PAPATYA OPERASYONU GÜNLÜĞÜ

Anılarını Kıyamet Günlüğü'nde sakla! Geçmişin, geleceğe ışık tutsun!
Kullanıcı avatarı
Boludanoyuncu
Cin Avcısı
Cin Avcısı
Mesajlar: 176
Kayıt: 24 Mar 2018 01:10
Sunucu: Beyaz Köşk
Klan: Lodos

Re: PAPATYA OPERASYONU GÜNLÜĞÜ

Mesaj gönderen Boludanoyuncu » 22 Ağu 2018 22:26

Kalemin güze ve hikayenin sıkı takipçisiyim.Fakat yarışma için yazıyor isen bildiğim kadarıylayarışmada değerlendirilmezsin.Çünkü oyun içinde günlük yaptıklarını yazman lazım diye biliyorum

Kullanıcı avatarı
Plafect00
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 476
Kayıt: 11 Mar 2017 15:14
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders of Anatolia

Re: PAPATYA OPERASYONU GÜNLÜĞÜ

Mesaj gönderen Plafect00 » 23 Ağu 2018 22:45

22.08.1985

04:00
Nöbete gittim. Dünkü kavgalardan kalan acılar hem sabrımı hem de bedenimi tüketiyordu. Neyse ki bu sefer çeteciler daha erken geldi. Daha kalabalıklardı. Bazıları üstümüze koşmaya başladı. Ellerindeki zincirleri sallıyorlardı. Bununla ilk defa karşılaşmıştık. Arkalarındaki eli silahlı çetecilerin bazı atışları onları buluyordu. Biraz çabayla ve aynı taktikle onları tekrar mağlup ettik.

Anlayamadıkları şey bunun bir kavga değil savaş olmasıydı. Kavga kaba kuvvetle kazanılır ama savaş stratejilerle.

13:00
Vehbi’yle oturuyorduk. Gelen bir haberle Vehbi’nin keyfi hayli yerine geldi. Bense şaşırmıştım. Çetecilerin Meteor’daki pek çok bölgeden çekildiğini öğrendik. Ben şaşırdım çünkü papatyasızlıklarının etkisinin bu kadar erken çıkacağı aklıma gelmemişti.

Vehbi gülmesini zorla durdurarak konuştu.
- İşte, oluyor...

B: Daha bu hiçbir şey. Yakında pek çok çeteci müşterin olacak.

V: Müşterimiz...

Vehbi bana güvenmekten fazlasını yapmaya başladı. Artık beni seviyordu.

16:00
Bir elçi geldi. Kütük’ün Vehbi’yle konuşmak istediğini söyledi. Onun mekanında olacakmış. Tuzak olduğunu anladım, yapmamamız gerektiğini söyledim. Tepegöz mağarasına gelmelerini iletmesini söyleyip elçiyi yolladık. Akşam 19:00 için anlaştık. Tuzak ihtimaline karşı oraya erkenden gidecektik. Elçi daha haberi götürmeden biz gitmiş olacaktık.

18:30
Önceden gitmiştik. İçerde bekliyorduk. Mağaranın arka tarafı açıktı. Burayı kolay kaçılabileceği için seçmiştim. Adamlarımızdan biri el tezgahıyla oranın altında bekliyordu. Tezgahın üstüne yumuşak malzemeler koydu. Zor bir durumda o arabanın üstüne atlayıp kaçılabilirdi.

İçeri bir çeteci koşarak girdi. Zinciriyle Vehbi’nin koluna vurdu. Onu kafasından vurdum. Vehbi yere çökmüş, inliyordu. Kolundan kanlar boşalıyordu. Bir çeteci içeri girip Vehbi’yi vurdu. Onu da öldürdüm. Birkaç çeteci daha vardı. Vehbi’nin durumuna bakamıyordum.

Fırsatını bulunca Vehbi’yi çekip arabanın üstüne attım. Arabayı tutturamadım. Vehbi, kafasını arabaya vurup yere düştü. Diğer çetecileri de vurdum. Fazlası geliyordu.

Devrilen arabaya atladım. Ayağımı çok kötü vurdum, incinmiş olmalıydı. Vehbi’ye baktım, ölmüştü. Kalktım, sendeleyerek kaçmaya başladım. Bu sırada çeteciler arkamdan ateş açtı. Duraksamalarını sağlamak için ara ara karşılık veriyordum. Kendimi Bab-ı Ali yoluna zor attım.

Gece kimseyle görüşmeden odama geçtim.

Ajan D, bildirdi.

Kullanıcı avatarı
Plafect00
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 476
Kayıt: 11 Mar 2017 15:14
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders of Anatolia

Re: PAPATYA OPERASYONU GÜNLÜĞÜ

Mesaj gönderen Plafect00 » 23 Ağu 2018 22:47

23.08.1985

10:00
Uyandığımda Vehbi’nin odasına gittim. Misafir koltuklarından birisine oturdum. Demir girdi. Vehbi’nin nerede olduğunu sordu. Öldüğünü söyledim. Çekip beni vurmasını bekliyordum. Tepki vermeden gidip Vehbi’nin koltuğuna oturdu. “Bana biat et!”

Ben: Ben sahibine biat etmedim ki köpeğine biat edeyim. Vehbi benimle sadece iş yapıyordu.

Demir: Ama ben yapmıyorum. Eğer biat etmeyeceksen, seni vurmadan defol git!

Bir şey söylemeden çıktım. Kerim’e durumu anlatıp benimle gelmesini söyledim. Kabul etti. Osman’ın yanına gittik, durumu anlattık. Onunla bir süreliğine iş yapmayı teklif ettik, kabul etti.

20:00
Osman bu saate bir toplantı düzenledi. Herkes geldi. Demir toplantıya biraz geç kaldı, diğerlerinden özür dileyerek yerine oturdu. Şaşkın gözlerle onu süzüyorlardı.

Osman: Beyler, çetecilerin pususuyla Vehbi’yi kaybettik. Onun yerinde artık Demir’i göreceğiz. Buraya sizi çağırmamın sebebiyse başka. Çetecilerde büyük bir dağılma söz konusu. Evet, hala nüfusları çok fazla. Ama artık daha yenilebilirler. Serhat, gel ve son durumu bildir.

Ortalarına geçtim. Demir hariç herkese başımla selam verdim.
- Son durum gayet iyi. Bazı çeteciler bize geliyor ve mal karşılığı bizim için savaşabileceklerini söylüyorlar. Kabul ettiğimizi söyleyip onları esir alıyoruz. Durumları çok kötü, dağıldılar. Beklenen harbin yarın sabah olacağını tahmin ediyoruz. Vehbi Bey’i pusuya düşürmeleri çaresiz olduklarının göstergesiydi. Artık bize tüm güçleriyle saldırmaktan başka seçenekleri kalmadı. Yarın, büyük gün.

Ajan D, bildirdi.

Kullanıcı avatarı
Plafect00
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 476
Kayıt: 11 Mar 2017 15:14
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders of Anatolia

Re: PAPATYA OPERASYONU GÜNLÜĞÜ

Mesaj gönderen Plafect00 » 14 Eki 2018 16:51

24.08.1985

07:00
Bab-ı Ali çok kalabalıktı. Mebrure Hanım bir terslik olduğunu anladı. Muhafızlarından birini yanına çağırdı, kulağına bir şeyler fısıldadı. Muhafız yüksekçe bir yere çıktı, kalabalığa seslendi.

- Bu gün burada ters bir şeyler olacağını biliyoruz. Sizi durdurabilecek gücümüz olmadığını da biliyoruz. Varın gidin, savaşınızı başka yerde yapın.

Osman’a baktım, başıyla işaret yaptı. Kimse bir şey demedi. Öylece yürümeye başladık. Osman’a Sivri Ada yönünde beklemeyi önerdim. Kabul etti.

Yarım saat sonra çeteciler önümüzden koşarak Bab-ı Ali’ye gidiyorlardı. Saklandığımızdan bizi göremediler.

B: Haydi, neyi bekliyoruz?
O: Bırak çetecilerle muhafızlar birbirini yesin. Biz de kalanları bitirelim.
B: Ama bunu yapmamalıyız.
O: Nedenmiş?

Nedeni çok açıktı, iyi insanlar ölecekti, suçsuz insanlar. Osman’ın yaptığı çok zekiceydi ama aynı zamanda gaddarca... Maalesef buna karşı çıkamazdım çünkü teşkilata çalıştığımın ortaya çıkması riskini göze alamazdım.

Osman bana 15 adam verdi. Biz çeteci mağarasını basacaktık. Yola çıktık. Mağaraya ulaşana kadar hiç çeteci görmedik. Ulaştığımızda nihayet birkaçıyla karşılaştık. Çok kayıp vermeden Kütük’e kadar ulaştık. İçeri girdiğimde masada oturuyor, ölmeyi bekliyordu. Ona acıdım. En zor bekleyiş ölümü beklemektir.

Bu bekleyişini sonlandırmak için vurdum onu. Mağaradan çıktık.

Bab-ı Ali’ye ulaştığımızda durum feciydi. Muhafızlarımız yerlerde kanlar içinde sürünüyor, Mebrure Hanım küfürler savuruyor, lanetler okuyordu. Çok kötü olmuştu, çok...

Bab-ı Ali’de neden başka kimse olmadığını yeraltına inince anladım. İnsanlar deli gibi kutlama yapıyordu. Osman’ın yanına gittim. Beni tebrik etti. İstediğimi yapabileceğimi, keyfime bakmamı söyledi.

Kutlamalar akşama kadar sürdü.
Ajan D, bildirdi.

Kullanıcı avatarı
Plafect00
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 476
Kayıt: 11 Mar 2017 15:14
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders of Anatolia

Re: PAPATYA OPERASYONU GÜNLÜĞÜ

Mesaj gönderen Plafect00 » 19 Eki 2018 12:10

25.08.1985

Artık çeteciler bastırılmıştı. Şimdi yapmam gerek gücü bölmek, suç dünyasını birbirine katmak. Kesik Osman şu an çok güçlü. Bu yüzden karşısında kimse duramıyor ama bir yandan da Kesik Osman’a karşı koymak istiyorlar. Osman’ın karşısına birisi çıkarsa diğerleri onu destekleyebilir. Bu “birisi” ben olabilirdim. Ama hedef olmak ve bu kadar büyük bir itibar teşkilatla iletişimimi zorlaştırabilir. Bu yüzden başka birini doldurmalıydım, Osman’ın karşısına çıkabilecek kadar büyütmeliydim. Bu kişi kesinlikle Tilki İlyas olacaktı.

İlyas zeki adamdı. Ama ne kadar zeki olursa olsun kandırılabilirdi çünkü insandı. Onu güçle kandırmalı, gözünü döndürmeliydim.

Sabah erkenden çıktım, İlyas’ın mekanına gittim. Yerini biraz rüşvet ve tehditle kolayca öğrenmiştim.

İçeri girdim, adamları silahımı aldı. Tilki’nin karşısına dikildim.

Tilki: Ne istiyorsun?
B: Senin istediklerini.
T: Ben ne istiyorum?
B: Güç, para, itibar, saygı...
T: Nereden biliyorsun?
B: Çünkü insansın, ben de öyle...
T: Ya değilsem?
B: Değilsen, dinlemelisin.
T: Üslubunu seviyorum, otur. (oturdum) Söyle, ne istiyorsun?
B: Hiçbir şey... Senin ne istediğini sormaya geldim.
T: Biliyormuşsun zaten, neden zahmet ettin ki?
B: İstediğini almanı istediğim için.
T: Nasılından önce nedenini soracağım.
B: Çünkü benim de işime yarayacak.
T: O halde nasıl?
B: Çok basit... Kesik Osman’ı devirerek.
T: (güldü) Demek çok basit.
B: Kesinlikle öyle.
T: Bunu neden yapayım?
B: Çünkü kölelikten sıkılmış olmalısın, ben sıkıldım.
T: Yapamayacağımı biliyorsun.
B: Tek başına yapamayacağını biliyorum.
T: Diğerleri bunu kabul etmez.
B: Savaştan sonra Çemberlitaş’ta en fazla arsayı kim aldı? Kesik Osman...(ona bunu ben önermiştim) Ne hakla?
T: Evet, o domuzun zorbalığından ben de bıktım ama diğerleri olmadan mümkün değil. Ayrıca onları nasıl ikna edebilirim ki?
B: Tilki’yle konuştuğumu sanıyordum...
T: (güldü) Nasıl konuşman gerektiğini biliyorsun. Biri bile Osman’a öterse sıçarım.
B: Merak etme, orasını ben hallederim.
T: Nasıl?
B: Şu an Osman’ın en gözde adamıyım. Kimse benden habersiz onunla konuşamaz.

Tilki elini uzattı, sıktım. Oradan ayrıldım.

Ajan D, bildirdi.

Kullanıcı avatarı
Plafect00
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 476
Kayıt: 11 Mar 2017 15:14
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders of Anatolia

Re: PAPATYA OPERASYONU GÜNLÜĞÜ

Mesaj gönderen Plafect00 » 21 Eki 2018 16:22

26.08.1985

Tilki’yle anlaşmam yeterli değildi. Osman’ı diktatörlüğe zorlamalıydım. Her şeyin kendisine ait olduğuna inandırmalıydım ki zorbalık yapsın. Bu, Tilki’nin diğerleriyle iş birliği yapmasını kolaylaştırırdı.

Osman öğle ziyafetini çekiyordu. Yanına gittim. Sofrasına oturdum.

B: Afiyet olsun.
O: Sağol, buyur.
B: Sağol, ben yemeyeyim.
O: Neden buradasın o zaman.
B: Sana bir haber getirdim.
O: Nedir?
B: Jilet’in birkaç adamı senin bölgende görülmüş.
O: Ne yapıyorlarmış?
B: Bilmiyorum, ben sadece sana duyduğumu söyledim.

Osman hiddetlendi. Masadan hışımla kalktı. Bana kendisiyle gitmemi söyledi. Yanına birkaç adam daha aldı. Çemberlitaş’ta Jilet’in bölgesine girdik. Orada Jilet’in birkaç adamı vardı. Onları vurdular, ben ateş etmedim. Osman biri yaralı bıraktı.

“Git o Jilet midir ne boktur, ona söyle; bir daha Çemberlitaşa adımını atarsa artık adım atabileceği bir ayağı olmaz. Duydun mu?”

Bu çok iyi olmuştu. Osman’ın kibrinin bu seviyede olduğunu bilmiyordum. Öfkesi de kibrinden geliyordu. O halde daha kibirli olmasını sağlamam gerekiyordu. Bu sayede daha öfkeli olmasını ve daha az düşünmesini...

Döndüğümüzde ona diğerlerine neden pay verdiğini sordum. Çok öfkeli olduğundan beni çok dinlemedi. Odasına gidip istirahat edeceğini söyledi. Giderken düşünceli görünüyordu. Anlaşılan vesvese vermeyi başarmıştım.

Osman akşam saatlerinde kalktı. O yatarken Jilet’in adamlarından biri gelip ertesi akşam için bir toplantı yapılmasını talep etmişti. Bunu ona söyledim. Başta kabul etmedi ama onu ikna etmeyi başardım.

Ajan D, bildirdi.

Kullanıcı avatarı
SikayetVar
Demirci Çırağı
Demirci Çırağı
Mesajlar: 660
Kayıt: 30 Ağu 2012 00:47
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: SOL
İletişim:

Re: PAPATYA OPERASYONU GÜNLÜĞÜ

Mesaj gönderen SikayetVar » 23 Eki 2018 13:25

Sevgili Plafect00,
Sanırım daha çok yazman gerekiyor...
Resim

Kullanıcı avatarı
Plafect00
FareAdam Düşmanı
FareAdam Düşmanı
Mesajlar: 476
Kayıt: 11 Mar 2017 15:14
Sunucu: Eminönü
Klan: Arzın Çocukları
Lonca: Raiders of Anatolia

Re: PAPATYA OPERASYONU GÜNLÜĞÜ

Mesaj gönderen Plafect00 » 29 Eki 2018 16:50

27.08.1985

22:00
Toplantı başladı. İlk kez bu kadar sessiz bir toplantı gördüm, kimse konuşmuyordu. Osman sigarasını bitirdi, hafifçe doğruldu, tek kelime etti.
- Jilet...

Diğer herkes -ben de dahil- Osman’ın ağzının içine bakıyordu. 10 saniye kadar sonra devam etti.
- Artık Çemberlitaş’tan sana pay yok.

Kimse ağzını açamadı. Hepsi bir adaletsizlik olduğunun farkındaydı ama kimsede konuşacak cesaret yoktu. Sonuçta sözün sahibi Kesik Osman’dı. Jilet öfkesini bastırmaya çalışıp alçak bir tonda sordu:
- Neden?

Bu sözü, Osman’ı sandığından da çok sinirlendirmişti. Osman feryat etti.
- Bir de soruyor musun ulan hayvan herif? Sen ne hakla benim bölgeme geçersin?

J: Ne bölgesi? Ne geçmesi? Benim böyle bir şeyden haberim yok.
O: Yalan söyleme, #@!? çocuğu!
J: Kim söyledi sana bunu?
B: Ben.
J: Neye dayanarak?
B: Duyumlarıma.
J: Yani bu #@!? iki dedikodu duydu diye adamlarımı mı vurdunuz?
B: Sadece duyum değil.

İşaretimle içeri bir adam getirdiler. Adam ağlıyordu. Jilet tanıdı, bu onun adamıydı.

B: Anlat.
Adam: Patron, yemin ederim bilerek olmadı. Allah çarpsın bak! Yanlışlıkla girmişim bölgeye. Bağışla beni. Yalvarırı...

Adam lafını tamamlayamadan Jilet onu vurdu. Bu adamın mesai arkadaşlarından birine adama yanlış bilgi vermesi için rüşvet vermiştim. Adam Jilet’in bölgesinde olduğunu sanıyordu ama Osman’ınkindeydi. Planım tuttu.

Bir müddet sessizlik oldu. Jilet utana sıkıla konuştu.
- Osman, izin ver...

O: Kapa çeneni! Dediğim gibi olacak.

Masayı Osman’a karşı örgütlemek için doğru zaman gelmişti. Jilet’i kullanacaktım.

Ajan D, bildirdi.

Cevapla

“Kıyamet Günlükleri” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir