzeltirsin, yeni gelen bölgedeki eşyalardan daha iyi faydalanmak için farklı sistemler getirirsin. Oyunda bir çeşitlilik olur. Ama bu oyunda her şey aynı çizgide ilerliyor. Bu da artık beni sıktı ve devam etmem için hiçbir sebep kalmadığını anladım. Olay bundan ibaret arkadaşlar, art niyet aramanız gerekmiyor açıkçası.
Oyunda tanıştığım dostlarımla, abilerimle tabii ki görüşmeye devam ediyorum yine. Dediğim gibi orası apayrı bir olay.
Son bir şey de gerçek hayatı örnek veren bazı arkadaşlara söylemek istiyorum. Ayıp olmasın, cevapsız bırakmayalım.
Evet hayat üzerine düşününce hayatın da bir anlamı yok. Doğarsın, büyürsün, yaşar ve ölürsün. Çünkü gerçekten üzerine düşünülünce hayatın da hiçbir anlamı yok. Yalnız arkadaşlar hayatta verdiğiniz emeğin, gösterdiğiniz çabanın karşılığını alırsınız. Farklı tadlar yaşarsınız, farklı yerler görürsünüz, hayattan farklı zevkler alırsınız. Dilediğiniz her şeyi gerçekleştirebilirsiniz. Kısır bir döngüde sürekli kendinizi tekrar etmezsiniz.
Daha fazla yazarak sizleri de yormak istemiyorum. Bu konuyla ilgili son iletimdir. İyi dilekleriniz için de teşekkür ederim ayrıca.