Riya'nın Üzerine Doğan Güneş

İKV için yazdığınız hikayeler, şiirler veya kurgusal eserleriniz
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Retaliation
Agop'un Çırağı
Agop'un Çırağı
Mesajlar: 3728
Kayıt: 27 Haz 2015 13:39
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Öd Tengri Yasar
Konum: İstanbul

Riya'nın Üzerine Doğan Güneş

Mesaj gönderen Retaliation » 26 Şub 2017 15:06

(Gaffar'ı öldürdükten sonra kullanılan Ruh Taşından devamı)


İçeri girdiğimde karanlıkta göğe yükselmiş cehennem parlağı gördüm.Garip bir varlıktı ve nicesi de arkasındaydı.Elindeki tek kancasını yukarıya kaldırmış ve bizi de cehennemine katacaktı.Yalnız dikkatle bakıldığında hepsinin birer makine olduğu anlaşılıyordu zira boynundan arkasına doğru,renkli üç kablo uzanıyordu.Grup ilk başta ne kadar korksa da,sonra hepsini zor da öldürdü.Yolun sonunda bir kapı ile karşılaştık ve çıktık.Çıktığımızda grup derin nefes aldı.Kimse içeride ne yaşadığını bilmiyordu.Herkes kafasını tutmaya başlamıştı.Gruptan bir büyücü kafasını duvara vurarak söyleniyordu."Başım Çatlıyor!Lanet olsun,bu sıradan bir şey gibi değil!"Ben ise olayların şaşkınlığıyla dalıp gittiğimi hatırlıyorum.Henüz nereye ışınlandığımızı bile bilmiyordum.Etrafıma baktığımda tekerlekli sandalyedeki cesedi ile bizi karşılayan Stuart Efendi'yi görünce Laboratuvar'da olduğumuz anladım.Sonra bombalar aklıma geldi.Neyse ki,bizi fark etmemişlerdi.Orada duran mekanik kollu kadın,elindeki telefon ile biri ile konuşuyordu."Oradan nasıl çıktı?"Karşısındaki yabancı ses öfkeli ile bağırıyordu."Hepsini öldürdüm,hepsini kurşun manyağı yaptım.Onlardan güçlü olduklarımı gösterdim,mermi kulübüne kattım onları."Kadın naif ses tonu ile acı tebessüm etti."Onların hepsi hayaldi."Adam daha da öfkelenmişti."Sen nereden bileceksin ha?Kaç fare adam kuyruğu kopardın,kaç yılan başı ezdin.Kaç biçarenin kanının yere döktün.Yeşil baş uçurdun mu hiç?"Kadın daha fazla ikna edemeyeceğini anlayınca telefonu kapatmaya başladın.Telefonu tam kapatırken tanıdık bir ses duydum.O zaman kendime geldim.Telefon kapandıktan sonra kadın yanıma gelerek bir sakinleştirici iğne yaptı.Gözüm telefona takıldı.Sakinleştiriciye rağmen çatlayan başımın verdiği hiddetle telefonu tuşluyordum.Numaraları acı ile kıvranan beynimin içerisinde hatırlamak için kendimi zorladım.Telefon henüz bir kere çalmanın ardından açıldı.Biliyordum!O sesin tanıdık bir ses olduğunu biliyordum.Arkada Teşkilat Marşı çalıyordu ve İstihbarat Komutanı telefonu açarak o sakin,beklemeye alışmış ses tonu ile sordu."İşin bitti mi?"Yüzüm öfkeden kızarmıştı.Elimdeki asayı orada duran büyük makineye vurduğumu hatırlıyorum.Bağırarak cevap verdim."Evet.O kadar sevdim ki,senin de ecelini alacağım köpek.Bütün bu riya ne içindi ha?Zararsız biri için bizi buraya gönderdiniz!"Komutan hala sakin,meraklı tonda sordu."Ne demek istiyorsun,çıldırdın mı?"Gerçekten delirerek öfke ile kahkaha attım ama bir yandan da içim parça parçaydı."Evet çıldırdım.Şimdi de bu eser sahibini paramparça edeceğim."Telefonu şiddetle kapattım.Grup bana bakıyordu.Savaşçının üzerine yürüdüm.Yakasına yapıştım ve sol işaret parmağım ile oradaki ruh taşını gösterdim."İyi bak.Bak!Bu ruh taşı,bize riyakarlık yapan adama çıkacak.Eğer içeride bir tereddüt edersen,senin fiiliyatta kör olan gözlerini gerçekten de kör ederim!"Savaşçı yutkundu.Kafamı yavaş yavaş büyücülere çevirdim."Bana inanmadınız ama ihanete uğradık.Eğer içeride size biat etmenizi isterlerse reddederek saldıracaksınız.Duydunuz mu!"Büyücüler titreyerek onaylar biçimde kafalarını salladılar.

İçeri girdiğimizde grup şaşırdı.Herkes etrafını baktı.Jandarma İstihbarat'ın,Çemberlitaş Santraline konuşlanmış odasındaydık.Bu operasyon boş bir operasyonu ve biz de fiyaskoya uğradık.Komutan tereddüt etmeden bize sıkmaya başladı.Savaşçı hemen kendini öne atarak saldırıları karşıladı.Büyücüler konsantrasyona geçerek en etkili büyülerini yaparak içerideki tüm birlikleri öldürdüler.Odaya sessizlik hakim oldu.Grup Komutan'ın cesedinin başına toplandı.Suratında çivi yazısı ile yazılmış bir dövme vardı.Bir büyücüyü dürterek kalem kağıt bulmasını söyledim.Çok geçmeden kağıt ve kalemle geri döndü.Komutan'ın nakşedilmiş çivi yazısı dövmesini kağıda çizdim.Odayı biraz araştırdık ancak birkaç boş bant kaydı ve sıradan Teşkilat raporlarından başka bir şey yoktu.Odadaki kapıyı kullanarak çıkış yaptık.Savaşçı bana sarıldı ve ağlamaya başladı."Haklıydın İkinci.Beni affet."Gözlerim boş yere dalmıştı.Büyücüler bize bakıyordu."Seni Tanrı affetsin.Ben sadece uyarıcılık yaptım." dedikten sonra geldiğimiz havalandırmayı kullanarak geri dönüş yaptık.Bu vukuatı Agah Bey ile paylaşmanın doğru olabileceğini düşünerek Eminönü'nün yolunu tuttum.
Resim
Resim

Resim

Kullanıcı avatarı
romendiyojen
Demirci Çırağı
Demirci Çırağı
Mesajlar: 637
Kayıt: 03 Eki 2015 12:46
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Konum: Brugge

Re: Riya'nın Üzerine Doğan Güneş

Mesaj gönderen romendiyojen » 26 Şub 2017 19:06

Merakla devamı bekleniyor :ugeek:
Resim
Resim
Resim
Resim

Veysel A.


Başlangıç:04 Aralık 2009 Kapanış:15 Eylül 2017

Kullanıcı avatarı
Retaliation
Agop'un Çırağı
Agop'un Çırağı
Mesajlar: 3728
Kayıt: 27 Haz 2015 13:39
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Öd Tengri Yasar
Konum: İstanbul

Re: Riya'nın Üzerine Doğan Güneş

Mesaj gönderen Retaliation » 26 Şub 2017 19:14

romendiyojen yazdı:Merakla devamı bekleniyor :ugeek:
Devamı gelecek. :) :geek:
Resim
Resim

Resim

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir