Hikayeler - Dolunay.

İKV için yazdığınız hikayeler, şiirler veya kurgusal eserleriniz
Cevapla
NeferiaN
Acemi Savaşçı
Acemi Savaşçı
Mesajlar: 3
Kayıt: 15 Şub 2017 00:08
Sunucu: Beyaz Köşk
Klan: Arzın Çocukları

Hikayeler - Dolunay.

Mesaj gönderen NeferiaN » 13 Mar 2017 15:56

Teşkilattaki gizli muhbirlerinden aldıkları bilgi ile yola çıkan ilk grup onlardı. Yıllardır bunun için hazırlanmış 2 bilge büyücü 3 cesur savaşçı ve her daim arkadaşlarını kollayan bir bilge şifacı ... Her zorluğa birlikte karşı gelmişler yaşları genç olmasına rağmen pek çok olaya şahit olmuşlardı. Aralarında en yaşlısı Bumin adlı savaşçıydı ve Ailesi tam tarihini bilmemekle birlikte Münevver hanımın vefat ettiği 1981 yılında dünyaya geldiğini söylemişti . Hidra savaşını aralarında net bir şekilde hatırlayan yalnızca o idi koca yaratık giderken pek çok neferle birlikte anne ve babasını da götürünce kendisini Arz klanının içinde büyürken bulmuştu.Ve şu anda hol bölgesine doğru koşarken koca çizmeleri sadece tek bir insanın izini bırakmıyordu ruhunda anne , babası ve nice hayatını kaybetmiş yoldaşlarından parçalar vardı hepsi ile bir hepsi ile birlikte koşuyordu.

Meteor bölgesinde ilerledikleri sırada holün girişindeki lodosu bu düşünceler sırasında gördü ve Işık hızıyla parmakları çiftesini kavradı masum büyücü büyük ihtimal olan bitenden habersiz karşısındaki hırslı savaşçıyı görüp savaş pozisyonunu almış zihninde ilk büyüsünü toplarlıyordu . O sırada büyücünün gözleri kapandı zihni ele geçirilmişti çiftesini yerine bırakmadan arkasına bakan Bumin Banu adlı büyücünün Ateş yelesi saçları ile arkasından yetiştiğini gördü anlaşılan büyücünün zihnini o ele geçirmişti devam etmeliyiz Bumin bu kendi içimizdeki savaştan daha önemli dedi ve Bumin'le birlikte hol bölgesine ayak bastılar çok geçmeden diğer yoldaşlar da geldi.

Hol bölgesinin sonundaki saatte olan olağan dışı durumu öğrenen Batuhan isimli savaşçı olmuştu .Arzuhalcinin teşkilat içinde çalıştırdığı muhbirlerden birkaçını tanıyan Batuhan bu haberi belki de Arzuhalciden bile önce öğrenmişti. Aldıkları bilgiyi hemen grubuyla paylaşmış ve aralarında yola ilk çıkması gereken kişileri önceden belirlemişlerdi. Hol bölgesinin yoğunluğundan teşkilatın henüz ayaklanmadığı belliydi ama hızlı olmakta fayda vardı önlerindeki yaratıkların hepsini ortadan kaldırmakla vakit harcamadan ilerliyorlar bu da yaralı bıraktıkları veyahut büyü ile esir aldıkları yaratıkların etkileri geçtiğinde onları takip etmelerine sebep oluyordu arkalarındaki duydukları uğultu git gide artmasına rağmen çok yol kalmamıştı . Kusursuz işlenmiş duvarları hepsi iyi tanıyordu hepsi bir gün bunun geleceğini biliyordu hazırlıkları tamdı ve önlerindeki son yaratıklarla birlikte Hol saati görüşlerine girdi Aldıkları bilgi doğruydu Tangriss in içi hiç görmedikleri mavi renkli bir ışıkla dolmuştu.

Önlerindeki son yaratıklardan da kurtuldular ve tangrise yaklaştılar . Bu ışık onları heycanladırmıştı ama cesur neferleri heycanlandırdığı kadar da kalplerine korku tınıları da salıyordu. Bu mavi güzellik onları öldüre de bilirdi geri dönemeyecekleri bir tuzağa da götürebilirdi . Hepsi yine kendilerini arzuhalcinin gönderdiği tehlikeli dehlizlerden birinde gibi hissetti ama bu defa onları buraya getiren kendi iradeleriydi. Arkalarından gelen yaratıkların çığlık ve uğultusu yaklaşıyor etraflarındaki yaralı yaratıklar da toplarlanmaya çalışıyordu Buminin adımıyla hepsi maviliğe doğru ilerledi ve kendilerini baslarından asağı inen ışık hüzmesinin içine bıraktılar...

Hepsi birbirine baktı hiçbir şey olmamıştı yine tangrisin içindeydiler koridorlardan kulaklarına ulasan yaratık sesleri gelmeye devam ediyorlardı anlaşılan bu ışık bir geçit ti onlara zarar vermemişti ama bu geçiti keşfetmek için fazla zamanları kalmamış arkalarında sinir ile onlara yaklaşan bi canavar ordusu yaratmışlardı . Banu kocası Aras'ın gözlerinden bir miktar cesaret almak için onları aradı ama usta büyücü düşüncelere çoktan dalmıştı Banu Arasın elinde tuttuğu metali farketti. Bu yaralı merandan buldukları anahtardı Buminin omzuna dokunarak Aras ı gösterdi ona zaman kazandırmalıyız dedi Bumin hafifçe başını salladı ve diğer savaşçılara çiftelerini doldurmalarını söyledi. Kazanamayacakları belliydi ama tangrisi terk etmeden zaman kazanmaları gerekiyordu.

Aras yoğun düşüncelerinden oluşmuş bir okyanusta ufacık bir teknede gibi hissetti kendini . Az önde kendisine ulaşmaya çalışan eşini hissetmişti ama ona karşılık vericek zamanı harcamak istemediği için odağını bozmadı. Onları buradan çıkarıcak şeyin elindeki metal parçası olduğunu biliyordu ama bunu nasıl kullanmalıydı Meranlar zeki varlıklardı ve mutlaka bir mekanizması olmalıydı etrafındaki duvarları daha önce defalarca incelemişti her karesini aklına kazıdığı için şuan bakmasına gerek olmadan her kareyi ayrı ayrı inceleyebiliyordu . Az önce gerçekten kendisini Arzuhalcinin incelemek araştırmak için gönderdiği bir yerde gibi hissetmişti .Sanki gençlik yıllarındaki gibi Labirent ruh taşına dokunup Arzuhalciden öğrendiği sözcükleri mırıldandığı andaki hiseleri ve bi anda gözleri parladı geçit anahtarla çalışmıyordu .Işık yalnızca geçidin açıldığını gösteriyordu ve Geçiş için gerekli olan şey anahtar yalnızca bir ruh taşı işlevi görüyordu . Sözcüklere ihtiyacı vardı doğru sözcüklere başını kaldırdı arkalarında bıraktıkları yaratıkların ilk dalgası saate ulaşmış yoldaşları cesurca ona vakit kazandırmaya çalışıyordu .

Meranların geçidi kullanmak için kullandığı kelime ne olabilirdi duvarlardaki yazılarla onların dilinin pek çoğunu çözümlemişlerdi birkaç denemede bulundu ama hiçbiri işe yaramadı. İnsanların bu geçidi bulabileceklerini biliyorlardı onların bulamayacağı bir şey olmalıydı onların unuttuğu veyahut sahip olmadıkları bir şey . Başını kaldırdı Savaşçı arkadaşları artık menzilli silahlarını kullanmıyorlar balyozlarını kılıçlarını kuşanmışlardı . Batuhan Bumin ve Asena 3 kuvvetli savaşçı bağırarak her darbe indirdiğinde bir yaratık da yok olmuş oluyordu ama sonu gelmeyeceğinin Aras farkındaydı umut yoktu ve zihninde bir kıvılcım daha parladı .Kıyametten sonra insanların giderek kaybettiği tek şey vardı onca yıldan onca yaşanandan sonra neredeyse herkesin unuttuğu ve insanı insan yapan bir şey UMUT . Anahtarı ışığa doğru kaldırdı ve kelimeyi fısıldadı '' Panora '' ve ruhunda hapis olan bir şey oradan kurtulmuştu bunu hissediyordu ''umutsuzluğunu'' giderecek olan şeyin yeniden bir ruh taşının yolculuğu sırasındaki hisleri olacağını bilemezdi...

Ve ani bir acı ile tüm yoldaşların düşünceleri sona erdi hepsi tangris aracılığı ile bilmedikleri bir odaya taşınmışlardı ama şuan hepsi acı içinde kıvranıyor öğürmeler ve iniltilerden başka ses yoktu odada. Hiçbiri neyin içinde olduğunu bilmiyordu. Yıllarca savaşlarda arkadaşlarının güç kaybettiğini hissetmeyi öğrenen Bilge şifacı Ulunay 'ı şuan kendi acısından daha çok bitkin düşüren bir şey vardı tüm yoldaşları adeta bir kum saati gibi giderek tükeniyorlardı ve o bunu tamamiyle hissediyordu ama onlara yardım edicek kudreti kalmamıştı . Ölümün getirdiği tatlı senaryo herkes gibi Ulunay da da başladı zaman ve geçmişi yavaş yavaş gözlerinin önünden geçmeye başladı . Yetişkinlerin onlara anlatarak büyüttüğü gerçek yaşanmış hikayeler ve çocukluğu derken bi anda bu filimden zihnini kopardı gördüğü şey ufak da olsa umutlanmasına sebep oldu Kadim hidra savaşında ulu şifacının güçlü bir poyraz ile hidranın zehrini havadan temizlediğini ve toprağı kullanarak yarattığı direnç alanını hatırladı parmakları azda olsa yerde toprağın doğa ananın gücünü hissedebiliyordu ve bunu kullanabilmesi için gerekli olan kudret her saniye kalbinden pompalanan kadim kanında mevcuttu. Sağ dizinin üstüne çıktı ve olusturabileceği en büyük akım la odadaki havayı temizlemeye çalıştı daha sonra sağ elinin parmaklarını toprağın içine doğru bastırdı ve diğer yoldaşları arkadaşlarını ölümün tatlı filminden uyandırabilmek için bağırdı '' YAKLAŞIN ! ''...

NeferiaN
Acemi Savaşçı
Acemi Savaşçı
Mesajlar: 3
Kayıt: 15 Şub 2017 00:08
Sunucu: Beyaz Köşk
Klan: Arzın Çocukları

Re: Hikayeler - Dolunay.

Mesaj gönderen NeferiaN » 13 Mar 2017 15:57

Yazımda yaptığım hatalar affola okuma zahmetini gösteren herkese şimdiden teşekkür ederim .

Kullanıcı avatarı
KOCATURK
İri Fare Avcısı
İri Fare Avcısı
Mesajlar: 58
Kayıt: 12 Haz 2016 15:15
Sunucu: Beyaz Köşk
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Revenge Of Souls

Re: Hikayeler - Dolunay.

Mesaj gönderen KOCATURK » 13 Mar 2017 16:22

Merhaba,
Senaryo örgüsü gayet akıcı ve sürükleyici olmuş. Ellerine sağlık, devamını umarım getirirsin.

Kullanıcı avatarı
Retaliation
Cin Sigorta Üyesi
Cin Sigorta Üyesi
Mesajlar: 5094
Kayıt: 27 Haz 2015 13:39
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders Of Anatolia
Konum: İstanbul

Re: Hikayeler - Dolunay.

Mesaj gönderen Retaliation » 13 Mar 2017 18:22

Devamını sabırsızlıkla bekliyorum. :)
Resim

Resim

Kullanıcı avatarı
sycho
Acemi Savaşçı
Acemi Savaşçı
Mesajlar: 9
Kayıt: 26 Haz 2012 14:26
Sunucu: Beyaz Köşk

Re: Hikayeler - Dolunay.

Mesaj gönderen sycho » 14 Mar 2017 00:47

Çok etkileyici bir hikaye olmuş, devamını sabırsızlıkla bekliyorum. İyi akşamlar.

Kullanıcı avatarı
MoNeSa
İskele Babası
İskele Babası
Mesajlar: 45
Kayıt: 03 Ara 2015 13:11
Klan: Lodos

Re: Hikayeler - Dolunay.

Mesaj gönderen MoNeSa » 08 May 2017 21:16

Gayet güzel

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir