31. Cemberlitas'a giden yol

İKV için yazdığınız hikayeler, şiirler veya kurgusal eserleriniz
Cevapla
LadyEowyn
İri Fare Avcısı
İri Fare Avcısı
Mesajlar: 72
Kayıt: 08 Kas 2010 16:52
Sunucu: Beyaz Köşk

31. Cemberlitas'a giden yol

Mesaj gönderen LadyEowyn » 15 Nis 2012 01:22

-‘Arkadaşım için geldim, efendim’, dedim. ‘Onu Çemberlitaş’a götürmek istiyorum.’
-‘Neden’, diye sordu Agah efendi bana.
-‘Aradığı cevapları orada bulabileceğini zannediyor. Lakin Çemberlitaş’a giden yol çok tehlikeli. Belki oraya ulaşamayız bile. Ama yinede onu korumak için elimden gelen herşeyi yapmam gerek.’
-‘Efsun’un oraya gitmesi lazım, evet. Ama soruları o kadar zor değil. Efsun insan olup olmadığını bilmek istiyor. O bir insan ama bizim gibi annesinden doğmadı. Onu büyü ortaya getirdi.’
-‘Peki bu büyü tekrarlanabilir mi? Efsun kadar güçlü bir kişi daha var mı yada ortaya çıkabilir mi?’
-‘Zekisin evlat’, dedi Agah efendi gülümseyerek. ‘Gaffar efendi’nin düşüncesini söyledin az önce. O büyü için Efsun gerekli. O ilk olduğu için özel. Büyü tekrarlanacaksa Efsun’a ihtiyaç duyulacaktır. Gaffar efendi Efsun gibi olmak istiyor: güçlü ve ölümsüz. Bunu bozmak için sadece bir şansın var.’
-‘Eminmisiniz bundan?’
-‘Ben eminim’, dedi Gaffar bey. Odanın karanlık bir gölgesinde saklanıyordu. ‘Özür dilerim. Seni korkutmak yada rahatsız etmek istemezdim.’
-‘Gaffar bey ve ben babasını alt etmek için uğraşıyoruz.’
-‘Ama siz onu Meclis’ten...’, diye başlamıştım cümleme.
-‘Herkezin öyle düşünmesi gerek’, dedi Gaffar bey. ‘Hepimiz göz önünde bulunan insanlarız. Gaffar efendi bu yardımlaşmadan haberdar olursa hepimiz için kötü olur.’
-‘Peki sizin planınız ne’, diye sordum
-‘Eminönü bir saldırıyı daha kaldıramaz, evlat’, dedi Agah efendi. ‘Eğer Gaffar efendi niyetimizi öğrenirse saldıracağından eminiz. Onu durdurabiliriz, evet, ama yaratacağı hasar bizim için kötü olur.’
-‘Gaffar efendi Efsun’u Çemberlitaş’a götürüp, onun güçlerini çalıp sonrada onu öldürmek istiyor’, dedi Gaffar bey. ‘Her ne kadar istemesemde Efsun’un Çemberlitaş’a gitmesi gerek.’
-‘Anlamıyorum. Neden’, diye sordum.
-‘Çünkü Efsun’un Taş’a dokunması gerek. Bildiğim kadarıyla ölümsüz ve yenilmez olmak istemiyor. Taş’a dokunursa bu özellikleri kaybedecektir.’
-‘Peki bu dokunma neye mal olacak’, diye sordum.
-‘İşte bunu bilmiyoruz’, dedi Gaffar bey. ‘Tüm bölge yok olabilir, Erg sona erebilir yada başka şeyler olabilir.’
-‘Peki siz nerden biliyorsunuz Efsun’u normal hale getirmenin bu olduğunu’, diye sordum Agah efendiye.
-‘Çünkü babamın not defterini okudum’, dedi Gaffar bey. ‘Aslında bir günlük. Genç Bilgililer ile beraber yaptıkları çalışmalar yazıyor. Bazı şeyleri açıklığa kavuşturdu.’
-‘Ne gibi?’
-‘Gaffar efendi’nin güce aç olduğu’, dedi Agah efendi. ‘Rekabet istemediği. Kenan’ı ve Azat’ı Efsun’la karşı karşıya getirmek istediği.’
-‘Onlarda kim?’
Agah efendi gülümsedi. ‘İstersen oturda öyle anlatayım.’
Oturdum.
-‘Bir zamanlar Beyaz Köşk vardı. Azat yönetirdi ve Kenan onun için savaşırdı. Ama Kenan Azat’ın ihanetine uğradı. İkiside şuan Sığınaklar adındaki bölgede. Kenan Azat’ı neden yanında barındırdığını bilmiyoruz ama not defterinde beraber hareket ettikleri yazılı.’
-‘Düşmanını yanından ayırma’, dedim.
-‘Efendim’, diye sordu Gaffar bey.
-‘Yani dostunu yakınında tut ama düşmanını yanında. Kenan dediğiniz şahıs böyle emin oluyor güvende olduğunu. Bu ikisi çok mu güçlüler?’
-‘Zannettiğin dahada fazla. Azat’ın gücü ne durumda bilmiyoruz, Gaffar efendi dahil. Ama Kenan farklı. Onun gücü delidir. Erg onu delirttiği için onu yenmekte zordur. Ayrıca Çemberlitaş’a giden yol Sığınaklardan geçiyor. Onları karşına almadan Taş’a ulaşamazsın. Ve Efsun’dan ne kadar bilgiye sahip olduklarınıda bilmiyoruz.’
-‘Şimdi bizim Sığınaklardaki Kenan ve Azat’ı öldürüp Çemberlitaş’a varmamız gerek ve yolda giderken Gaffar efendi’nin Efsun’u öldürmemesini sağlamamız gerek.’
-‘Hayır’, dedi Agah efendi. ‘O kadar kolay değil.’

‘On’a dokunman seni öldürmeyecek. On’a dokunman birini seçmeni isteyecek. On’a dokunmak savaşın sonu olmayacak. Yeni bir dönemin başlangıcı ona dokunarak başlayacak.’
Efsun bu cümleleri duyarak uyandı rüyasından. Artık Agah efendi’nin yanına gitmek istemiyordu. Turnuvada atılmasının nedeni önem taşımıyordu artık. Tüm silahlar onun elinde, niye sorgulasın ki? Şifa Yurdu’na doğru gitti. Yolda giderken tanıdık bir yüz gördü.
-‘Senide mi uyku tutmadı’, diye sordu Efe.
-‘Uyuduğumda hep aynı rüyayı görüyorum’, dedi Efsun.
-‘Biraz yürüyelim mi?’
Efe ve Efsun Eminönü’nde dolanıyorlardı.
-‘Neden Kurt Mağarasına gitmeye karar verdin’, diye sordu Efe.
-‘Kurt Mağarası mı? Ne zaman... aaa hatırladım! İlk görevimizi unutmuştum bile.’
-‘Neden geldin bizimle?’
-‘Şifacı lazımdı ve bende gönüllü olarak gittim. Yardım etmek istiyordum. Niye sordun?’
-‘Pişmanmısın bu kararından?’
-‘Neden olayım?’
-‘Çünkü ilk kez orada yaralandın ve bu ilk görevden itibaren senin yeteneklerin açığa çıktı. Bunlar olmadan önce dahada mı mutluydun?’
-‘Bunları neden soruyorsun’, diye sordu Efsun.
-‘Çünkü Ata seni Çemberlitaş’a götürmekte kararlı. O kadar çok kararlı ki bu yolculuğun ucunda öleceğini bilse yinede vazgeçmeyecek.’
-‘Ama biz zaten Kurt Mağarasından sağ salim çıkacağımızı bile bilmeden gittik.’
-‘Kurt Mağarasını Çemberlitaş bölgesi ile mi karşılaştırıyorsun? Çemberlitaş’ın yakınına gitmek yerine Karakürk’ün hedefi olmak daha güvenli.’
-‘Neden...’
-‘Seni üzüyorum, farkındayım. Ama şunu öğrenmen gerekiyor çünkü Ata asla anlatamayacak sana. Çemberlitaş sonumuz olabilir ve anlatıcağım şey senin fikrini değiştirir belki.’
-‘Gitmek konusunda mı?’
-‘Hayır. Yanında Atayıda götürmek konusunda. O sana sadece arkadaş gözüyle bakmıyor Efsun ve sen bunun farkında değilsin. Bu yüzden sonuna kadar yanından ayrılmıyor. Sonu ne olursa olsun tehlikeden uzak durmayacak.’
-‘Benim şimdi...’
-‘Onu yanında götürme Efsun. Senin için daha ne yapabilir bilmek istemiyorum ve görmekte istemiyorum. Onu korumak için...’
-‘Tamam anladım’, dedi Efsun. ‘Gitmem gerek.’
-‘Biraz daha vaktin varsa senin Arzuhalci’nin yanına götürmek istiyorum.’
-‘Neden?’
-‘Rica etti. İstersen yanlızda gidebilirsin daha sonra.’
-‘Düşünürüm’, dedi Efsun ve hızla odasına geri döndü. Rüzgar’ın onun için onardığı odasına.

‘Önce Yer Altı’na inmelisin. Sonra Sığınaklara geçmelisin. Sığınaklar adındaki bölgeye her kim yanlız girerse cesedide orada yanlız kalır. Yanına sağlam bir takım almadan girme. Önce Teşkilat’ın casusunu öldürmen gerek. Adı Zahir Demirseven. Sığınaklar bölgesinde Kenan’ı bulup öldürmen gerek. Azat nerede ve kudreti ne kadar bilinmiyor. Bu iki şeyin ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmama gerek yok. Çemberlital bölgesine ulaşmadan önce Gaffar efendi ölmesi gerek. Bunu yapmadan o bölgeye girmeyin. Tekrar uyarıyorum: yapmayın!’ Agah efendi’nin bu talimatlarını aldıktan sonra Rüzgar hemen odasına gitti. Dinlenmesi gerekiyordu.

-‘Bize bunu anlatman yasak değil mi’, dedi Salih bana. ‘Agah efendi’nin gizli planı...’
-‘Agah efendi bizi iki kişi olarak mı o bölgelere gönderecekti’, dedim. ‘Sağlam bir ekip bul dedi ve silah arkadaşlarımdan daha sağlamlarını bulamam.’
-‘Başarabilirmiyiz ki? O bölgeleri tanımıyoruz bile’, dedi Nur. ‘Bize harita verirler mi?’
-‘Haritasız gitmek imkansız’, dedi Salih.
-‘Görevi haritasız verecek kadar akılsız değiller’, dedim. ‘Siz diğerlerine haber verin. Ben Efsun’u bulmaya gidiyorum.’
-‘Onu bu sabah Çınaraltı’na giderken gördüm. Selam verdim ama duymadı. Sonra yanına gittim öyle konuştuk’, dedi Nur. ‘Arzuhalci ile konuşacakmış.’
-‘Neden ki’, diye sordu Salih.

-‘Seninle neden görüşmek istediğimi merak ediyorsun, değil mi’, diye sordu Arzuhalci Efsun’a.
-‘Evet. Adınızı ilk kez duyuyor değilim.’
-‘Yaptığın büyüler hakkında konuşmak için çağırdım seni. Bu seni rahatsız ediyor mu?’
-‘Sormak istediğinizi sorun.’
-‘Nasıl oluyorda hiçkimsenin daha keşfetmediği ‘yönlendirme’ büyüsünü yapabiliyorsun? Ayrıca bu büyüyü ne savaşçı, ne büyücü nede şifacı yapabilir. Bunlar hiç mantıklı değil.’
-‘Hangi büyüyü yaptığımı nerden biliyorsunuz?’
-‘Genç Bilgililer biliyordu. Eskilerden birisi bu büyüyü yapıyordu. O kişi bu büyüyü yaparak öldü. Daha doğrusu büyünün sonunda delirdi ve delirerek öldü. Ailenden biri bile değildi.’
-‘Ne demek istediğinizi bilmiyorum’, dedi Efsun.
Arzuhalci kızgın bir ton ile: ‘nasıl oluyordu senin gibi önemsiz biri böyle bir şey başarabiliyor’, dedi.
Efsun bu tepkiden korkmuştu ve Çınarlatı’nı koşarak terk etti. Hemen Rüzgar’ın yanına doğru koştu.
-‘Gidiyorum! Hemen şimdi gidiyorum’, dedi Efsun.
-‘ Nereye?’
-‘Gaffar efendi beni götürür Çemberlitaş’a.’
-‘Dur bende geleceğim!’
-‘Hayır sen gelme’, dedi Efsun kızgın bir tonla. ‘İstemiyorum seni yanımda! Beni koruyabileceğini mi zannediyorsun? Bana hiçbir şey olamaz! Korunması gereken sensin ve ben seni yanımda istemiyorum! Üzerimde fazlalık bir yük gibisin! Düş yakamdan artık’, diyerek Gaffar efendinin yanına doğru gitti. Rüzgar’ın ‘gelme’ demekle ondan kurtulamayacağını biliyordu Efsun. Böyle davranarak onu koruyabilirdi.
-‘Hemen gitmek istiyorum’, dedi Efsun Gaffar efendiye.
-‘Hay hay.’

-‘Efendim, şifacı Gaffar efendi ile beraber yola çıktılar bile.’
-‘Ne’, dedi Agah efendi ve hemen ayağa kalktı. Kalkarken sehpası devrildi. ‘Durdurmalıydınız onları!’
-‘İkiside Teşkilat’dan olmadıkları için bir şey yapamadık efendim.’
-‘Hemen git o çocuğu bul bana!’
-‘Kimi efendim?’
-‘Rüzgar! Bul onu!’

-‘Peşlerinden gitmeliyiz’, dedi Nur. ‘O adam Efsun’u orada öldürür!’
-‘Efsun ölmüyor ama’, dedi Alper.
-‘Evet ama Gaffar efendi bir şey biliyor ki yinede Efsun’u yanında götürdü’, dedi Fatma. ‘Hem Efsun’un ölümü ona neyi kazandıracak?’
-‘Bunları araştırmak istiyorsak hemen yola çıkmalıyız’, dedi Ahmet. ‘Rüzgar? Gelmiyormusun?’
-‘Siz gidin’, dedim. ‘Efsun beni yanından kovdu.’

-‘Efendim geç kaldık. Şifacı ve Gaffar efendi yola çıktılar bile. Şifacı hızlı davrandı.’
Agah efendi yüzünü ellerinde sakladı.
-‘Umarım... Umarım yarın uyandığımızda İstanbul hala ayaktadır.’

-‘Silahlarınızı zırhlarınızı toplayın’, dedi Efe. ‘Bu kadar sallanmak yeter bize. Yola çıkıyoruz. Haritayı buldum.’
-‘Kim verdi ki haritayı sana’, diye sordu Alper.
-‘Soru sormanın sırası değil. Yanınıza iksirde alın. Herşey lazım olacak bize. Ata hareketlen.’
-‘Ben gelmiyorum’, dedim.
Herkez birbirine endişe ile baktı.
-‘Siz meydana gidin biz geliyoruz’, dedi Efe ve herkez dağıldı.
-‘Israr etme.’
-‘Etmeme gerek yok. Efsun’a seninle ilgili bir şey söyledim. Ters tepti belli ki.’
-‘Ne? Ne dedin ki?’
-‘Seni korumak adına...’
-‘Beni korumak mı’, diye bağırdım. ‘Sen ona benden uzak durmasını mı söyledin?’
-‘Ata...’
-‘Senin gibi bir arkadaşım yok artık’, diyerek koşarak gittim.

LadyEowyn
İri Fare Avcısı
İri Fare Avcısı
Mesajlar: 72
Kayıt: 08 Kas 2010 16:52
Sunucu: Beyaz Köşk

Re: 31. Cemberlitas'a giden yol

Mesaj gönderen LadyEowyn » 03 Haz 2012 01:03


Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir