Bugün forumda gezerken nerdeyse 5 - 6 tane İlluminati başlığı altında açılmıştır . Güldüm doğrusu. Siz gerçekten bu oyunda illuminati nesnesi ve inanısının olduğuna inanıyormusunuz ? Neredeyse 30 yönetici dedi ki illuminati yok. Siz Allah ' ı savunduğunuzdanmı illuminati var , yoksa öne cıkmak içinmi ? Şapkanızı önünüze koyun ve bir düşünün. Kulaktan duyma çocukça fikirlerle laf olsun torba dolsun diye yazmayın buraya.
İLLUMİNATİ
İlluminati, (çoğul bir sözcük olup tekili Latince: illuminatus, Türkçe: aydınlanmışlar) tarihteki adıyla Bavyeralı İlluminati, Rönesans döneminde 1 Mayıs 1776'da kurulmuş bir cemiyet. Modern İlluminati; zihin kontrolü uygulayarak, hükümetleri ve kuruluşları ele geçirerek Yeni Dünya Düzeni'ni sağlamak amacıyla hareket ettiği iddia edilen, monarşileri yıkmayı, dini inançları yok etmeyi, ulus devletleri ve vatanseverliği sonlandırarak sosyal düzeni alt üst etmeyi planladığı öne sürülen; ancak faaliyeti ve varlığı kanıtlanamamış bir yapılanmadır. Bazı komplo teorisyenleri, İlluminati üyelerini ışığın insanları ya da aydınlanmışlar olarak addetmektedirler.
İLLUMİNATİ TARİHİ
Hareket 1 Mayıs 1776 yılında Ingolstad'ta (Yukarı Bavyera), Ingolstadt Üniversitesi kilise hukuku profesörlerinden biri olan filozof Adam Weishaupt tarafından beş kişiyle kuruldu. Aydınlanma Çağı'nın bir kolu olarak özgür düşünceyi temel edinmiş üyelerden oluşan topluluk masonluğu model aldı. İllüminati üyeleri gizli bir yemin ettiler ve üstlerine itaat edeceklerine dair ant içtiler. Üyeler her biri farklı derecelere sahip olmak üzere üç ana sınıfa ayrıldı ve pek çok İllüminati grubu var olan Masonik loca üyeliklerini iptal etti.
Weishaupt başlangıçta topluluğun isminin "Perfectibilists (Mükemmelleştiriciler)" olmasını planladı.Grup ayrıca Baveryan İllüminati diye de adlandırıldı ve ideolojisine "İllüminizm" dendi. Brunswick dükü Ferdinand ve diplomat Franz Xaver von Zwack gibi pek çok önemli isim, entelektüel ve politikacı kendilerini grup üyesi saydı. Topluluğun pek çok Avrupa ülkesinde şubesi açıldı ve on yıl içerisinde 2000'e yakın üyesi oldu. Topluluk edebiyat dünyasından da Johann Wolfgang von Goethe, Johann Gottfried Herder ve Gotha ile Weimar düklerinin de ilgisini çekti.
1777 yılında Karl Theodor Bavyera'nın yöneticisi oldu. Theodor aydınlanmacı mutlakiyet taraftarıydı ve döneminde İllüminati dahil bütün gizli toplulukları yasakladı. Baveryan hükümeti tarafından 1785'te yayınlanan bildiri grubun dağılmasına neden oldu. Weishaupt kaçtı. Topluluğun yazışmaları, döküman ve belgeleri toplatılıp daha sonra hükümet tarafından yayınlandı.
Not: Alıntıdır . Vikipedia.
ŞU OYUNU ZEVK İÇİN OYNAYIN SADECE BİR BİLGİLENDİRME
- Ttaymmm
- Çınaraltı Müdavimi

- Mesajlar: 865
- Kayıt: 04 Eyl 2013 14:28
- Sunucu: Eminönü
- Klan: Arzın Çocukları
ŞU OYUNU ZEVK İÇİN OYNAYIN SADECE BİR BİLGİLENDİRME
Mustafa Kemal ATATÜRK
- xFahrenheitx
- Demirci Çırağı

- Mesajlar: 673
- Kayıt: 14 Haz 2012 10:35
- Sunucu: Teşkilat
- Klan: Lodos
Re: ŞU OYUNU ZEVK İÇİN OYNAYIN SADECE BİR BİLGİLENDİRME
İlluminati üyesi kişi ve ya kurumlar çok zengin ve başarılı olmuyor muydu yav? :?
CHIVALROUS
- Refresh
- Labirent Rehberi

- Mesajlar: 1389
- Kayıt: 17 Şub 2010 16:25
- Sunucu: Eminönü
- Klan: Arzın Çocukları
- Lonca: Guardians Of İstanbul
Re: ŞU OYUNU ZEVK İÇİN OYNAYIN SADECE BİR BİLGİLENDİRME
Keşke daha kapsamlı araştırsaydın vikipediye bakınca araştırmış olmuyorsun.
Kıyametin göbeğinde, İstanbul'da ya Kıyametin Efendisi olursun ya kölesi!
GuardianS of İstanbuL
- acarrr
- FareAdam Düşmanı

- Mesajlar: 439
- Kayıt: 20 Ara 2013 00:24
- Sunucu: Eminönü
- Klan: Lodos
- Lonca: Elite
Re: ŞU OYUNU ZEVK İÇİN OYNAYIN SADECE BİR BİLGİLENDİRME
Ozaman sen araştır biz inceleyelimRefresh yazdı:Keşke daha kapsamlı araştırsaydın vikipediye bakınca araştırmış olmuyorsun.
- Ttaymmm
- Çınaraltı Müdavimi

- Mesajlar: 865
- Kayıt: 04 Eyl 2013 14:28
- Sunucu: Eminönü
- Klan: Arzın Çocukları
Re: ŞU OYUNU ZEVK İÇİN OYNAYIN SADECE BİR BİLGİLENDİRME
Refresh yazdı:Keşke daha kapsamlı araştırsaydın vikipediye bakınca araştırmış olmuyorsun.
Araştırma yapmak için açmadım konuyu zaten bi yönetici herkes için yeterınce açıklama yapmıştı hatırlarsanız
Merhabalar
Geçmişte benzer konular açılmıştı .
Oyun oynarken , çevreye ve figürlere detaylara dikkat eden arkadaşları tebrik ediyorum . Demekki sadece oynamıyor , oynadığımız ortamı yaşıyoruz.
Yapımcı ekip oyun içinde gelecek bölümlerle alakalı detay ve semboller saklamaktadır bazen ,bazende bu semboller hiçbir anlam taşımamakta sadece görsel olarak eklenmiş olmaktadır.
Kıyametten kaçanların sığınacak yeni yerler ararken buldukları mağara ve tünellerde eski tarihi yerleri bulmasınıda göz ardı etmeyelim .
Bir zamanlar Handanın eteğindeki figürleri kafaya takan arkadaşlarımzıda olmuştu , onlara kısa bir açıklama yapmıştım . Merak edenler buradan inceleyebilir
Gelelim Göz meselesine :
Tarihteki ismi UDJAH yada Horus un Gözleridir.
Resim
Babası Osiris’i öldüren, amcası Seth’te karşı savaş açarak intikam alan,
ancak bu savaş sırasında gözlerinden birini kaybeden
Mısır’ın koruyucu tanrısı, şahin başlı Horus
Elemteferiş.. Kem gözlere şiş !..
Yüzyıllar ötesinden gelen yerleşik bir deyiştir bu..
Değişik dillerde, değişik toplumlarda, değişik geleneklerde söyleniş şekli birbirinden farklı da olsa, aynı deyişi çağrıştıran birbirine benzer deyimler ve atasözleri vardır. Göz, beş duyu organımızın en hassas ve en kıymetlisi olarak, bedenimizin yaşamsal kurgusunda en önemli yerlerden birini almıştır.
Gözdeki, bakıştaki küçük bir ifadenin anlatılabilecek birçok söze eşit olduğu, kötü bir bakışın ise birçok değerin yitirilmesine neden olacağı, tatlı yumuşak bir nazarın da güzellik ve mutluluklar getireceği bilinen gerçeklerdir. İnsanoğlu, geçmişten günümüze, gözdeki bakışın gizemine takılmış, bu bakıştan gelebilecek olası kötülüklere karşı dualara, muskalara, fetişlere sarılmış; hepsinden önemlisi kem gözlere karşı, gizemli güç ve büyüsüne inandığı simgesel gözün arkasına sığınmıştır.
Resim
Mavi sırlı Mısır seramiğinden yapılmış koruyucu göz “Udjah” fetişi
Dünya üzerinde Hindistan, Mısır, Yunanistan, Türkiye gibi ülkelerdeki insanlar yüzyıllar ötesinden beri süregelen gündelik yaşamlarında kem bakan gözlerden gelebilecek nazarlardan sakınmak için üzerlerindeki takılarda, kullandıkları eşyaların üzerinde değişik şekil ve formlarda stilize edilmiş göz boncukları, göz tasvirleri kullanmışlar, icabında eski Mısır’da olduğu gibi bu gözü kutsallaştırmış ve kutsamışlardır. Bugün, yurdumuzda tarihi çok eski dönemlere dayanan kentlerimizdeki kimi arkeoloji müzelerinin vitrinlerinde de görüldüğü gibi, Hititlerden Bizanslılara, nazar adını verdiğimiz göz boncuğunun ülkemiz topraklarında yaşamış değişik medeniyet ve toplumlar tarafından gündelik hayatta süsten de öte bir fetiş olarak kullanılmış olduğu görülmektedir... Günümüz Türkiye’sinin folklorunda, nazar boncuğu adını verdiğimiz göz boncuğu küçük çocukların omuz ve yakalarında, hanımların takılarında, kimi evlerin duvarlarında, anahtarlıklarda, araba aynalarının üzerinde koruyucu bir sembol olarak kullanılmakta, eski çağlarda olduğu gibi aynı gizem ve popülaritesini sürdürmeye devam etmektedir.
Tarihe baktığımızda, gözün koruyucu etkisini en çok benimsemiş ve bu benimseme içinde kutsadığı gözün bir tanrıya ait olduğuna inanmış yegâne toplum eski Mısırlılar olmuştur. Eski Mısır inanışında “Udjah” adı verilen kutsal göz ölümden sonraki yaşamın tanrısı Osiris’le, sevgili eşi güzeller güzeli İsis’in oğulları, Nil Vadisi’nin koruyucu tanrısı, şahin başlı Horüs’ün; ya da güneşi simgeleyen, her bir şeyi gören, gözetleyen Tanrı Ra’nın gözü olarak tanımlanmıştır. Günümüzde, Mısır Hava Yolları’nın da amblemi olarak kullanılan bu stilize gözün öyküsü eski Mısır mitolojisindeki ünlü anlatılardan birinin içinde yer almaktadır.
Resim
Papirüs üzerinde bir “Udjah
Mistik anlatıya göre:Osiris’le Seth, İsis’le Neftis; iki erkek iki kız, dört kardeştirler. Osiris kız kardeşi İsis‘le, Seth’ te öteki kız kardeş Neftis’le evlenirler. İyiliği, saflığı, güzelliği simgeleyen Osiris bereketin tanrısıdır ve Mısırlılar tarafından pek çok sevilir. Öteki kardeş Seth ise, Osiris‘in tersine kötülüğü, fitneyi, çirkinliği simgeleyen bir tanrıdır. Mısırlılar’ın Osiris’e olan sevgisi karşısında büyük bir kıskançlık duyar ve bu nedenle kardeşine kötülük yapmak, daha doğrusu onu ortadan kaldırmak ister. Bir gün, Osiris’i sarayında verdiği büyük bir ziyafete davet eder. Yenilir, içilir, eğlenilir ve sonunda Seth, kardeşine bir armağan sunar. Bu armağan, ahşaptan yapılmış büyük bir sandukadır. Ancak kurnaz Seth, bu armağanı verebilmesi için, Osiris’e içine girip uzanmasını söyler. Osiris de tüm saflığı ile sandukanın içine girip oturur. Ama, kötü Seth Osiris’in içine girmesiyle beraber sandukanın kapağını kapatıp kilitler, ardından da Nil’in sularına atar.
Resim
Uşapti kutusu üzerinde yer alan “Udjahlar”
Zavallı Osiris, Nil’ in akıntısına kapılıp giden sandukanın içinde kilitli kalmıştır. Gelip geçen uzun günlerden sonra, Osiris‘i taşıyan sanduka Nil’ in sularından Akdeniz’in dalgalarına karışıp gider. Günler, aylar geçer, bir gün sanduka Biblos ülkesinin, yani Fenike’nin kıyılarında sular altında kalmış büyük, eski bir ağacın gövdesindeki kovuğun içine girer takılır. Med cezir yaşanmaktadır. Sular çekilir, ağaç bütün görkemiyle ortaya çıkar. Bu arada, Fenike kralı, askerlerini ülkesinin dört bir yanına salmış, yaptırmakta olduğu büyük sarayın ahşap sütunları için, gövdesi büyük ağaçlar arattırmaktadır. Askerler gelir bu ağacı da bulurlar. Ağaç dibinden kesilir sarayda çok güzel bir sütuna dönüşür, ama içinde Osiris’in bulunduğundan kimsenin haberi yoktur.
Resim
Ahşap üzerinde, kutsal göz “Udjah” ayrıntısı
Osiris‘ in sevgili eşi İsis üzüntülere boğulmuştur, yollara çıkar köşe bucak Osiris’ini aramaya başlar.. Eh !. Ne de olsa bir tanrıçadır; ilâhi gücüyle, eşinin izini bulup Biblos ülkesine kadar gelir ve kralla yaptığı sıkı bir pazarlıktan sonra sütunu alıp içinden Osiris’ini çıkartır.
Osiris’in Mısır’a dönüşü muhteşem olur.. Kuzeyden güneye tüm Mısır halkı, sevgili tanrılarının dönüşünü büyük bir coşkuyla kutlarlar. Adaklar adanır, kurbanlar kesilir, ayinler yapılır, eğlenilir, içilir.. Bereketler veren Osiris dönmüştür, ama maalesef bu mutluluk pek fazla sürmez.. Kötü, kıskanç Seth, bütün bunların karşısında daha da köpürür, daha da kötüleşir ve hazırladığı kurnazca bir planın ardından öz kardeşini yakalayıp hunharca öldürür, gövdesini on üç parçaya ayırıp, kopardığı organları Nil’in sularına atar.. Zavallı Osiris..
Güzeller güzeli İsis Osiris’siz kalmıştır artık.. Başlar eşinin kopartılıp Nil kıyılarına savrulmuş parçalarını aramaya.. Her ne kadar ilâhi bir kudrete sahip de olsa, bu ikinci olayda yetersiz kalır ve oğulları şahin başlı Horüs’le, Osiris’in sadık köpeği Anübis’ten yardım ister. Ne de olsa, Horüs’ün tepelerden her şeyi gören keskin gözleri, Anübis’in de çok uzaklardan koku alan bir burnu vardır. Hep birlikte başlarlar Büyük Osiris’in organlarını aramaya. Kolu bacağı bir taraftan, elleri başı bir başka kıyıdan.. Tek tek toplarlar kesilmiş parçaları ve sonunda hepsini bir araya getirirler.. Her şeyin tamam olduğunu sandıkları sırada, bir bakarlar ki tek bir organ eksiktir. O organ da, Nil‘de yaşayan Oksirenkos adlı canavar balık tarafından yenilip yutulmuş olan Osiris’ in penisidir.
Pişmiş toprak üzerine, ortası akıtmalı orijinal bir “Udjah” pandantifi
Zavallı İsis, topladığı çeşitli bitkilerin özünden bir macun hazırlar; sevgili eşi Osiris’in parçalarını birbirlerine yapıştırarak uzun keten bantların içine sarıp sarmalar. Böylece Mısır inanışında ilk mumya ortaya çıkmış olur ki, bundan böyle bütün Mısırlılar bu miti örnek alarak ölülerini mumyalamaya başlarlar. Bundan sonra da Osiris, artık yeryüzünün bereket tanrısı değil, tam tersine öteki alemdeki yaşamın tanrısı olur çıkar.. Ve herkes için yeryüzündeki yaşam serüveni bir gün ölümle noktalanıp, öteki alemdeki yolculuğun Osiris’in kollarında son bulacağından Osiris en çok sevilip sayılan tanrı olur.
Tabii ki, anlatı burada böyle sonlanıp bitmiyor.. İsis, sevgili eşinin parçalarını bir araya getirip yapıştırdıktan sonra, ilahi kanatlarını açıp çırparak ona yeni baştan nefes verir. Ama, mitin devamındaki bir başka önemli olay da; şahin başlı Horüs babasının intikamını almak için, Mısır’ın kuzeyinde, Delta’nın bulunduğu bölgede meşum, canavar amcası Seth’le büyük bir savaşa girişir. Bu çetin savaşta, yer yerinden oynar, Nil’in suları şaha kalkar, şimşekler çakar ama sonunda Horüs kötüler kötüsü Seth’i yakalayıp döverek sonsuzluğa dek yeraltına hapseder, hem de bacaklarından kollarından zincirleyerek..
Eski Mısırlıların fetiş olarak kullandıkları pandantif bir “Udjah” örneği
Ne var ki, her galibiyetin bir bedeli olduğu gibi, kahraman Horüs bu savaşta bir gözünü kaybeder.. Ama, tanrılara yakışır bir biçimde, bu göz de, parçaları toplanıp bilge tanrı İbis kuşu kafalı Thot tarafından tamir edilip yapıştırılarak yerine yerleştirilir.. Eski Mısır matematiğinde, geleneğe göre bu gözün parçalarını temsil eden kesirlerin toplamı 63/64 etmekteydi. Ve kesir hesaplarındaki baz bu kutsal gözün parçalarından yola çıkılarak hesaplanırdı.
Kadim Mısır’dan çıkıp başka inanış ve felsefelerde de önemli bir yer oluşturmuş olan Kutsal göz “Udjah”, sembolik olarak koruyan, gözeten, denetleyen, hatırlatan ve hatta insanlara kimi kayıp değerleri anlamalarını, hatırlamalarını sağlayan bir simge olarak yüzyıllar ötesinden günümüze bir nazar, bir talisman gibi kendine özgü biçimsel varlığını sürdürmeye devam ediyor.
Horus’un Tasvirleri
Eski Mısır eserlerinde Horus, sık sık bir gözle, şahin kafasıyla veya atmaca kanatlı bir yıldız diskiyle tasvir edilir. Çocuk başıyla ya da genç bir insan başıyla temsil edildiğinde parmağı kelam organı olan ağzında ya da ağzını işaret eder tarzda tasvir edilir.
Şahin başlı Horus’un yırtıcı kuşların keskin bakışıyla tasvir edilmesi, kişinin hiçbir hareketini gözünden kaçırmayan bir tanrı oluşunu, yani vicdanın gözünden hiçbirşeyin kaçmayacağını simgeler.
Güneş ve Ay, Horus’un gözleri olarak ifade edilir.Çünkü Güneş ve Ay’ın her ikisi nöbetleşe, gece ve gündüz insanın üzerinden eksik olmaz, Horus’un 24 saat açık kalan gözleri gibi.
Sembol olarak gözün anlamı : ışık algılanması, güneş zihin, ruhsal, ruhun aynası ve sonsuza kadar uyanuk olma olarak anlam yüklenmiştir, Güneş, ay, üçgen şeklinde figüre edilmiştir
Tarihte ilk kullananlar ve sonradan kullananlar kimlerdir?
İlk kez mısır mitolojisinde rastlanılır, Hıristiyanlıkta aynı anlamda ve kötü ruhlardan korunma tılsımı şeklinde kullanılmıştır. Masonlukta hakim olma seyretme süresizlilk anlamına getirilmişti. bir doların üzerinde pramit şeklinde göz vardır.
Göz boncuğunun kültürümüze girişi nazar ve nazardan korunma şeklinde girmiştir. Halen anadoluda kullanılan bir figürdür. nazalık evlerimizde kapıların üstüne hep kullanılır, hatta kolye olarakta kullanıyoruz
Ve bizde Nazarlık şeklinde göz şekillerdien birkaç örnek :
Elemtere fiş Kem gözlere şiş .
Devam edelim
Handan Hanımın Eteğindeki Şekil Haçmıdır ?
Hayır haç değildir, o şeklin ismi Ankh dir
Yakınlaştır (gerçek ölçüler: 640 x 884)Resim
Ankh Nedir :
………………………..
Ankh, “T” harfinin üzerine oturtulmuş küçük bir daireden ibaret olup çoğunlukla haç'a benzetilen; fakat Hıristiyanlıkla pek alakası olmayan en yaygın bir eski Mısır sembolüdür. Kadın ve erkeğin birlikteliğini simgeler ve "evrensel yaşamın çekiciliği" olarak ele alır. "Hayat anahtarı" ya da "Nil'in anahtarı" olarak da bilinir.
Ank, Eski Mısır'da en güçlü kültürel ve dinsel sembollerden biriydi. Yaşamın sembolüydü, firavun ve tanrıları Ankh ile gösteren bir çok sanat eseri mevcuttur.
İsis misterleri, inisiyasyonunda kullanılan bu sembole birçok Mısır tanrısının elinde rastlanmakla birlikte, en çok İsis'in elinde rastlanır.
Ankh'ın şekil olarak neyi temsil ettiği egyptologlar tarafından sürekli tartışılmıştır.
Kimileri, şeklinin insan vücudu olduğunu söyler. En yaygın kanılardan biri de budur, çünkü Ankh, ölümün ardından yaşamın sembolü, onun anahtarıdır. Şekil itibariyle çift cinsiyetli olduğu söylenir ki, bu da kadın veya erkek ayırt etmeksizin, köle ırk hariç bütün insanları temsil eder.
Kimileri ise seklinin Nil nehri olduğunu savunur. Doğduğu yer ince ucu, döküldüğü İskenderiye deltası yuvarlak başı, sağa ve sola açılan kollar ise Nil'in doğu ve batı yakasıdır.
……………………………
Ankh, ölümün ardından yaşamın sembolü, onun anahtarıdır bu sebepten şeklin insan vücudu olduğu söylenir, şekil çift cinsiyetlidir. Anahtar güç ve sahiplenmenin simgesidir. Herkes kendi anahtarına kendisi sahiptir. Bu anahtar ile kendi kapısının, kendi gizemlerinin kilidini açacak ve kendi eserini verecektir. Bu sembolik anahtar her cevabın bizde olduğunu simgeler. Kendi kendini tanımayı becerebilmek gerekliliği vurgular. Haç şeklinin tepesinin yuvarlanıp bir halka şekli oluşturmasının sebebi ölümden sonra yaşamı sembolize etmesidir. Tanrıça Ma'at başında bir devekuşu tüyü ve her iki kolunda birer "Ankh', yaşamın sembolü olan yaşam anahtarı ile sembolize edilir.
………………………………
Handan Hanımda Neyi Sembolize Ediyor ?
Eski mısırda bu sembolü genelde Büyü ustaları,[BÜYÜCÜ HANDAN ] Sonsuz hayat, ve ölümden sonra dirilişe inanlar kullanmıştır
Devam edelim
Birkaç örnek :
İSİS İ TANIYALIM : ( OSİRİSİN EŞİ )
İsis, Osiris'in (aynı zamanda kocasıdır), Nephthys ve Set'in kardeşidir, Nut ve Geb'in kızları ve çocuk Horus'un annesidir. Bazı kaynaklara göre Anubis de İsis ile Osiris'in oğludur.
Bir çift boyuzun arasında güneş diski bulunan akbababa şeklinde bir şapka giymiş kadın olarak gösterilir. Çok seyrek olarak, bir çift koç boynuzu yada Ma'at tüyü ile beraber Güney ve Kuzey çift tacını giyer. İsis bir tanrıça olarak değil ama kadın olarak ise sıradan saç biçimiyle gösterilir, ancak her zaman alnında bir yılan figürü bulunurdu.
Osiris'in karısı olarak ise, İsis, yeryüzü krallığı boyunca karısına yardımcı olmuştur. Piramit yazıtlarında, İsis'in kocasını ölümünü önceden gördüğünü göstermektedir. Onun ölümünün arkasından, İsis, kocasının yeraltı dünyasında huzur içinde yatması ve uygun şekilde gömülmesi için gövdesini yorulmaksızın aramıştır. Büyüleri sayesinde, Osiris'i hayata geri döndürmüş, kendini ondan erkek çocukları Horus'a hamile bıraktırmıştır.
………………………………………..
İsis, büyük bir büyücü ve büyü yeteneklerinin kullanması ile meşhurdur. Örneğin, ilk kobrayı, onun zehirli ısırığını kullanarak Ra'ya gizli ismini itiraf ettirmek için yaratmıştır.
Mısır tarihinin başından sonuna kadar, İsis, Mısır'ın en büyük tanrıçası olmuştur. Yararlı bir tanrıçadır ve sevgisi tüm yaşayan canlıları kapsayan bir annedir. ( Handan hanım felsefesini hatırlayalım )
Devam edelim
Osiris’i Tanıyalım : ( İSİSİN EŞİ )
Geb ve Nut'un oğlu yeraltı dünyasının hakimi, ölümsüz yaşam için diriliş tanrısı, kural koyucu, koruyucu; ölülerin yargıcı lahitinin bulunduğu yer Abidos’ta kültünün oluştuğu yerdir. Osiris, Nut ve Geb’in ilk çocuğuydu. Set, Nephthys ve İsis’in kardeşiydi, aynı zamanda İsis’in kocasıydı. Horus, İsis'ten oğluydu.
Osiris’in eski Mısırca’daki asıl adı “gözün yeri” anlamındaki “As-âr”dır ( ya da Usire). Bu ad, hiyeroglif yazısı ile yazılırken iki ideogram kullanılarak yazılır; kullanılan iki ideogramdan biri taht, diğeri gözdür.
Osiris başta erkeklerin dünyasının kural koyucusu olmuş ve Ra gökyüzüne kural koymak için dünyayı bıraktığında kardeşi Set, Osiris’i öldürdü. İsis’in sihri sayesinde tekrar yaşama döndü. İlk ölen yaşayan canlı olduğu için sonraları ölülerin lordu oldu. Oğlu Horus, onun ölümünün öcünü aldı. Set’i yendi ve onu batı Mısır’ın çölüne (Sahra) gönderdi.
Tüm Mısır tarihi boyunca dualar ve büyüler Osiris’e yöneltilmişti, onu kutsayarak kendisinin kural koyduğu öbür dünyaya girmesi umulmuştu, özellikle Orta krallık döneminde popularitesi arttı. 18. sülale döneminde Mısır’da en çok tapılan tanrı olmuştu. ………………………………
siris’in popularitesi, Mısır tarihinin en son evrelerine kadar sürdü.
……………………..
Osiris hep sivri külah başlığıyla, ayakları bitişik olarak tasvir edilir. Kimi zaman başında taç ve iki veya daha fazla tüy bulunur. Tasvirlerinde vücudu ya sargılıdır ya da balık pullarıyla kaplıdır. Elleri göğüste çapraz vaziyettedir ve bir kamçı ile bir asa tutar, bazen bir de baston tutar. Tuttuğu asanın üzerinde Sirius yıldızının bazı sembolleri bulunur ki, bu sembollerden ikisi köpek başı ve yaydır. Kimi yazarlar Osiris’i Sirius-B, İsis’i Sirius-A yıldızıyla ilişkilendirirler
………………………………………
Resim
Devam edelim
ANUBİS’İ TANIYALIM: ( İSİS VE OSİRİSİN OĞLU )……………………………………………
Anubis,Nephthys ve Seth'in(bazi efsanelere göre Osiris ve Isis'in) oğludur.
Çakallarin mezarlar etrafinda dolasmasi nedeniyle çakal basli Anubis ölümle birlikte anilmistir.
Ölen Osiris'i mumyaladigi için mumyalama tanrisi olmustur.
Görevi tüm ölüleri korumak ve yüceltmektir.Bu yüzden mumyalamayla görevli kisiler Anubis maskesi takarlar.Ölen kisi diger dünyada yargilanirken ona yardim eder.
……………………..
Eski Mısır inancına göre Anubis'in mezarları koruma güçüne sahip olduğu bilinmektedir.Bu yüzden mezarların girişine Anubis mezarları korusun diye Anubis heykelleri konulmuştur.
……………………….
İyi forumlar
Mustafa Kemal ATATÜRK
- Ttaymmm
- Çınaraltı Müdavimi

- Mesajlar: 865
- Kayıt: 04 Eyl 2013 14:28
- Sunucu: Eminönü
- Klan: Arzın Çocukları
Re: ŞU OYUNU ZEVK İÇİN OYNAYIN SADECE BİR BİLGİLENDİRME
Yukarıda yazdığım konu bu adreste bulunmaktadır -----> viewtopic.php?f=46&t=94219&p=888195
Mustafa Kemal ATATÜRK
- Respected
- Mebrure'nin Adamı

- Mesajlar: 2651
- Kayıt: 18 Eyl 2011 22:13
- Sunucu: Eminönü
- Klan: Arzın Çocukları
Re: ŞU OYUNU ZEVK İÇİN OYNAYIN SADECE BİR BİLGİLENDİRME
Gördüğü her üçgene illuminati damgası vuran saygıdeğer halkımız sayesinde, dekoratör arkadaşlar bile bu tür motifler kullanmadan önce 3 kere düşünüyordur.
Hepsini geçtim ciddiyetini bu denli koruyan mavzubahis örgütün, böylesine düşük çıtalı bir oyunda reklam yapacak düşünceye sahip olduğunu hiç düşünmüyorum. Bana göre bu söylediğiniz, Mark Zuckerberg'in sosyete pazarında Facebook'un reklamını yapmasına eş değerdir.
Kısacası şu mevzuyu aşalım artık.
Hepsini geçtim ciddiyetini bu denli koruyan mavzubahis örgütün, böylesine düşük çıtalı bir oyunda reklam yapacak düşünceye sahip olduğunu hiç düşünmüyorum. Bana göre bu söylediğiniz, Mark Zuckerberg'in sosyete pazarında Facebook'un reklamını yapmasına eş değerdir.
Kısacası şu mevzuyu aşalım artık.



- Ttaymmm
- Çınaraltı Müdavimi

- Mesajlar: 865
- Kayıt: 04 Eyl 2013 14:28
- Sunucu: Eminönü
- Klan: Arzın Çocukları
Re: ŞU OYUNU ZEVK İÇİN OYNAYIN SADECE BİR BİLGİLENDİRME
Respected yazdı:Gördüğü her üçgene illuminati damgası vuran saygıdeğer halkımız sayesinde, dekoratör arkadaşlar bile bu tür motifler kullanmadan önce 3 kere düşünüyordur.
Hepsini geçtim ciddiyetini bu denli koruyan mavzubahis örgütün, böylesine düşük çıtalı bir oyunda reklam yapacak düşünceye sahip olduğunu hiç düşünmüyorum. Bana göre bu söylediğiniz, Mark Zuckerberg'in sosyete pazarında Facebook'un reklamını yapmasına eş değerdir.
Kısacası şu mevzuyu aşalım artık.
Keşke aşabilsek kardeşim.Sırf o amaç için açtım zaten konuyu Forumda o kadar konu var ki ... Yöneticiler bunlarlada uğraşmaktan normal konulara zaman harcıyamayıp oyun gıttıkçe güme gidiyor. Acaba her göz her üçgene Ahanda illuminati buldum diye atlıyanlar bir parça dua yazısı okuyorlar mı ?
Mustafa Kemal ATATÜRK
- Respected
- Mebrure'nin Adamı

- Mesajlar: 2651
- Kayıt: 18 Eyl 2011 22:13
- Sunucu: Eminönü
- Klan: Arzın Çocukları
Re: ŞU OYUNU ZEVK İÇİN OYNAYIN SADECE BİR BİLGİLENDİRME
Değerli yorumuna çok güzel içimi dökerim de, günümüz şartlarında dilimizden ne sarf etsek siyasi düşüncelere yoruluyor ve yorumlanıyor.
Ben bu tür boş işlerle uğraşan, göstermelik yaşayanlara '' Neyse ki müslümanız da içim rahat!'' diyerek en ince cevabı veriyorum. Ötesine berisine gerek yok
Ben bu tür boş işlerle uğraşan, göstermelik yaşayanlara '' Neyse ki müslümanız da içim rahat!'' diyerek en ince cevabı veriyorum. Ötesine berisine gerek yok





