1. Mağaradan çıkan düşman

İKV için yazdığınız hikayeler, şiirler veya kurgusal eserleriniz
Cevapla
LadyEowyn
İri Fare Avcısı
İri Fare Avcısı
Mesajlar: 72
Kayıt: 08 Kas 2010 16:52
Sunucu: Beyaz Köşk

1. Mağaradan çıkan düşman

Mesaj gönderen LadyEowyn » 08 Kas 2010 16:55

Teşkilata vurulan en büyük darbelerden birini o gece atlattık. Meteor bölgesinde, Yeni Bab-ı Ali ye geldiler. Meteor bölgesi o gece çok sessizdi. Savaşcıların çoğu Yeraltına inmişti, Yeraltının çok değerli madenlerinden toplamak için. Diğer grup Eminönüne gitmişlerdi. Yeni Bab-ı Ali nin komutan, Merbure hanım ve küçük bir grup Yeni Bab-ı Ali deydik. Klan üyeleri ise Teşkilatla olan bağlarını iyice kopartmışlardı. Ne görev için geliyorlardı ne de güvenliği sağlamak için. Çıkar için savaşanlar çoğaldı ve bu savaşta yan yana duracağımız halde farklı saflarda yer aldık.
Kurt adamlar mağaralarından çıkmayı cesaret ettiler ve Merbure hanım için kapıya kadar dayandılar. Muhafızlardan çoğunu o gece kaybettik. Felaketimizi bekliyormuşuz. Daha iki gün önce Kurtadamları kestiğimiz mağaradan, daha iki gün önce düşmanın saldırı gücünü zayıflattığımızı sandığımız yerden büyük bir ordu çıktı.
-‘Komutanım! Büyük bir sürü buraya doğru geliyor!’
Komutan bunu duyar duymaz silahına sarıldı: ‘Kaç kişiler?’
-‘Komutanım...’
-‘Söyle asker!’
-‘150 kişiye yakın Kurt Şaman gördüm! Ama dahada kalabalık olacaklar sanırım!’

Kurtadamlar mağara yolundan Yeni Bab-ı Ali ye doğru gelirken yolda karşılarına gelen, yaratık yada asker, katlettiler. O kadar çok gözleri dönmüş ki birbirlerini bile eziyorlardı neredeyse.

-‘Komutanım! Fazla vaktimiz yok! Yeraltına inmemiz lazım!’
-‘Hayır! Yeraltı girişi onlara karşı gizli. Yaratıklar o girişi asla öğrenmemeli. Kalıp savaşıcaz!’
-‘Ama komutanım...’
-‘Eğer canını kurtarmak istiyorsan Yeraltına in, savaşcı! Ama eğer askersen, benim askerimsen, burada kalıp diğerlerinin canı kurtarırsın!’ Komutan gözlerini etrafda gezdirip birini arıyordu. ‘Rüzgar! Gel buraya!’
-‘Emredersiniz!’
-‘Adına laik ol ve Yeraltına fırla. Ne kadar asker bulabilirsen getir. Zaman yok! Hadi!’
Asıl adi Ata idi ama herkez ona ‘Rüzgar’ der. Genç olmasına rağmen İstanbulda gelmiş geçmiş onun kadar hızlı koşanı yok. Yeraltına inip koşmaya başladı. Yolda karşılaştığı herkeze haberi verdi: Düşman kalemize girmek üzere!

Komutan emir vermekle meşguldü: ‘Hayatta kalan muhafızları içeri alın! Girişi kapatın!’ Merbure hanıma yöneldi: ‘Yanına sağlam bir asker al ve Yeraltına in. Burada güvende değilsin.’
-‘Kulaklarımın artık duymadığını mı sanıyorsun? Yaratıklar benim ismimi bağırıyor, beni istiyor. Yeraltına girip sizin ölmenize seyirci kalamam. Gerekirse onlara teslim...’
-‘Aklından bile geçirme! Düşmana asla boyun eğmedik! Yine eğmeyeceğiz!’ Kafasını çevirir ve: Askerler toplanın!’, diye bağırır.
Girişi kapatıp, ne kadar muhafız, savaşcı, büyücü ve şifacı varsa meydanda toplandık.
-‘İçinizden biri dürbün alıp baksın dışarı.’
Aramızdan biri emri yerine getirdi. İyi bir görüş alanı için su deposuna tırmandı. Bir anda gözlerine inanmıyormuş gibi bir hal aldı ve yüzü çaresizliğe büründe. Neredeyse Komutana geri dönmeye çekiniyordu.
-‘Komutanım çok sayıda Toprak Şamanları ve Kurt Alfalar. 150 e yakın yaratık kapıda. Bir de şey var...’
-‘Neyden korkuyorsun büyücü? Söyle!’
-‘O burada. Karakürk de aralarında...’
Komutan sessizce küfür ederken Merbure hanım geldi yanımıza.
-‘Buraya gelmelerinin cesareti ne olabilir sence?’
-‘Mağaradan ayrılmak onları güçsüz hale getirir. Kurt Alflarıların güçleri mağaranın güçlerine bağalıdır. Onların burada olmalarına anlam veremiyorum. Aptallık derim. Ama o aptal koca kürkparçası nasıl olurda gelir!’
-‘Karakürkün gücü Toprak Şamanlarına bağlı. Fakat Kurt Alfaların gücüde onlara bağalı. Ne tür bir büyü yaptıklarını bilmiyorum ama artık mağaraya bağlı olmamanın bir yolunu bulmuşlar.’
-‘Ama Kurt Alfalar...’
-‘Hala anlamadın mı salak? Onlar şov için burada! Kalabalık için! Dikkatimizi dağıtmak için! Etrafa saldırıp, çalıp çırpmak için!’
Komutan bir an gözlerini kapadı ve sonra açıp askerlerine baktı: ‘Düşman buraya gelmek üzere! Merbure hanım için geldiler! Mağara dışı oldukları için düşmanı küçümsemeyin! Yardım yolda ama şimdi şuan herşeyimizle savaşmak zorundayız! En iyi zırhlarınızı giyin! En iyi silahlarınızı alın elinize! İksirlere sahip olan dağıtmaya başlasın! Hepinize ihtiyacım var!’
-‘Komutanım onların sayısı 150. Biz 26 kişiyiz. Ne yapabiliriz?’
-‘Korkaklar Yeraltına girip kapıyı ardından çekebilir! Ama ben burada askerlerimle yıllarca verdiğimiz savaştan kaçmayacağım! Zaferse zafer! Ölümse ölüm!’

Herkez efsunlu zırhlarını ve silahlarını alıp meydana geri döndü. Ben iksirlerimi dağıtmaya başladım.
-‘Dikkat edin! Kudret iksirlerini 30 saniye de bir içebilirsiniz. 30 saniye içinde tekrar içerseniz ölüm riski çok yüksek! Enerji iksirlerinde öyle bir sorun yok ama yinede 30 saniye içinde tekrar içilirse bir işe yaramaz ve ziyan etmiş olursunuz! Efsun ve büyü hasarlı iksirler çok kuvvetlidir. Ama iksirden daha çok kendimize güvenmemiz gerek.’
İksirlerimin hepsini dağıttım sonra Komutan beni çağırdı.
-‘Eline en iyi silahını al ve Merbure hanımı koru.’
-‘Emredersiniz komutanım! Canımla koruyacağım!’
-‘Adın ne senin? Adım Efe ama bana Efsane diyorlar.’
-‘O büyük darbeyi planlayan senmiydin?’, soruyor şaşkınlıkla.
-‘Evet komutanım.’
Komutan gülümsedi ve arkasını dönüp eline silahını aldı. Büyük darbe planı. Benim planım. En genç ama en cesur savaşcılardan oluşan bir grubu oluşturdum ben. 8 deli savaşcı ve iki şifacıyla Eminönünün sahilin oradaki gemiye gittik. Ne kadar yaratık varsa katledildi. En sonunda Kuklacının seçilmesini öldürdük. Sonrada Lodos Kalesinin etrafındaki Çetecileri katlettik. Asıl hedefimiz Hidrayı beklemekti. Ama onun ne zaman geldiği ve geleceği hakkında hiçbir bilgimiz yok. Biraz deli cesareti, birazda kendimizden güvenimizle gittik oraya. Çok kısa sürede çok etkili bir iş başardık. Eminönünü biraz daha güvenli ise, bizim sayemizde olmuştur. Oradaki madenleri toplayıp yeni silahların üretiminde yardımcı olduk. Oradaki silah arkadaşlarımın çoğu Meteor bölgesinde öldü. Meteor bölgesi Eminönüne benzemez.

Şifacılar ‘Can kurtaran’ dualarına başladılar. Büyücüler en iyi büyü hasarlı silahlarına sarıldı. Savaşcılar en etkili efsunlu silahlarına eline alıp meydana çıktı.
-‘Savaşcılar siz en tehlikeli yerde olacaksınız! Dikkatli olun ve efsunlu iksirlerinizi için! Şifacılar! Sakın saldırı şeklinde bir hamle yapmayın! Doktorculuktan başka bişey yapamazsınız! Kudretinizi yüksek tutun! Büyücüler! En etkili vuruşlarınızı yapın! Menzilinizi temiz tutun! Sizde kudretinizi koruyun ve üzerinize yaratık çekecek hamleler yapmayın!’ Bana doğru yöneldi: ‘Efsane! Seni orada tutmak ayıp olur! Buyur gel!’
Hemen aşağa indim ve benim yerime bir büyücü geçti. Hiç bu kadar heyecan ve endişe içinde olmamıştım. Korkuyordum ama kendi ölümümden değil. Silah arkadaşlarıma bişey olacak diye korkuyordum.
-‘Muhafızlar! Siz Şifacıların yanından ateş edin. Onları iyi koruyun! Hadi askerlerim! Bu gece çok uzun sürecek!’

Kurt Alfalar Yeni Bab-ı Ali kapısını zorluyorlardı. Zaman kazanmak için girişin önünü bulduğum ağır eşyalarla donadık. Komutanın sert yüzü gittikce endişeli bir şekil alıyordu. Savaşcılar öne doğru çıktılar, yaratıkları karşılamak için. Tek umudumuz Ata’nın, yani Rüzgarın, savaşcılarla beraber vaktinde dönmesiydi.
-‘Hedef alın! Şimdi!’ diye bağırdı komutan.
Silahlarımızı aynı anda çekerek atıldık meydana. Etrafımda onlarca Büyücünün meteoritleri ve buz okları uçuşuyordu. Kısa sürede çok büyük hasar yarattılar. Öldürücü darbeleri biz vurduk. Ama düşman zayıf değil. Nasıl haince bir plan bu? Nasıl düştük bu pusuya? Biz vurdukca Kurt Alfalara, Şamanlar onları iyileştiriyordu. Onlar bize vurdukca, Şifacılar bizi kurtarıyordu. Sonra bir anda Şifacılarının menzili dışında bir şey oldu: içimizden biri ağır yaralı. Bir savaşcı. Ona saldıran Alfa alay eder gibi ona yaklaşıyordu. Pençesini kaldırdı… ama indiremedi! Komutan Alfanın eline nişan almıştı. Alfa çığlıklar içinde ağlıyordu. Durumu fark eden Büyücüler hemen etrafını temizleyip, savaşcıyı Şifacıların yanına götürdü.
-‘Bakayım yarana. Bu hiç iyi değil. Yeterli kudretim yok. Bunu iç. Dikkat et akciğerini çok yakacak.’
Savaşcı iksiri içer içmez öksürüp yere yığıldı.
-‘Naaptın..!’, dedi ve sonra ayağa kalktı birden. ‘Ne var bunun içinde?’
-‘Özel karışım. Hadi meydana’, dedi Şifacı gülümseyerek.
Savaşcı eline silahını alıp Alfalara daldı. Şifacalar dualarıyla kendilerini yorarken Büyücülerin kudret savaşı devam ediyordu. Savaşcılarsa kudretlerinin sınırına yaklaşıyordu. Komutan elinde tüfek, gördüğü her yaratığa mermi sıkıyordu. Biz onlara vurdukca dahada kızıyorlardı. Dahada vahşice savaşıyorlardı.
-‘Komutanım! Şamanları öldürmemiz gerek! Şifacılar gibi onları ayakta tutan onlar!’
Komutan hemen birinin kafasına nişan alıp ateş etti.
-‘Kaç tane var bunlardan?’
Asker cevap veremedi ama komutan anlamıştı.
İksirlerimiz tükenmek üzereydi. Tüm askerler yorgun ama düşman daha yorulmamıştı.
-‘Komutanım oradan geri çekilin! Herkez geri çekilsin!’ diye bağırdı Büyücünün biri.
-‘Na’aptını sanıyorsun sen!’, diye kızdı komutan ama Büyücü eline bir iksir aldı.
-‘Güvenin bana! Bu işe yarayacak!’
İksiri içti ve tüm Kurtlar dikkatini üzere çekti. Bu saldırıyı biliyorum. Düşmanın elementlere karşı olan dirençlerini sıfırın altına kadar düşerecek kuvvette bir sihir. Sonra Büyücü ‘Ateş çemberi’ saldırısına başladı. Bir çok Kurtadamı yaktı. Kudreti tükenene kadar etrafa saldırdı.
-‘Alın onu oradan!’ diye bağırdı Komutan. Birkaç savaşcı ilk fırsatta aldık Büyücüyü oradan. Bir çok Kurtadamı orada yaktı. Şimdi işimiz daha zor. Şamanlar çok güçlü bir rakiptir. Hem mesafeden hemde etkili savaşırlar.
-‘Savaşcılar! Siz Alfaları kesin! Büyücüler Şamanları yakın!’
Önce Büyücüler bir bir Şamanları kesmesini bekledik. Sayıları azaldıkca Savaşcılarımız kendilerini ortaya attı. Kurt Alfaların sayısı azalmıştı. Büyücülere yardım etmeye başladık çünkü Şamanlarda birbirlerini iyileştiriyordu.
Sonunda onları yenmeye başarıyorken Şifacılardan biri tükenmişti. Dizlerine çöktü. Kudreti bitmişti.
-‘Bana 1 dakika verin! Kudret iksirlerim bitti! Sadece 1 dakika!’
Diğer Şifacalar dahada iyi kollamaya başladı bizi. İksirlerimiz tükenmişti. Ve beklenen şahıs yaklaşıyordu. Karakürk saklandığı yerden çıktı. Büyücülere doğru adım alıyordu. O kadar gözü dönmüştü ki Büyücelere doğru yürürken birkaç Şamanı ayaklarıyla ezmişti. Büyücü onu karşısında görünce arkaya doğru düştü. Diğer Büyücüler Şamanları bıraktıkları an öleceklerdi. Ona yardım etmezselerde o Büyücü ölecekti! Karakürk pençesini kaldırdı. Büyücü gözlerini kapadı ve öldürücü darbeyi bekliyordu. O an Yeraltına giden kapı patladı ve biri oradan Büyücüye doğru koştu ve Karakürke baltasını sapladı. Karakürk acı içersinde çığlık atarken Büyücü oradan uzaklaştı hemen. Bu savaşcı Rüzgar dı. Ardından onlarca savaşcı daha koştu.
-‘Sallanmayın! Kudretinizi deparlara tüketmeyin! Karakürkü öldürün!’ diye bağırıyordu Komutan. Savaşcı deparın yüzünden bir toz bulutu oluşmuştu. Böylelikle zaman kazanmış olduk. Düşmanı göremiyorduk ama düşmanda bizi göremiyordu artık. Hemen Büyücüleri geri çektik ve Savaşcılarla öne doğru koştuk.
-‘Rüzgar! Sen yaptın değil mi bunu!’
-‘Evet komutanım!’
Merbure komutana doğru yürüdü.
-‘Şimdi Savaşcılar var ama şimdiye kadar adam ölmediyse bu Şifacıların sayesindedir. Onların kudreti tükendi. Ne yapacaksın artık? Kayıp vereceğiz artık.’
Komutan Merbure hanıma doğru baktı ama herkez için konuştu.
-‘Daha evvel söylediğim gibi: korkaklar Yeraltına inebilirler. Orada değerli madenlerinizin arasında saklanırsınız. Ama burada savaşmazsak, ölümü göze olarak, Yeraltı diye bir yerde olmayacak!’
Komutan iki Büyücüye işaret verdi ve onlar Merbure hanımı uzaklaştırdı.
-‘Düşman dahada kızgın! Azmış bir boğa gibi saldıracak! Dikkatli olun! Sert vurun ve merhamet göstermeyin! Az sayıda Şaman kaldı ama kanmayın! Hepsi Karakürke odaklandı! Ölümü göze alıp sadece ona yardım edecekler!’
26 kişi şimdiye kadar ayakta kaldı. Şifacıların dualarıyla herkez hayatta. Şimdi 30 savaşcımız daha var.
-‘Komutanım! Biz Büyücülerle Şamanlara saldırmaya devam edeceğiz. Şifacılarda kudretlerini iyi kullansınlar şimdi sayımız çoğaldı. Savaşcılar Karakürke odaklansın. O yaratık zaten elementlere karşı dirençli. Hiçbir zırhı yok.’
-‘Savaşcılar! Hasar veren iksirlerinizi kullanın! Durmadan saldırın!’

Büyücüler yine Şamanlara hedef alıp onları birer birer yakıyorlardı. Geriye iki Şaman kaldı ve biz Karakürke doğru koştuk. Aynı anda silahlarımızı kaldırdık ve ömrümüzdeki vurabileceğimiz en sert vuruşları yaptık. Geriye kalan iki Şaman çok direndiler. Hem Karakürkü hemde kendilerine iyileştirme büyüleri yaptılar. Biz Karakürke vurdukca onlar onu iyileştiriyordu.
-‘Rüzgar! Silah arkadaşlarından ikisini seç! Şu aptal Şamanları durdurun!’, diye bağırdı komutan.
-‘Sevim! Salih! Gelin benimle!’
3 silah arkadaşı Şamanlara saldırdık. Salih birine saldırdı ve Sevim diğerine. Ben Salihe yardım ettim, Büyücülerse Sevime. Sonunda Şamanlar kesilmişti. Daha sonra anladık ki onlar Şamanların daha güçlü bir cinsiydi. Dirençleri ve saldırıları daha etkin ve daha kuvvetli olanlardan.
Sonra herkez Karakürke yöneldi. Karakürk Şamanlarını öldüğünü görünce kaçmaya çalıştı. Salih durdurma büyüsünü yaptı. Tüm Savaşcılar ve Büyücüler aynı anda saldırdık: o gece Karakürk öldü.

Komutan meydana doğru yürüdü. Heryerde Kurt leşleri vardı.
-‘Bunları napalım komutanım? Yakalım mı yoksa gömelimmi?’
-‘Son iki Şamana dokunmayın. Onları incelemek istiyorum. Diğerlerini şehir dışında yakın. Canım ölmüş kurt kokusu üzerine pişmiş kurtu kokusunu koklamak istemiyor’, deyip Merbure hanıma doğru yürüdü.
-‘Başardık.’
-‘Hayır sen başardın. Ben umutsuzdum. Özür dilerim daha iyi bilmem gerekirdi.’
-‘Tüm askerlere Onur Madalyası takılmasını istiyorum.’
-‘Lodos Muhafızlarının liderinden haber aldım. Seninle görüşmek istiyor. Şu iki Şamanlardan birinde gözü var gibi. Onlarda incelemek istiyor. Arzın Çocukları lideride aynı istekte.’
-‘Onlar ne vakit haber aldı!’, diye bağırdı Komutan.
-‘Ben duyduklarımı söyledim. Az önce haber geldi.’
Komutan az durdu ve sonra: ‘gelsinler. Görüşelim’, dedi. ‘Ama şimdi bu pislikleri temizlememiz gerek. Bu sabah Meteor bölgesi biraz daha temizlendi.’

Kullanıcı avatarı
xDarkiMMortaLx
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 315
Kayıt: 09 Ağu 2010 17:43
Sunucu: Meran
Klan: Arzın Çocukları

Re: 1. Mağaradan çıkan düşman

Mesaj gönderen xDarkiMMortaLx » 22 Kas 2010 18:48

Bab-ı Ali medeniyeti Beyaz Köşk'ün ilk sürgünlerinin temellerini atmış olduğu bir yaşam alanıydı galiba.
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır


Yunus Emre

LadyEowyn
İri Fare Avcısı
İri Fare Avcısı
Mesajlar: 72
Kayıt: 08 Kas 2010 16:52
Sunucu: Beyaz Köşk

Re: 1. Mağaradan çıkan düşman

Mesaj gönderen LadyEowyn » 08 Ara 2010 02:00

xDarkiMMortaLx yazdı:Bab-ı Ali medeniyeti Beyaz Köşk'ün ilk sürgünlerinin temellerini atmış olduğu bir yaşam alanıydı galiba.
Olabilir. Kim bilir ;)

Kullanıcı avatarı
Moreblood
Mezarlık Bekçisi
Mezarlık Bekçisi
Mesajlar: 1111
Kayıt: 25 Eyl 2010 17:55
Sunucu: Tılsım
Klan: Arzın Çocukları
Konum: Balat...

Re: 1. Mağaradan çıkan düşman

Mesaj gönderen Moreblood » 08 Ara 2010 17:13

Güzelmiş
Mustafa OKTAR

BÖRTEÇİNEXMERLİN

TicTacToe

Kullanıcı avatarı
YesilbuyuxOwner
Cin Avcısı
Cin Avcısı
Mesajlar: 151
Kayıt: 28 Ara 2010 20:39
Sunucu: Meran
Klan: Arzın Çocukları
Konum: SaBaHlArI aYdInLıKtAn , GeCeLeRi KaRaNlıKtAn UzAk BiR yEr

Re: 1. Mağaradan çıkan düşman

Mesaj gönderen YesilbuyuxOwner » 28 Ara 2010 21:21

Bravo Emeğe saygı.
Akıl yaşta değil baştadır lakin aklı başa getiren yaştır


̿̿̿ ̿' ̿'\̵͇̿̿\з=(•̪●)=ε/̵͇̿̿/'̿'̿ ̿

Vururum tek atışta!Olmadı iki atış.Bilemedin üç...

Kullanıcı avatarı
kalenderon06
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 311
Kayıt: 07 Eki 2010 15:31
Sunucu: Meran
Klan: Arzın Çocukları
Konum: Ankara

Re: 1. Mağaradan çıkan düşman

Mesaj gönderen kalenderon06 » 07 Oca 2011 19:50

Muhteşem...
Eceli gelen windows mavi ekrana düşer ;)

Kullanıcı avatarı
XrenkX
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 259
Kayıt: 18 Nis 2010 20:31
Sunucu: Sancak
Klan: Arzın Çocukları
Konum: Cehennemin Dibi
İletişim:

Re: 1. Mağaradan çıkan düşman

Mesaj gönderen XrenkX » 12 Şub 2011 01:21

Karınca duası gibi bu ne böyle :) :) :D :D
Healting İbni Çevriye(^)Asa/İbni(^)Çevriye Asa
Efsanex
Xpesya
Xpesyac

LadyEowyn
İri Fare Avcısı
İri Fare Avcısı
Mesajlar: 72
Kayıt: 08 Kas 2010 16:52
Sunucu: Beyaz Köşk

Re: 1. Mağaradan çıkan düşman

Mesaj gönderen LadyEowyn » 12 Şub 2011 23:19


Kullanıcı avatarı
halilumit
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 479
Kayıt: 02 Şub 2010 11:03
Sunucu: Beyaz Köşk
Konum: http://cizgifilmtvizle.com
İletişim:

Re: 1. Mağaradan çıkan düşman

Mesaj gönderen halilumit » 22 Mar 2011 17:34

yazılarını çok beğendim bu yazıları çıktı olarak alıp sakin kafayla okumak isterim :)

Kullanıcı avatarı
yavuzlarbey
Sahaf Yardımcısı
Sahaf Yardımcısı
Mesajlar: 149
Kayıt: 08 Oca 2010 16:06
Sunucu: Teşkilat
Klan: Lodos

Re: 1. Mağaradan çıkan düşman

Mesaj gönderen yavuzlarbey » 25 Mar 2018 21:38

Evet gelen kutusundaki tatlı bir, mesaj ile bulmuş oldum bütün seriyi sıkılmadan okuyunuz.
Güzeldir sevmiştim zamanında aklıma gelmişken güncel kalmasını istedim.

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir