Dönemin Anarşileri;Bölüm 1

İKV için yazdığınız hikayeler, şiirler veya kurgusal eserleriniz
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Retaliation
Lamia'nın Gözdesi
Lamia'nın Gözdesi
Mesajlar: 4029
Kayıt: 27 Haz 2015 13:39
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Öd Tengri Yasar
Konum: İstanbul

Dönemin Anarşileri;Bölüm 1

Mesaj gönderen Retaliation » 23 Oca 2017 19:52

Dipnot:Buradaki yazı,oyunun tarihçesi ile örtüşmekte olup,yazının birçoğu oraya aittir.

1957 yılı;meteor felaketinin ve Kıyamet'in ilk başlangıcı olduğu yıl.Bu yılda meteor felaketi vesilesi ile Eminönü'ne gelen Kuklacı,çeşitli büyü performansı ile gösteriler yapıyor ve geçimini sağlıyordu.O yılda şehir tarafından tanınan ressam Mansur Bey de Kuklacı'nın gösterilerinden birine denk gelip izlemiş ve onda büyük cevherler olduğunu sezerek tanışmış.

Kuklacı,aklında bir proje olduğunu söyleyerek Mansur Bey'den destek almış ve üreyebilme yeteneği olan Fare-Adamları üretmiştir.Başta bu proje çok tepki toplasa da,fare adamların,yıkımla beraber gelen yaratıklara karşı kazandığı başarılarla tepkileri tersine çevirmiştir.İlerleyen zamanlarda,Mansur Bey'in şehirdeki namı ve Kuklacı'nın büyü yeteneği ile bu ikili,eski Beyaz Köşk salonunun kapılarını tekrar açmış ve yönetimde söz sahibi olmuşlardır.

Beyaz Köşk,her geçen gün halka güven verse de yine de çekemeyenler olunca büyük bir arbede yaşandı.Şehrin zenginlerinden Aydın Bey,yanına birkaç arkadaşını daha alarak Beyaz Köşk'ün kapanması için baskılar üzerine Mansur Bey,Beyaz Köşk kürsüsüne geçti:

"Sevgili Eminönü halkı;

Hepiniz biliyorsunuz ki,bugün Beyaz Köşk tehlikeli sudan geçiyor.Maalesef daha biz dışarıdaki tehlikeleri önleyemezken,içeride de bizim yönetimimizi eleştirip,köşkümüze el koymaya çalışan birkaç varlıklı kimseler var.Ben ve dostum Kuklacı güvenliğimiz için Fare Adamları üretmedik mi?Meteordan harabe olmuş Eminönü'nün Batı kısmını onarmadık mı?Biz sizin her gece güvenle uyuyabileceğiniz,her gün dışarı çıkarken tehlikeyle karşılaşmayacağınız Eminönü için uğraşırken,birkaç varlıklı kimse bunu neden çekemiyor?"

Bu konuşma büyük alkışlar toplasa da,maalesef Aydın Bey ve dostlarının,Mansur Bey'e oranla daha fazla nüfuzlu olması Beyaz Köşk'ün kapısına mührü vurmasını sağlamıştı.Birkaç gün ortalıkta gözükmeyen Kuklacı ve Mansur Bey'i herkes merak etmişti,hatta bazıları öldüklerini bile düşünmüşlerdi.Köşk'ün kapanmasıyla bir hayli sinirli olan Mansur Bey,bu gereksiz yaptırım gücüne karşı koymak için ant içmişti.Kuklacı ise bunun İstanbul hatta insanlık için bir intihar girişimi olduğunu düşünüyordu.Sıkı dostlar,kara kara düşünürken Kuklacı bir sonbahar günü,Mansur Bey'e,karşıt güçler için elinde olan Fare Adam ordusunu gösterdi ve tek çaresinin bu olduklarını söyledi.Mansur Bey,başta birazcık istemese de sonra sinsi bir gülüşle "Evet!" diyerek harekete geçti.

Mansur Bey,öncelikle halkın bilinçlendirmesi gerektiğini söyleyerek Kuzenleri Azat Bey,Mustafa Bey,Gaffar Bey ve Kuklacı'yı,Eminönü'nün farklı yerlerinde halkı bilinçlendirmesi için görevler verdi.Halkın da zamanla desteğini alan eski Köşk yönetimi,artık saldırıya geçmeleri gerektiğini düşünerek harekete geçti.

Beyaz Köşk'ün önündeki bir sürü Jandarma'nın "Durun!" ikazlarına rağmen,aldırış etmeyerek Köşk'ün kapısına dayandılar.Fare Adamlar Jandarmalara saldırdı ve zafer Eminönü halkının ve Köşk heyetinin oldu.Aydın Bey ve dostları yargı önünde cezalandırıldı ve var olan yönetime el koyma suçundan dolayı idam cezasına mahkum edildi.İdamları halkın gözünün önünde banka caddesinin ilerisinde,kurulan bir iskele üzerinde yapıldı.Naaşları iskelenin hemen yanındaki mezarlığa defnedildi.

Birkaç yıl sonra soğuk bir kış gününde Mansur Bey'in Köşk ışığı söndü ve hayata gözlerini yumdu.Kuklacı yönetimdeki tek ses oldu ancak en yakın dostunun ölümünün ardından birkaç hafta suskunluğunu korudu.
Resim
Resim

Resim

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir