VEFA/BİVEFA(EMİNÖNÜ)

Anılarını Kıyamet Günlüğü'nde sakla! Geçmişin, geleceğe ışık tutsun!
Kullanıcı avatarı
AHDElVEFA
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 286
Kayıt: 25 Oca 2017 23:48
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders Of Anatolia

Re: GÜNLÜK~Ahdelvefa(EMİNÖNÜ)

Mesaj gönderen AHDElVEFA » 29 Nis 2017 15:58

LethieN yazdı:
26 Nis 2017 20:14
kalemin yoksa mürekkebimi bitti ? :kissing:
Oyuna giremiyorum bu aralar pek ondan günlükte araya girdi :D
Resim
🇹🇷

Raiders Of Anatolia

Ahde vefasızlık etti demesinler...

VEFA(savaşçı)-BİVEFA(büyücü)

Kullanıcı avatarı
LethieN
Demirci Çırağı
Demirci Çırağı
Mesajlar: 665
Kayıt: 03 Ağu 2016 15:27
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Kendi Hikayesini Yazan

Re: GÜNLÜK~Ahdelvefa(EMİNÖNÜ)

Mesaj gönderen LethieN » 03 May 2017 20:06

AHDElVEFA yazdı:
29 Nis 2017 15:58
LethieN yazdı:
26 Nis 2017 20:14
kalemin yoksa mürekkebimi bitti ? :kissing:
Oyuna giremiyorum bu aralar pek ondan günlükte araya girdi :D
Aynı kaderi paylaşıyoruz.
satyroS
LethieN

Kullanıcı avatarı
AHDElVEFA
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 286
Kayıt: 25 Oca 2017 23:48
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders Of Anatolia

Re: GÜNLÜK~Ahdelvefa(EMİNÖNÜ)

Mesaj gönderen AHDElVEFA » 06 May 2017 23:57

Merhaba günlüğüm ve değerli okuyucuları , :)
Uzun zaman oldu girmeyeli sarım havaların ısnması ve bu aralar doğayla iç içe vakit geçirmemden dolayı giresim gelmiyor :D
Yenice ormanlarında güzel bir kamp sonrası oyun sıkıcı gelebiliyor. Bırakmak isteyipte bırakamayanlara tavsiye ederim :D
Kendime bir çanta aldım linkini koyayım şöyle https://www.decathlon.com.tr/forclaz-si ... 00842.html Güzel bir çanta gerçekten ilk geldiğinde gözüme küçük gözüktü. bu ne be oldum ama meğersem çantanın
sıkma kemetlerinin hepsi kapalıymış açınca devasa oldu :D 60 litrelik yeter ortalama bir kamp için ideal.
Neyse oyuna dönelim :D
Şifacımla junon gideyim dedim.
Resim
Ve Sarmaşığımızı alıp çıktık :)
Resim

Sağlıcakla ve esenlikle kalın :)
Resim
🇹🇷

Raiders Of Anatolia

Ahde vefasızlık etti demesinler...

VEFA(savaşçı)-BİVEFA(büyücü)

Kullanıcı avatarı
Retaliation
Yaşam Merkezi Sakini
Yaşam Merkezi Sakini
Mesajlar: 5165
Kayıt: 27 Haz 2015 13:39
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders Of Anatolia
Konum: İstanbul

Re: GÜNLÜK~Ahdelvefa(EMİNÖNÜ)

Mesaj gönderen Retaliation » 07 May 2017 00:11

Çanta ve zırh hayırlı olsun ağabey. :)
Resim

Resim

Kullanıcı avatarı
AHDElVEFA
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 286
Kayıt: 25 Oca 2017 23:48
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders Of Anatolia

Re: GÜNLÜK~Ahdelvefa(EMİNÖNÜ)

Mesaj gönderen AHDElVEFA » 07 May 2017 14:22

Retaliation yazdı:
07 May 2017 00:11
Çanta ve zırh hayırlı olsun ağabey. :)
Sağolasın Furkancım :)
Resim
🇹🇷

Raiders Of Anatolia

Ahde vefasızlık etti demesinler...

VEFA(savaşçı)-BİVEFA(büyücü)

Kullanıcı avatarı
AHDElVEFA
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 286
Kayıt: 25 Oca 2017 23:48
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders Of Anatolia

Re: GÜNLÜK~Ahdelvefa(EMİNÖNÜ)

Mesaj gönderen AHDElVEFA » 09 May 2017 18:46

Resim
09.05.2017
Resim
Merhaba günlüğüm ve değerli okuyucuları, bir günlük etkinlik dönemine daha 08.05.2017 tarihi itibariyle girmiş bulunmaktayız. Bu vesileyle pek fırsat bulamayıp giremediğim oyuna ve günlüğe dönüş yapmış olabilirim diye düşündüm ve işte karşınızdayım :)
Artık sadece Forum takipçisi olupta oyunu özleyen, belkide yeniden başlamak için bir heves arayan, veyahut oyunun yeni neferlerinden olan dostlarımıza, gerek tanıtım gerekse özlem gidermek amacıyla sırasıyla oyun haritalarını, oyun içi karakterleri,
oyundaki Boss ları ve daha bir çok şeyi tanıtmak için kolları sıvadım.
Haydi Bismillah Eminönü bölgesinden başlayalım.

Oyuna ilk giriş yapan her nefer gibi açtım bende gözlerimi Agah Beyin yanında. Onun gözü kulağı ben olacaktım bu dünyada.
Yanındaki Umut, kayıp velet.
Resim

Avluda şöyle biraz gezindikten sonra Agah Beyin arkasından ufak ufak adımlarla çıkıyoruz , kıyametten geri kalan Eminönü sokaklarına.
Geride kalan Türk bayrağı gururlandırıyor benliğimizi. Hemen altında Jandarma Ali.
Bir kaç parça bir şeyler alayım dersende yanı başında hemen işportacı.
Resim

Alinin hemen arkasındaki kapı Mısır çarşısına çıkıyor. Çarşı pazar gezmek istersen bir uğra, Nadide parçalar bulunuyor.
Sağda solda ''Bize Katıl'' yazılı Domuz balonları görebilirsin. Domuz kimmi ? Sırayla, herşey sırayla.
Resim

Hemen sağına bak. Bir zamanlar burada olurdu en güzel karşılaşmalar. Şimdilerde boş evet.
Resim

Yulu Takip ettiğinde Tarihi İşbankası çıkacak karşına. Bankacı güvenilir bir insandır. Hepimiz ona emanet ederiz değerli eşyalarımızı. Bugune kadar duymadım bir yanlışını, sende gönül rahatlığıya güvene bilirsin ona. He birde aramızda kalsın ama aşıktır bankacı Işık Hanıma. Sürekli çiçekler gönderir Halime teyzeden.
Resim

Hemen arkana bak orda Halime teyze. Asında Jandarma Alinin annesidir kendisi. Sevecen bir teyze.
Resim

Halime Teyzenin arkasında bulunan kapı Galataya çıkar. Balık ekmek yemek istiyorsan mutlaka uğraman gerekn yerlerden birisidir orası. İdrise selamımı söylersen indirimde yapar sana.
Resim

Her gelen burada yer balık ekmeği. Yıllardır süre gelen değişmeyen lezzetiyle kazanan hep Balıkçı İdris olur.
Buraya kadar gelmişken şölye bir manzaraya doya doya bak. Meteor ve Yer altında özleyeceksin bu mis gibi deniz kokusunu.
Resim

İstersen tramvayla da gezebilirsin. Ama tavsiye etmem. En ince ayrıntısına kadar görmek istersen Eminönü sokaklarını,
yürümelisin.
Resim

Hemen sonunda Antrepo var. Cinler ele geçirmiş diye biliyorum bende. Orayıda gezeriz seninle elbet.
Resim

Tramvay yolunu takip etmeni öneririm sana, kaybolmaman açısından. Ancak dikkatli olmasın , yol üzerini işkal eden yaratıklara karşı.
Resim

Yolu takip ettiğinde Recep Dayı çıkacaktır. Bir iki kelam edebilirsin. Hem buraları avcunun içi gibi de bilir.
Resim

Antreponun arkasına doğru atar seni yol. Azul ve işkalci cinleri sarmıştır burayı. Çok dikkat etmelisin.
Resim

Ve uçak göründü.Meteor çarpması sonucunda düşen bu uçakta nice yiğit neferler hayatlarını kaybettiler. Sonraları ise kuklacının adamları ele geçirdi burayı. Buradan çok hızlı bir şekilde geçip yoldan ayrılmadan, Komutan ve adamlarının yanıda gitmeni öneririm. Yoksa seni aramak için bir ekip çıkartmak zorunda kalabiliriz.
Resim

Evet yiğit yoruldun biliyorum. Sonunda Komutanın koruduğu Meteor Bölgesi girişindesin. Haydi soluklan biraz.
Komutandan tavsiyeler almalısın. Tüm Eminönü güvenliğinden sorumludur. Anlatılacak çok hikayesi olduğuna eminim.
Sen biraz dinlene dur. Arzuhalciye bakayım bende...
Resim

heh.. geldinmi evlat.
Nerede kalmıştık. Komutan evet.
Buradan düz yukarı çıktığında Azın Çocukaları klanının sancağına çıkıyor yol. Zamanı gelince seninde bir klan seçmen gereke bilir.
Resim

Sıtını komutana verdiğinde dümdüz bir yol uzanacak karşında. İlk sol seni Işık Hanıma çıkarır. Hani şu Bankacının aşık olduğu kadın.
Resim

Ardından koca çınarı görüsün. Hamit Pehlivan ve Yusuf Dayıyı. Unutma Hamit kahvesini köpüklü sever :)
Resim

Sağa döndüğünde ise Arzuhalci ve Suzan karşılayacaktır seni. Aman ha Arzuhalci ne derse yap hemi.
Resim

Çınar altından çıkıp sola devam edince Savaşı göreceksin. Tam bir Lodos hayranı. Yaşı küçük olduğu için bekletiyorlar.
Resim

Hemen sol tarafında arka sokakta Çeteci var. İşlenmiş Gümüş, Kara kemik isterde durur senden. Mecbur vermen gerekir, Çeteci ile iş birliği yapma için.
Şavaştan düz devam edip ilk önce sağ sonra hemen sola döndüğünde dört yol çıkar karşına. Düz git sen iki binanın arasından.
Mısır çarşısının haseki kapısına çıkacaktır burası. Yani Bankacının üst tarafı.
Resim

Görkemli Eminönü manzarasıya karşı karşıya olursun her daim bu sokaklarda.
Resim

Yine başladığımız yere geldik sahil boyunca devam edeceğiz bu kez seninle.
Resim

Şarapçı ve Yasemine doğru şöyle yürüyelim. Şarapçı her daim buradadır. Sızar kalır. arada uyandığında ise suna gibi bir ses sayıklar
Resim

işte buda Yasemin. Sürekli verdiği görevlerle bir oraya bir buraya dolandırır durur seni.
Bir yandan iyidir.Tüm Eminönü sokaklarına hakim olursun.
Resim

Son olarakta burasıda sahil evlat. Yukarısında Lodos kale ve Elebaşı bulunur. Arz klanı mensubu olduğum işin oralara bensiz devam etmelisin. Zira benim için kimi zaman tehlikeli olabiliyor.
Resim

İşte Eminönü sokakları buralardan ibaret, bu günlük bu kadar gezinti yeter. Yarın ise sana antrepo ve mısır çarşısını tanıtırım nedersin Ahdelvefa?
-Nasıl derseniz Beybaba.
En son ABERTHOL tarafından 09 May 2017 19:13 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Sebep: Sahibinin isteği üzerine.
Resim
🇹🇷

Raiders Of Anatolia

Ahde vefasızlık etti demesinler...

VEFA(savaşçı)-BİVEFA(büyücü)

Kullanıcı avatarı
AHDElVEFA
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 286
Kayıt: 25 Oca 2017 23:48
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders Of Anatolia

Re: GÜNLÜK~Ahdelvefa(EMİNÖNÜ)

Mesaj gönderen AHDElVEFA » 02 Tem 2017 16:42

Uzunca zaman oldu foruma ve oyuna girmeyeli :) biraz tazelemek lazım diye düşünüyorum :)
Resim
🇹🇷

Raiders Of Anatolia

Ahde vefasızlık etti demesinler...

VEFA(savaşçı)-BİVEFA(büyücü)

Kullanıcı avatarı
Plafect00
Teşkilat Neferi
Teşkilat Neferi
Mesajlar: 544
Kayıt: 11 Mar 2017 15:14
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders of Anatolia

Re: GÜNLÜK~Ahdelvefa(EMİNÖNÜ)

Mesaj gönderen Plafect00 » 02 Tem 2017 22:34

Lazım, lazım. :slightly_smiling_face:
ERG

Erg, insanı ele geçirebilen çok tehlikeli bir güçtür. Ama şimdi görüyorum ki insanı ele geçirebilen daha tehlikeli bir güç varmış; para.

Fazıl SARRAFOĞLU

Kullanıcı avatarı
AHDElVEFA
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 286
Kayıt: 25 Oca 2017 23:48
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders Of Anatolia

Re: GÜNLÜK~Ahdelvefa(EMİNÖNÜ)

Mesaj gönderen AHDElVEFA » 26 Ağu 2017 03:29

Merhaba günlüğüm ve değerli okuyucuları :upside_down_face:
Yahu sen nerelerdesin yoksun diyen dostlarıma geziyordum diyerek yetinmekle kalıyordum ama sahi ben nerelerdeydim :)

Hadi gelin size biraz bundan bahsedeyim. Oyunla alakalı değil o yüzden okumak istemeyen dostlar varsa ön bilgilendirmemi yapayım. Ayrıca çok uzun ancak şahsımca çok değerli anlarımın bulunduğu bir yazı. Tümünü okuya bilen olursa hayranlıkla alkışlayacağım :)

Malüm bilenler vardır üniversite öğrencisiyim ve yeniliklere her zaman açık biriyim. Bir macera mı var bana uyar hadi yapalım modundayım her zaman. Bir gün kız arkadaşıma pasaport işlemleri için neler yapılması gerektiğine bakarken vizesiz hatta sadece kimlikle bile girile bilen ülkeler olduğunu öğrendim. Aslında hep biliyordum ama bu ülkelerden birinin yanı başımızda olduğu aklıma gelmemişti. Evet sınır komşumuz Gürcistan
Bir iki aydır takipçisi olduğum İnterrail Türkiye yani gezmesini seven Avrupa, Dünya veya Türkiye turları yapan her yere otostop, tren veya başka şekilde gidipte gezen gören buraları paylaşan ve insanı gaza getiren bir topluluğun bünyesine girmiştim.
Grupta gezen o arkadaşlardan etkilenipte yahu ben neden evde duruyorum dedim ve fırsat bu fırsat Gürcistan planı yaptım kendime , hemde otostopla :) Eskiden olsa buna çılgınlık derdim ama şuan hayat görüşüm oldu resmen.
Üstelik planım sadece Gürcistan değil tüm Karadeniz illerini ve o güzel yaylaları sırt çantamla gezip ve kafama esen yere çadırımı kurduktan sonra doya doya manzara izlemekti.
Bunun için önce gerekli ekipmanlarımı toplamam gerekiyordu ve sadece çadırım vardı.
Kendime çadır dışında ihtiyaç duyacağım tüm ekipmanlarımı kredi kartımın limitini tüketerek aldım ve yola attım kendimi
Karabükten çıktığım yolda sabah erkenden gerede ayrımına gelmiştim ve artık otostop daha kolay olacaktı çünkü istanbuldan gelen ana yola bağlanmıştım.
Kocaman sırt çantam yaklaşıl 20 kg, boynumda Türk Bayrağım ve elimde kocaman Samsun yazılı karton
Gerede yol ayrımından alan kendisine teşekkürü borç bileceğim güzel yürekli bir ağabeyle tanıştım. Gökhan ağabey bir ayran,süt firmasının doğu karadeniz müdürüydü ve güzel yolculuğa onunda geuptan olduğunu öğrenerek daha güzel başladım.
Samsun sınırlarına geldiğimizde Çakallı adlı ilçenin menemeninin meşhur olduğunu söyledi ve güzel bir menemen ısmarladı Gerçekten efsaneydi.
Ardından normalde Samsuna kadar gidecek olan Gökhan ağabey telefon gelmesi üzerine önce Ordu akabinde bir telefon daha yolu Giresuna kadar uzadı çok şanslı olduğumu söyledi gerçektende öyleydi tek seferde gerededen Giresuna kadar gelebilmiştim. Facebookta arkadaş bile olmuştuk
Giresunda indikten sonra önce Trabzon ordan durmadan in bin in bin yapa yapa Artvin hopaya kadar geldim. Akşam saat 21:30 civarı olduğundan geceyi Türkiyede geçirmek sabahın ilk ışıklarında Sarp sınır kapısından geçip Batuma doğru otostopa devam edecektim.
Polis ağabeylerden çadır kurabileceğim bir yer öğrenip tekrar otostopla sahile doğru gecenin karanlığında devam ettim. Sahile geldiğimde çadır kuramayacağımı sezon açılmadığı için yasak olduğunu söyledi çay bahçesi olan bir Ağabey. Boynu bükük okadar yol gelmiştim yorgundum ve bunu beklemiyordum. Üzgün üzgün dışarı çıkarken tekrar beni çağırıp elindeki Türk bayrağıyla seni yollamayalım gel burya kur çadırını ama dikkatli ol diye uyardı ve keyfim biraz düzeldi.
Çadırımı kurdum minik kamp ocağımı çıkarttım ve trabzondan aldığım pidemi çıkartıp yanımda bulunan yumurtalardan ikisini tavada kırıp kaynattığım suda nudle makarnamı haşladım karnımı doyurduktan sonra bir güzel uykuyla geceyi bitirdim.

Sabah olmuştu ama ben sınırdan geçemiyordum sebebi ise yırtık olan kimliğimdi. Gerçekten üzülmüştüm onca yol gel ve kimlikten dolayı sınırı geçeme. Neyse keyfimi yerine getiren bir düşünceye kapıldım sonuçta ben bunca yolu sadece Batum için değil Türkiyemin o güzel illerini, yaylalarını gezmeye de gelmiştim.
Doğruca yola koyundum ve Artvin Hopadan Rize Ardeşene doğru otostop çekmeye başladım. Trabzona giden bir aile ile Ardeşene gelmiştim. Şimdi sırada Ayder yaylası vardı. Yayla Ardeşenden 40-50 km içeride kalıyordu ve otostop çekeceğim yere kadar yürümeye başladım. Mesai dışında olab bir dolmuşa otostop çektim ve 5-10 km kadar onunla gittim. İndiğim yerde çok güzel bir işletme vardı merakımdan içeriye girip mekanı inceledim.
Derenin kenarında ve çok güzel olan bir mekandı burası. Bir çift zipline yapıyordu. Tarif etmek gerekirse demir halatların üzerinde giydiğin bir kemer ile derenin üzerinde kendini bırakıp karşıya geçiyordun. Çift gittikten sonra işletme sahibine fiyatını sordum ve 10 tl olduğunu söyledi.
Benim bu gezimdeki bir amacımda mümkün olduğu kadar az para harcayıp, çok gezip, her şeyi yapıp insanlara az parayla neler yapılabileceğini göstermekti. Nitekim öylede oldu yazımın sonunda toplam gezi günümü ve harcadığım parayıda pylaşıcam.
İşletme sahibine durumu anlatıp Gezgin olduğumu otostopla geldiğimi ve 5 tl ye indire bilecek imkanı olup olmadığını sordum. Adamın hoşuna gitti bu gezim ve benden para bile almadı. Böylelikle güzel bir deneyim geçirdim.
Akabinde yola devam doğru Ayder Yaylasına. Otostopla yaylaya kadar çıkıp önce etrafı güzelce gezdim. Hayaş ettiğim kadar değildi, çünkü yayla tamamen turizime açıldığı için her yer otel pansiyon ve o yayla havası kalmamış. Asıl güzel yerler ayderden sonraki yaylalar olduğunu ama turizime kapalı olduğundan otostopla araç bulamayacağımı ve tek olduğum için tehlikeli olacağını(Ayı ve yabani hayvan) düşündüğümden ayderde kalmaya karar verdim. Güzel bir yere çadırımı kurduktan sonra güzel güzel fotoğraflar çektim. Şansıma yola çıktığımilk 2 günüm geçekten güneşli ve temiz bir havaya sahipti. Karadenizde böyle hava bira zor bulunuyor bunu diğer günlerimde ıslanarak anladım
Yaylayı ve orada otlayan atları, inekleri izlerken yanıma bir çift geldi ve çadır kurup kuramayacaklarını sordular. Bende yanıma kurabileceklerini söyledim ve tanıştık kendileriyle sıcak kanlı insanlardı.
Matımın birini çadırın dışına serip biraz güneşte uzanmak istedim. Temiz hava sanırım, uyumuşum :D kalktığımda güneşten boynum yanmış gibi acıyordu. Ramazan ayında olmamız sebebiyle insanların yanında birşey yiyip içimiyor iftarı bekliyordum. Yollarda olduğumdan kendim tutamamıştım.
İftar için kasaptan kendime Köfte alıp Trabzondan aldığım pidenin kalan yarısını yemeyi planlamıştım.
Çadırıma geri döndüğümde yanı başımıza çadır kuran bir çift daha olduğunu gördüm. Gelip selam verdiler, onlarda Gruptanmış. Orada malum her yer çay olduğundan yerli halktan toplanıp kendilerinin kuruttuğu yeşil çaylardan birazcık rica ettim ve gece demlemek için 2 çadırda bulunan arkadaşlarla sözleştik. İftarda kendi köftemi yapmış yemek için beklerken az ötemde gündüz topu geldiği için özür dileyen arkadaş grubu bana yaptıkları mangal salata ve karpuzdan getirip ikram ettiler. Tabi bir güzel yedim

Hava kararmıştı ve ateş yakmak istemiyordum çünkü nezaman duş alıp alamayacağımı bilmiyor ve üzerimin is kokmasını istemiyordum. Şansıma çokta soğuk değildi gece içliklermi giyerek 3 çadır bir araya geldik ve aldığım çayı demleyip bir güzel muhabbet ile tükettik

23:30 gibi hepimiz çadırlarımıza dağılıp uykuya koyulduk. Karadeniz için ekipmanlarımı güzel seçmiştim ve gerçekten kaliteli -5 e kadar üşütmicek tulumumun içine girerek bir güzel uyku çektim. Hiç üşümedim ancak diğer arkadaşlar birazcık üşümüş.
Sabah Atların cadırımı dürtmesiyle uyandım. Gerçi gecede haşur huşur ot yedikleri için pekte uyuyamamıştım ama dinçtim.

Yaylada tanıştığım çiftlerden birinin kiraladıkları araba ile sabah Rize merkeze geldim. Ve selamlaşıp yollarımızı ayırdık. Onlar başka yaylaları gezeceklerdi ben ise beğenirsem Rize merkezde kalacaktım beğenmezsem ise Trabzon Of'a bağlı Uzungöle gidecektim.
2 günlük güneşin ardından hava beklendiği gibi kapanmaya başlamıştı bile.
Rize merkez gerçekten çok küçük bir yer ve pek bişey yok yürüyerek Rize kalesine çıktım bir kaç mazara fotoğrafı çekip be kafedeki çay bahçesinde şarjımı Fulleyip yola devam ettim. Çay bahçesindeki ağabeyin soda ikramınıda geri çevirmedim

Rizesen çıkıp otostop çekebileceğim bir alana doğru yürürkek yapmur başlammıştı. Hazırlıklıydım çantam için yağmurluğumu takmış kendim için ise pançomu giymiş yola devam ediyordum. Hedef Of Uzungöldü.
Yolda biraz ıslandıktan sonra bir kızılay aracı beni Of merkeze kadar bıraktı ve merkezden sonra 70-80 km kadar içeri girmem gerekiyordu yayla için.
Otostopla 25-30 km daha 2 amcayla seyahat ettim ve anılarımı duyanın hoşuna gidiyor gülümsemeleri bana yetiyordu. Araçtan inerlen kendine aldığı 2 pidenin birini bana ikram etti ve yoluma devam ettim.

Bir yere kadar gittikten sonra otostop çekerken bir araç durdu ve koşa koşa yanına gittiğimde beni Ayder yaylasından Rizeye kadar bırakan 2 arkadaş olduğunu farkettim Beraber uzun göle kadar gidip tekrardan ayrıldık.
Uzun gölde artık yağmur baya artmış sisten çadır kurabileceğim bir yer dahi bulamıyordum. İlçenin girişinde bulunan Jandarmaya sığındım :D
Kendilerinden bahçelerine çadır kurmak istediğimi ptostopla gezdiğimi söyledim. Nizamettin komutan beni güzel bir şekilde ağırlayıp, eskiden izin verdiklerini ancak artık yazı geldiğinden dolayı izin veremediklerini ancak yağmur dinene kadar bekleye bileceğimi söyledi ve bana nescafee ikram etti. Akabinde çadır kurabileceğim bir üzeri kapalı sezon döneminde yani ramazan bayramındanra mini dükkanlar olarak kullanılacak ancak şuanda boş olan bir yeri tarif ederek yardımcı oldu. Çadırımı kurup ıslanan kıyafetlerimi ipe asarak bir güzelde yumurta kırarak karnımı doyurdum. Tek eksiğim 3 gündür duş alamıyor olmamdı. Güzelce gezebildiğim kadar gezip sabah içinde uzungölün internette aratıldığında tepeden çekilen herkesin kuymak, Mıhlama yediği yere gitmek için plan yaptım ve gece çadırıma girip dinlenöeye başladım.
Lise yıllarından bir arkadaşımın oluşturduğu whatsapp grubunda iftara çağırdığını gördüm. Durumumu anlatıp uzun gölde olduğumu katılamayacağımı belirttikten sonra arkadaşım bana orada bişey ihtiyacım olup olmadığını sordu. Tek ihtiyacım duştu ve bunu söyledim. Şanslı olduğumu söylemiştim ya hani arkadaşımın orada dayısının oteli varmış ve gidip duş alabileceğimi söyledi. Sabah gidip bir güzel sıcak su ile duşumu alıp otel odasında biraz uzandım. Gerçekten çok şanslıydım
Duştan sonra uzungöl ve etrafu güzelce gezip o resmin çekildiği yere çıkmak için yola koyuldum. Gidip orada kuymak yemeliydim
Yukarlara doğru çıkarken hem fotoğraf çekip hemde manzarayı izliyordum. Yolda emre ve sevgilisiyle tanıştım. Onlara çıkacağım yerin resmini gösterip gelmek isteyip istemediklerini sordum. Dünden razılardı gelmeye 3 kişi yularlara çıkmaya devam ederken bir jip yanımızda durup bizi aldı ve yuları çıkarttı. Sayemde onlarında ilk otostopu gerçekleşti
Yukarda manzara muhteşemdi ve boşca resimden sonra kuymak için pazarlığa başladım :D kuymak 15 tl idi onda indirim yapmadılar ama büyükçe bir bardak çayı ısmarladılar Karnımıda doyurup yola koyuldum. Sırada Trabzon vardı.
Önce otostopla Of merkeze indim oraları gezip bayrağımla yine otostopa başladım.
2 genç beni arabalarına aldılar ve Trabzona doğru yola koyulduk. Efsana bir Polis Özel Harekat müziği ve yaklaşık 170- 180 km hızla giderken aracı kullanan çocuğun küçük olduğunu farkettim. Ehliyetini yeni almış olabilirdi ama araç tecrübesi vardı belliydi. Trabzon yolu üzerinde ilk polis kontrol noktasından geçtikten sonraki çocukların oh çekmesinden bir şey olduğunu anladım. Kibarca bana abi senin ehliyetin varmı bizde ehliyet yokta ilerde bi polis yeri daha var sen kullanırmısın dedi :D :D bende otostop çektiğim aracın artık direksiyonuna geçmiştim :D
Trabzona hoş sohbetlerle geldikten sonra yollarımız ayrıldı Merkezi bir güzel gezdim ve hoşuma gitmişti. Yemek için para harcamıyor iftar saatini bekleyip iftar çadırında yeme planı yapmıştım. Öylede oldu
İnterrail Türkiye grununun facebook sayfasından atmış olduğum post ile trabzonda yaşayan Ziya ağabey ziyaretime geldi. Bana çay ve dondurma ısmarlayıp güzel sohbettle içimi ısıttı. Forum Trabzon AVM nin yanındaki büyükçe ğrkta çadır kurabileceğimi söyledi ve ben oraya götürdü. Bende kendisine bir güzel çay demleyip güzelce sohbet ettik ve gece 23:00 gibi gitti. Bende yatıp dinlendim.
Sabah Avmyide gezip yola çıkmadan almış olduğum kuru üzüm ve patlamış mısırımı yedim kahvaltı niyetine.

Trabzondam sonra tekrar otostopla yola koyulup Giresuna doğru gitmeye başladım. Otostop çektiğim arkadaş giresunda bişey olmadığını kendisinin orduya gittiğini ve orduya kadar bırakabileceğini söyle bense Giresundan gezimin başında Gökhan abiden insikten sonra pek hoşuma gitmediği için adamın teklifini kabul ettim ve Ordu merkeze 3 km kalana kadar adamla geldim. Kalan 3 kilometreyi yürümek istedim ve yaklaşık 1.5 saat yürüyüp Ordu merkeze uşaştım.
Ordu güzel şehir beğenmiştim. Teleferik ile merkezden Boztepeye çıkışabiliyordu ve çıkacaktım. Merkezi gezdikten sonra Başbakan yardımcısının iftar için orduya geleceğini ve düzenlenen bir iftar programı olduğunu öğrendim. Baya kalabalık bir programdı ve güzelce iftarda karnımı doyurdum. Teleferik çıkış+iniş 10 tl idi ve akşam çadırmı kurmak için boztepeyi seçtim. Yukarı çıkıp gece manzarasında Orduyu seyre daldım. Çadırımı kurup güzel güzel fotoğraflar çekilip birde kafenin birinde şarjımı fulleyip uyku moduna geçtim.
Sabah kalktığımda manzara dahada güzeldi. Çadır olayının güzel yanı istediğin güzel manzaraya kurabilmen
Boztepeden aşağıya inip ilçesi olan Ünyeye doğru yola koyuldum. Kahvaltı yapmamış açtım. Ünyeye otostopla geldim ve grubun foodrail olan bölümüne Ünyede olduğumu yemek ısmarlamak isteyen olup olmadığını sordum. Garipsemeyin grunun amacı bu gezgine yardımcı olmak.
Postuma gelen cevap şuydu Nureddin resim attığın yerden birazdaha ilerle orada bir lokanta var tanıdığım kişilerin git ismimi ver ve yemeğini ye.
Garip olan ise bunu yazan Gökhan ağabeydi. Yani beni 1 hafta önce gerededen alıp Giresuna kadar bırakan yolda menemen ısmarlayan adam gibi adam üstelik kendisi orduda bile değildi samsundaydı.
Lokantaya doğru giderken yola yine yolda tanıştığım bir çiftle karşılaştık. Uzun gölde yukarıya beraber çıktığımız emre ve sevgilisydi ben telefonda bişeylere bakarken onlar beni görüp yanıma gelmişlerdi. Akşam için sözleştik ve bu arada dünkü iftarın aynısı bugün Ünyedeydi.
Lokantada yemeğimi gökhan ağabeyin selamu ile yiyim ünyeyi gezdim bir güzel ve çok beğendim.
Karadenizin el değmemiş tek sahil beldesi.
Akşam emre ile iftar programında yemeğimizi yerken sabah attığım posta bir yorum geldi.
Eğer hala buralardaysam bir ağabey çay ısmarlamak ve anılarımı dinlemek iatiyormuş. Kendisine yanımda yolda tanıştığım bir dostumun olduğunu ve onun için bir sorun olup olmadığını sordum. Sorun yok dedi ve 10 dk sonra beyaz golf aracıyla gelip aldı bizi çay içmek için güzel bir yere görürdü. İngilizce öğretmeni olan Erkan ağebey sohbetimizi beğendi ve bize şwhri gezdirip ordanda tatlı yemeğe götürdü. Ardından tekrar gezdik ve başka bir kafede yine bişeyler içmeye gittik gecenin sonunda bana çadır kurabileceğim güzel vir yer gösterip numarasını bıraktı. Sabah mutlaka onu aramamı ve Samsuna gitmeden önce kesinlikle kahvaltı yapmamız gerektiğini söyledi. Dediğini yaptım ve güzel bir yerde güzel bir kahvaltı yaptırıp beni ünyenin çıkışına kadar aracıyla bıraltı ordan Samsuna otostopla devam ettim. Samsunda 2 gün ev arkadaşımda kalacaktım. Onunla bir güzel gezip okadar emeği geçen Gökhan abiyi arayıp ona bişeyler ısmarlamak istediğimi söyledim. Gökhan ağbey yaptığı onca yardım yetmiyormuş gibi birde aracıyla gelip bizi alıp iftar için güzel bir lokantada yemek ısmarladı bu sefer parasını vermek istedim ancak yinede bunu kabul etmedi. Hala güzel insanlar var emin olun
Böylelikle karadeniz turumu bitirip 2 gün samsunda kaldıktan sonra Kocaeline doğru parmak kaşdırmaya başladım. Günün sonunda kocaeline varmış yolda tırcı abilerle güzel güzel tır lokantalarında efsane yemekler yemiş ve soluğu kocaelinde almıştım :D

Ertesi gün kız arkadaşımla buluşup gezip tozduktan sonra ailemin yanına Bursaya doğru otostop çekmeye devam ettim. Bir tır durdu ve bindim. Yolda giderken hiç yabamcı gelmeyen bu adam çoğunlukla herkesin sosyalmedyadan tanıdığı Hunharca gülen adam idi :D :D
Yol nasıl geçti anlamadım tabi videoya alıp loncam için bir selam verdirmeye eksik etmedim :D
Sonunda 12 gün civarı süren gezimi bitirmiş eve gelmiştim.

Hemen anneme elbiselerimi yıkatıp 2 gün sonra arefe günü için İzmire otostopla gitme planlarıma başladım. Dedim ya hani artık hayat felsefem oldu bu iş :) İzmir anılarını başka zaman anlatayım en iyisi :)

Sonuç olarak 12 gün benim için hayatımın dönüm noktasıydı. Tanıştığım sayısız güzel insan ve bindiğim sayısız araçta sayısız anı ve hikayelerle geçen güzen günlerdi.
Toplamda 12 günde 50 tl para harcadım. Evet 50 tl yemek dahil. Sigaram ve içkim yok. Ne büyük şans :)
Sürekli çadırda konakladım. Hiç ücretli araca binmedim. Yemekleri mi kendim veya iftar çadırlarından temin ettim sponuç itibariyle 50 tl ile bitirdim gezimi :)
Zor değil dostlar gördüğünüz gibi bir kere yola çıktıktan sonra gerisi geliyor önemli olan tek şey iyi niyet.
O yüzden sloganımızı eksik etmiyoruz.
"Yol açık, Yola çık!"
Sağlıcakla kalın :)


Resim
🇹🇷

Raiders Of Anatolia

Ahde vefasızlık etti demesinler...

VEFA(savaşçı)-BİVEFA(büyücü)

Kullanıcı avatarı
FiratCakiroglu
Meteor Kaşifi
Meteor Kaşifi
Mesajlar: 1628
Kayıt: 19 Eyl 2016 21:45
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders Of Anatolia
Konum: Aydın
İletişim:

Re: GÜNLÜK~Ahdelvefa(EMİNÖNÜ)

Mesaj gönderen FiratCakiroglu » 26 Ağu 2017 09:23

Yavaş hemşir ciğerimi söktün diyesim var, maşallah ne güzel anılar biriktirmişsin. Aslında otostopçulara 'deli mi bunlar' diye bakardım hep lakin bu fikrimi silip süpürdün :D

Ayrıca geceleyin haşur huşur ot yiyen at kardeşlerimize de selam olsun buradan >:)
Resim
Resim
Resim
Resim

Cevapla

“Kıyamet Günlükleri” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir