Tanrı'nın Son Hediyesi

İKV için yazdığınız hikayeler, şiirler veya kurgusal eserleriniz
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Retaliation
Lamia'nın Gözdesi
Lamia'nın Gözdesi
Mesajlar: 4029
Kayıt: 27 Haz 2015 13:39
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Öd Tengri Yasar
Konum: İstanbul

Tanrı'nın Son Hediyesi

Mesaj gönderen Retaliation » 21 Oca 2017 12:42

O gün Meteor Bölgesi'nden Eminönü'ne dönüyordum.Sivri Ada keşif raporlarını İstihbarat Subayı'na sunduktan sonra,onun talimatı ile Agah Bey'e şehir meclisini toplaması hususu için bilgi vermek amacıyla dönmüştüm.Agah Bey'e durumu bildirdikten sonra Cami'den çıkarak,Sahaf Necmi'den bulmasını rica ettiğim kitabı sorgulamak için Mısır Çarşısı'na yöneldim.O sıra gözüme,eski Arz sancağının orada ilk defa gördüğüm biri,çaresizce yerde oturuyordu.Kafasını Mısır Çarşısı'nın duvarına yaslamış,kollarını bağlamış ve iyice büzülmüştü.Belli ki üşüyordu.Yaşlı,ak yüzlü ve sakallı biriydi.Siması pamuğa benziyordu adeta.Yüzünden ışık saçılıyordu dünyaya.Onu uzun süre süzdükten sonra,bakışlarını bana çevirdi.Onu süzdüğümü anlamıştı.Üşüyen,çaresiz bakışlarıyla bana bakıyordu.Gözlerimi adamdan kaçırarak,hızla Çarşı'ya girdim.Çarşı'ya girmeden evvel,adama son bir kez daha baktım.Bana çaresiz ve umutla bakan o adam,ben Çarşı'ya yönelince suratı düştü.Hemen Fahri Bey'e giderek,elinde hazır olan ceketlerden birini aldım ve dışarı çıktım ancak adam orada değildi.Kafamı sağa sola çevirdim.Adam eskiden farelerin olduğu sahile yöneliyordu.Arkasından koşarak seslendim.Adam hızla arkasına döndü ve duraksadı.Elimdeki ceketi uzatarak "Bu senin" dedim.Adam bir eliyle ceketi tuttu ve elinde sıktı.Böyle yaparak ceketin kalitesini ve dayanıklılığını ölçmüştü."Bu...Bu çok güzel ama bunu kabul edemem." demişti.Kaşlarımı çatarak sinirlendim."Al hadi!.Hem almazsan soğuktan öleceksin!" dedim.Adam daha fazla ısrara dayanamayarak ceketi aldı ve hızla giydi.Teşekkür etti ve denize karşı olan banklardan birine oturdu.Elindeki eski ceketi yere bıraktı ve gözlerini denize dikti.Bu bakış hayra alamet değildi.Sessizce bir süre orada bekledim.Tam arkamı dönüp gidecekken seslendi."Biraz konuşmak ister misin?"

Hiçbir şey söylemeden yanına oturdum.Adam gözlerini diktiği denizi işaret ederek "Zaman da şu su gibi akıcı..." dedi.Kafamı sallayarak "Öyle" dedim.Bir ah çekmişti "Kıyamet için hatta hayat için çok yaşlandım.Kıyametin öncesini de yaşadım.O zamanlar her şey normaldi ancak tek tuhaf şey Kıyamet ile geldi.Eminönü'ne beklediğimiz o Kıyamet gelmedi.Dışarı semtler,iller hatta ülkelerden haber yoktu ama Eminönü'nde yaşam belirtisi vardı."Uzun bir süre sessizlik çökmüştü sahilde.Sonunda sessizliği bozacak bir adım atarak,denize diktiği gözlerini alarak gözlerime baktı.Dikkatlice yüzümü süzmüştü."Tanrı'nın son hediyesinin ne olduğunu bilir misin?" Şaşırmıştım.Olumsuz anlamında kafamı salladım."Tanrı'nın son hediyesi şüphesiz burasıdır;Eminönü.Belki bilirsin,geçenlerde Labirent denilen bir yer keşfedilmişti.Orada bir tılsım vardı ve bu tılsım Eminönü koruyordu.Bu tılsım maalesef ki birkaç meraklı yüzünden bozuldu."Adam cümlesini bitince yutkunmuştum."Peki,bunları siz nereden biliyorsunuz?" dedim.Öksürerek gülmüştü."Bu şeyleri bilmek için çok tecrübeli ve yaşlıyım.O tılsımın bozulduğunu kehanetinden anladım yani akrep ve örümceklerden."Aklıma Arzuhalci ve Philotheos Salonu gelmişti.Tılsım'ın bozulduğunu ve Eminönü'nün tehlikede olduğunu düşünerek "Peki bu artık sorun teşkil eder mi?" diye sordum.Gülümseyerek ayağa kalkmıştı.İşaret parmağıyla karşı yakayı işaret ederek "Hayır.Orada da bir yaşam var,aynı Meteor Bölgesi'ndeki gibi.Belki de niceleri vardır..."Bu söz üzerine ben de ayağa kalktım."Peki bu senin teorini alaşağı etmez mi?"İç çekmişti."Belki.Peki sen ne düşünüyorsun?"Biraz zorlanarak ağzımı açtım."Bana söylemek düşmez ama belki O,bizi başıboş bırakmış olabilir."Adam gülümsemişti.Sol elini omzuma koymuştu.Sağ eliyle elimi sıkarak,son sözünü söyledi"Belki O,bizlere son bir şans vermiş olabilir veya insanların artık kendi sonlarını kendilerinin getireceğini göstermiş de olabilir."Bu söz uğruna ağzım açık kalmıştım.Adam son bir kez daha teşekkür ederek Antrepo'ya doğru yöneldi ve ben,o adamı bugünden sonra bir daha hiç görmedim.
Resim
Resim

Resim

Cevapla

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir